Winamp, dört yıllık geliştirme sürecinden sonra ilk sürümünü yayınlayarak resmi olarak beta sürümünden çıkmış oldu.
MP3 çalmak için en sevilen medya oynatıcılardan biri, müziğinizle senkronize olan retro görünümleri ve animasyonlu görselleştirmeleri içeren Winamp’tı.
Winamp, 5.666 sürümü 2013’te yayınlandıktan sonra geliştirmeyi durdurmuştu bilindiği üzere. Ekim 2018’de ise geliştiricilerin yayınladıkları 5.8 sürümü ortaya çıkmıştı.
O zamandan beri geliştiriciler, bulut akışı desteği ve daha modern özelliklerle güncellenmiş bir sürüm sözü veriyorlardı.
2022 Temmuz’da, bu linkten de indirebileceğiniz Winamp 5.9 RC1 Build 9999 piyasaya sürüldü. 4 yıl içinde piyasaya sürülen ilk sürüm ve yeniden canlandırılan medya oynatıcının ilk sürüm adayı olarak belirtildi.
Winamp sürüm adayı çok fazla değişiklik içermese de, bu sürümün ana amacı, kod tabanını Visual Studio 2008’den Visual Studio 2019’a yükseltmekti.
Bu değişikliklerle beraber Windows 7 SP1 veya sonraki bir sürümünü gerektirmesi ve uzun süredir desteksiz olan Windows XP ve Vista desteği de bırakıldı.
Yanlış bir çözünürlük veya ölçek, ekranınızın bulanık görünmesine neden olabilir. Bozuk bir sürücü, oyun veya uygulama ayarları sistem çözünürlük ayarlarının otomatik olarak değişmesine neden olabilir. Bunu düzeltmek için:
Ayarlar uygulamasını açmak için Win + I tuşlarına basın.
Sağ bölmede Ekran‘a tıklayın.
Ölçek‘in yanındaki açılır menüden Önerilen seçeneğini belirleyin. Bu seçenek sisteminize göre değişir.
Ardından, Ekran Çözünürlüğü‘nün yanındaki açılır menüden Önerilen seçeneğini belirleyin.
Değişiklikleri Koru‘yu seçin.
Bilgisayarı yeniden başlatın.
ClearType Metni
ClearType Text Tuner’ı kullanarak Windows 11’de metinlerin daha net görünmesini sağlayabilirsiniz.
Arama simgesine tıklayın, ClearType metnini ayarla yazın ve Aç’ı seçin.
ClearType’ı Aç kutusunu işaretleyin ve karşınıza gelen uyarılarda İleri‘yi seçin.
Size en iyi görünen seçeneği seçin ve ardından İleri’ye tıklayın.
İşiniz bittiğinde, Bitir’i seçin.
Grafik Tercihi
Her uygulamanın kendi grafik ayarları vardır. Bir uygulamanın bulanık görsellere sahip olduğunu fark ederseniz, ayarları ihtiyaçlarınıza göre değiştirebilirsiniz.
Win + I kısayol tuşlarını kullanarak Ayarlar uygulamasını açın.
Görüntüle seçeneğini seçin.
Aşağı kaydırın ve ilgili ayarlar bölümünde Grafikler‘i seçin.
Listeden bulanık olan uygulamayı seçin.Seçenekler‘e tıklayın.
Yüksek Performans‘ı seçin ve ardından Kaydet’e tıklayın.
Sisteminizi yeniden başlatın.
DPI Ayarları
Arama simgesine tıklayın ve sorunlu uygulamanın adını yazın.
Uygulamanın adına sağ tıklayın ve Dosya konumunu aç‘ı seçin.
Uygulama gezginde açıldığında, üzerine sağ tıklayın ve Özellikler‘i seçin.
Uyumluluk sekmesine tıklayın.
Yüksek DPI ayarlarını değiştir‘i seçin.
‘Ayarlar’daki yerine bu program için ölçeklendirme sorunlarını düzeltmek için bu ayarı kullan’ ve ‘Yüksek DPI ölçekleme davranışını geçersiz kıl’ kutularını işaretleyin.
Ölçekleme tarafından gerçekleştirilen: altındaki açılır menünün Uygulama olarak ayarlandığından emin olun.
Uygula‘yı ve ardından Tamam’ı seçin.
Sorunun çözülüp çözülmediğini görmek için programı yeniden başlatın.
USB-C teknolojisinin güncel cihazlarda kullanılması ve birçok farklı marka için standartlaşmasıyla Apple’ın da bu giriş tipini kullanması gerektiğiyle ilgili bir süredir baskı mevcuttu. Apple’ın da Avrupa satışlarını devam ettirebilmek adına bu duruma uyması artık zorunlu hale geldi. Apple, bir süredir Macbook ve iPad cihazlarında USB-C tipi girişi kullansa da iPhone’larda Lightning tipi girişi kullanmaya devam ediyordu.
Avrupa Parlamentosunun aldığı karar ile akıllı telefonlarda, e-okuyucularda, tabletlerde, kablosuz kulaklıklarda, kablolu kulaklıklarda, dijital kameralarda, taşınabilir hoparlörlerde ve taşınabilir konsollarda 2024’ün sonbaharına kadar üreticilere USB-C şarj girişini standart hale getirmesi için zaman tanınıyor.
Bununla beraber yürürlüğe girecek olan yeni yasa ile 40 aylık süre sonunda USB-C tipi giriş, 2.1 versiyonu ile 240W’a kadar güç desteklediği için dizüstü bilgisayarlarda da zorunlu olacak.
iPod’ların günümüzde hala geçerli olduğunu öğrenmek sizi şaşırtabilir. Aslında, müzik dinlemeden bir dakika bile duramayan çocuklar ve yetişkinler arasında oldukça popülerdirler. Ancak, iTunes uzun zamandır kullanılır olduğundan, insanların iPhone’u iTunes olmadan kullanması oldukça zor hale geldi.
iPod’lar eskisi kadar popüler değil, iTunes olmadan iPod’a müzik koymanın pek çok güvenilir yolunu bulamayacaksınız. Ancak, iTunes olmadan iPod’a müzik koymanıza izin veren süper basit bir uygulama var.
Ukrayna merkezli bir teknoloji şirketi olan Softorino tarafından tasarlanan ve geliştirilen WALTR PRO, PC’nizden veya Mac’inizden herhangi bir dosyayı iPhone, iPad ve iPod dahil iOS cihazlarınıza aktarmanıza izin veren bir masaüstü uygulamasıdır. Temelde herhangi bir formattaki herhangi bir dosyayı PC’nizden iOS cihazlarınıza aktarmanıza izin verir.
Ayrıca, WALTR PRO aktarılan tüm dosyaları ilgili klasörlerine otomatik olarak gönderdiğinden, aktarılan dosyaları iOS cihazlarınızdaki Dosyalar uygulamasında aramanıza gerek yoktur.Örneğin, tüm şarkılar Müzik uygulamasına aktarılacak, tüm videolar ve fotoğraflar Fotoğraflar uygulamasına aktarılacak ve tüm TV şovları TV uygulamasına aktarılacak.
WALTR PRO ayrıca yerleşik bir dönüştürücü ile birlikte gelir, böylece dosyalarınız hangi formatta olursa olsun, uygulama herhangi bir cihaz için herhangi bir dosya formatını otomatik olarak iOS uyumlu formatlara dönüştürür.WALTR PRO’yu kullanarak şarkılar, fotoğraflar, videolar, zil sesleri, TV şovları, filmler, dokümanlar, ePub’lar ve çok daha fazlasını gönderebilirsiniz.
Yalnızca iki adımda WALTR PRO’yu kullanarak iTunes olmadan iPod’unuza nasıl müzik gönderebileceğiniz aşağıda açıklanmıştır:
1. Adım: WALTR PRO’yu İndirin ve Kurun
WALTR PRO’yu PC’nize veya Mac’inize indirin.Özellikle iOS cihazları için tasarlanmış, ücretsiz indirilebilen bir dönüştürücü ve aktarım aracıdır.WALTR PRO ile en sevdiğiniz şarkıları iPod Classic, iPod Shuffle ve iPod Nano’nuza gönderebilirsiniz.iPod’unuzu iTunes olmadan WALTR PRO kullanarak bile eşzamanlayabilirsiniz!
2. Adım: iPod’unuzu PC’nize Bağlayın
Birinci veya ikinci nesil bir iPod’unuz varsa, onu FireWire kablosunu kullanarak PC’nize bağlamanız gerekecektir.iPod’un sonraki sürümleri için standart USB lightning kablosunu kullanabilirsiniz.iPod Touch için Wi-Fi aracılığıyla PC’nize bağlayabilirsiniz, ancak önce USB lightning kablosunu kullanarak bağlamanız gerekir.
3. Adım: Sürükle ve Bırak
WALTR PRO’yu PC’nize indirip yükledikten sonra, istediğiniz müzik dosyalarını PC’nizden WALTR PRO’ya sürükleyip bırakın.
Bu kadar! WALTR PRO, müzik dosyalarınızı otomatik olarak iOS destekli bir formata dönüştürecektir. M4A, MP3, AIFF, APE veya FLAC biçiminde olsunlar, WALTR PRO bunları aktarım sırasında iOS uyumlu bir biçime dönüştürür.
Dosyaları WALTR PRO’ya bıraktıktan sonra, ilerleme çubuğunu kullanarak aktarım ilerlemesini izleyebilirsiniz. Aktarım bittiğinde, bilgilendirileceksiniz ve yeni aktarılan dosyaları iPod’unuzda bulabilirsiniz.
iPod Classic, iPod Touch, iPod Shuffle veya iPod Nano’nuza müzik dosyaları göndermek işte bu kadar gülünç derecede basit. Tek seferde sınırsız dosya gönderebilirsiniz!
Neden WALTR PRO’yu Kullanmalısınız?
WALTR PRO’nun iOS cihazlarınıza herhangi bir şey göndermek için başvuracağınız aktarım aracı olmasının nedeni budur:
Aynı anda birden fazla transfer
Otomatik biçim dönüştürmeleri
Reklamsız
Yıldırım hızında aktarım hızı
Birden çok dosya türünü destekler
Basit arayüz
Sürükle ve bırak özelliği
Meta verileri ve kapak resmini düzenlemenizi sağlar
Dahası, WALTR PRO, müşteri güvenliğinin ciddiye alınmasını sağlamak için sağlam güvenlik protokollerine sahip inanılmaz derecede güvenli bir uygulamadır.
Son Olarak
Artık iPod’u iTunes olmadan nasıl kullanacağınızı bildiğinize göre, devam edin ve iPod’larınızı bulundukları yerden çıkarın ve en sevdiğiniz şarkılarla yükleyin. Henüz iPod’larınızdan vazgeçmeniz için hiçbir neden yok! Bir dahaki sefere egzersiz yaparken en sevdiğiniz podcast’leri veya parçaları dinlemek için müziğe ayrılmış bu kullanışlı cihazları kullanın.
Neredeyse tüm akıllı cihazlar, uygulamalar ve yazılımlar üçüncü şahıslar tarafından kendi çıkarları için kullanılabilecek özel bilgilerinize sürekli olarak erişir. Aynı şekilde Microsoft da verilerinizi bir telemetri sistemi aracılığıyla toplamakta. Hem verilerinizin gizliliği hem de sisteminizin arkaplanda gereksiz güç tüketmemesi için Windows 11‘de telemetriyi devre dışı bırakabilirsiniz.
Bunun için yapmanız gerekenler şunlar:
Microsoft Günlüklerinin Sınırlanması
– Win + I kısayol tuşlarını kullanarak Ayarlar uygulamasına girin.
– Açılan bölmeden Gizlilik ve Güvenlik‘e tıklayın.
– Aşağı kaydırın ve Windows izinleri altında Teşhis ve Geri Bildirim‘e tıklayın.
– İsteğe Bağlı Tanılama Verilerini Gönder‘in yanındaki anahtarı Kapalı konuma getirin.
Anahtarın kapalı konuma getirilmesi, Microsoft‘un yalnızca donanım, sistem ayarları ve işlemler hakkında veri toplamasını sağlarken açık olması, kullandığınız uygulamalar, ziyaret ettiğiniz web siteleri vb. hakkında daha fazla veri iletilmesine neden olur.
Komut İstemiyle Telemetriyi Devre Dışı Bırakılması
– Arama bölümüne tıklayıp ve cmd yazın. Yönetici olarak çalıştır‘ı seçin.
– Uygulamanın cihazlarınızda değişiklik yapmasına izin vermek istiyor musunuz sorusunda Evet’i seçin.
– Aşağıdaki komutu yazın ve Enter’a basın:
sc config DiagTrack start= disabled
– Ardından aşağıdaki komutu girin ve Enter’a basın:
sc config dmwappushservice start= disabled
– Bu işlemlerden sonra bilgisayarınızı yeniden başlatın.
Windows Servislerinde Telemetriyi Devre Dışı Bırakılması
– Win + R kısayol tuşlarını kullanarak Çalıştır kutusunu açıp services.msc yazın ve Enter’a basın.
– Bağlı Kullanıcı Deneyimlerini ve Telemetri değerini bulun ve bu seçeneğe çift tıklayın.
– Genel sekmesinde, Başlangıç Türü menüsünden Devre Dışı öğesini seçip Tamam’ı tıklayıp, kapatın.
Görev Zamanlayıcısının Ayarlanması
– Arama simgesine tıklayıp, Görev Zamanlayıcı yazın ve Aç’ı seçin.
– Sol bölmede Görev Zamanlayıcı Kitaplığı‘nın yanındaki oka tıklayın.
– Microsoft’un yanındaki oka tıklayın.
– Müşteri Deneyimi Geliştirme Programına girin.
– Sağ bölmede Consolidator‘e sağ tıklayın ve Devre Dışı Bırak‘ı seçin.
– UsbCeip‘e sağ tıklayın ve Devre Dışı Bırak‘ı seçin.
– Bu işlemlerin ardından sisteminizi yeniden başlatın.
LHR kartlarının piyasaya sürülmesinden bu yana ilk kez %70 üstüne çıkarak Nicehash kripto madenciliği yazılımı artık NVIDIA RTX 30 LHR GPU’nun tüm gücünü kullanabilecek.
NiceHash geliştiricileri, LHR algoritmasının %70’ini ilk açanlar arasındaydı. Yeni yazılım, henüz saldırıya uğramamış yeni bir LHR algoritması türü içerebilecek RTX 3050 ve RTX 3080 12GB hariç LHR’li tüm RTX 30 kartları için %100’ün kilidini açabiliyor.
Bunun için yapmanız gereken öncelikle yeni NiceHash QuickMiner’ı indirmek.
Ardından NiceHash websitesine girerek üyelik oluşturmanız gerekiyor.
Giriş yaptıktan sonra sol üstte Mining Address’e tıklayıp, madencilik adresinizi kopyalayın ve QuickMiner içerisine yapıştırın.
Bu işlemlerden sonra Start Mining’e tıklayarak kazım işlemine başlayabilirsiniz.
AFR kelimesi İngilizce ’den “A” Air yani hava, “F” Fuel yani yakıt, “R” ise Ratio yani oran kelimlerinin baş harflerinin birleşiminden oluşmaktadır. Kısaca “Hava Yakıt Oranı” demektir. Benzin ile çalışan bir aracın ideal hava yakıt karışım oranı 14:7’dir. Dizel için 14.6:1 ve LPG için 15.5:1 oranları kullanılır. AFR Ayarı da bunu sağlamak için yapılır.
Uzun yıllardır özellikle oto sanayilerden insanlara ezberletilmiş olan lpgli araç performans kaybı yaşar, arıza lambası yakar ve motor ömrünü kısaltır söylemlerinin en temel nedeni bu oranlara uygun olarak yakıt ayarı yapılmamasıdır.
Araçlarda arıza lambası yakan, arıza kaydı okunduğunda da zengin veya fakir yakıt hatası veren sensör oksijen ya da bir diğer adıyla lambda sensörüdür.
AFR Ayarı
Motorun iki tür çalışma şekli vardır. Closed loop yani kapalı döngüde araç oksijen sensörü veya sensörlerinden aldığı bilgiye göre yakıt düzenlemesine gider. Burada amaç optimum yanmayı sağlamak ve performans kaybı ile motorun zarar görmesini engellemektir.
Open loop yani açık döngüde ise araç varsayılan haritayı bir kısım zenginleştirerek kullanır. Araç hedeflenen ısıya ulaşana kadar ve performanslı kullanımda open loop moduna geçer.
Lpg ayarlarında aracın yerinde durduğu ve rölantide çalışırken yapılan oto kalibrasyon ayarı sadece closed loop değerlerini esas alır. Bazı lpg kitleri oto kalibrasyon ile closed loop durumunda mükemmele yakın ayarlamalar yapabilmesine rağmen yeterli gelemeyebilir.
Öncelikle aracın benzinde hatasız bir haritaya sahip olması gerekir. Bunun için ayar yapılmadan önce ya aracın motor beynine bir diagnostik cihazla bağlanıp öğrenilmiş lambda sensör verileri sıfırlanmalı ya da en az 150 km araç hiç lpg’ye geçmeden benzinde kullanılmalıdır.
LPG OTO KALİBRASYON
Bu durumda yapılan oto kalibrasyon ile çoğu araçta arıza lambası yakmayacak seviyede ayar yapılması mümkündür. Üst seviye lpg kitlerinde araç motorlarına göre uyarlanmış ayarlar ile yüksek kaliteli lpg enjektörleri sayesinde sorun yaşamamak mümkündür.
Oto kalibrasyon ile yeterli verim alınamadığı durumda yol ayarı yapılır. Yol ayarı yine closed loop verilerine göre aracın mevcut oksijen sensörü verileri takip edilerek, lpg haritasında gerekli yerlerde düzenlemeler şeklinde yapılır. Belli devirlerde, belli gaza basma oranlarında sabit tutularak araç, gerekli görülen yerlerde yakıtı yükselterek veya alçaltarak bu ayar yapılır.
Oto kalibrasyon ve yol ayarı ile doğru ayarlara ulaşılan araçta artık arıza lambası yakma ihtimali kalmaz çünkü arıza lambası yakabilecek olan oksijen sensörünün verilerinin okunduğu anlar istenilen seviyeye çekilmiştir.
Bu durumda çoğu lpgli araç kullanıcısı için ayarlar yeterli gibi gözükebilir. Ancak mevcut durumda open loop modunda aracın yakıt değerlerini görebilmek mümkün değildir. Yani üst devirlerde ani gazlamalarda aracın fakire düşüp düşmediği bilinememektedir. Fakir karışım durumu da hem performans hem de motor sağlığı açısından önemli seviyede düşüşe neden olur.
AFR AYARI İÇİN WIDEBAND AFR SENSÖRÜ
Wideband AFR sensörünün aracın egzoz çıkışına bağlanıp anlık olarak veri okunmasıyla bu işlem yapılabilir.
Öncelikle aracın yakıt haritaları sıfırlanarak benzinde çalışma değerleri incelenir ve ardından bu değerlere göre lpg haritası ayarlamaları yapılır.
Bu değerlerin okunması için egzoz çıkışı yerine katalitik konvertör sonrasına yerleştirilmesinin daha sağlıklı olacağı söylense de temel amaç benzinde çalışmayı kopyalamak olduğundan, verilerin egzoz çıkışından alınması da yeterlidir.
Lpg sisteminin aracın motoruna etki edebileceği kısımlardan öncelikle kısaca bahsetmek gerekiyor.
KATALİTİK KONVERTÖR
Katalitik konvertör, egzozdan dışarı verilen çevreye zararlı maddeleri daha az zararlı maddelere dönüştüren parçadır. Bir petek şeklinde olan bu parça egzoz çıkışında bulunur. İçindeki çeşitli elementler ile karbonmonoksiti daha az zararlı ve çevrede dönüştürülebilir olan karbondioksit gazına, oldukça zehirli azot oksit gazlarını ise azot ve oksijen’e ayırarak doğaya daha az zarar vermesini sağlar.
Katalitik konvertör çıkışında oksijen sensörü bulunur ve atık gazların durumunu ölçer. Zararlı gazların daha az zararlı hale getirilmesi işlemini bu oksijen veya diğer adıyla lambda sensörü takip eder. Katalitik Konvertör işlemini yapamayacak hale gelirse de aracınız arıza lambası yakar.
Doğru lpg ayarı ile kullanılmadığında ayarsız yanmadan dolayı oluşan yüksek EGT sıcaklığı katalitik konvertördeki bu etkin maddeleri eritir ve devamında katalitik konvertörün içi çatlar veya kırılır. Bunun sonucunda aracınız hem çevreyi daha çok kirletir, hem yeterli egzoz çıkışı sağlamaz hem de araç muayenesinden geçemez. Bu da size ekstra maliyet olarak geri döner.
EGT (Exhaust Gas Temperature)
EGT, egzoz gaz sıcaklığı anlamına gelir. Yanma odasında yakıt yandıktan sonra karışıma göre egzoz çıkış sıcaklığı değişim gösterir. Bu sıcaklık fakir karışımda çok yükselmektedir ve egzoz gazı ile ilişkisi olan parçaların ciddi anlamda yoğun ısıya maruz kalarak zarar görür. Yani öncelikle bu gazı tahliye eden egzoz supapları en başta zarar görecektir. Lpg’de supap erime veya uzama diye bilinen bu sorun egzoz supaplarında yaşanan durumdur.
Ardından aynı şekilde katalitik konvertör de yüksek ısıdan zarar görecektir. Ölçüm değerlerinin çok üstünde ısıya maruz kalan oksijen sensörlerinin de zarar görmesi muhtemeldir.
ÖZETLEMEK GEREKİRSE AFR AYARI İLE
-Benzin performansıyla eşdeğer bir LPG performansı elde edilir.
-Güç düşüklüğü, tekleme, silkeleme, klima açıkken veya trafikte stop etme gibi sorunlar yaşanmaz.
-Yüksek ısı kaynaklı motor sorunları ve hararet sorunları yaşanmaz.
-Araç yakması gerektiği kadar yakıt harcar.
-Düzgün yapılan AFR ayarı ile LPG kaynaklı Motor Arıza Lambası yanmaz.
-Yanlış LPG ayarı sonucunda oluşan ateşleme sistemlerinde özellikle bobin ve buji de oluşan erken deformasyon engellenir.
-EGR valfi, katalitik konvertör ve supap gibi motor parçalarının ömürlerinin kısalması engellenir.
-AFR ayarı bir kere yapılır ve aracın lpg sisteminde bir değişiklik yapılmadığı, enjektörler değişmediği, regulatör basıncı değişmediği sürece tekrar ayar gerektirmez. Mevsimsel veya coğrafi nedenlerle yeni ayar gerekmez.
Son yılların en çılgın trendleri arasında yerini alan, açılımı Non-Fungible Token olan NFT, dijital sanat eserlerini ve koleksiyon ürünlerini tescil edilebilir, satılabilir varlıklara dönüştüren dijital sertifika, İngilizce karşılığı olarak da karşılıksız token anlamına gelmektedir.
Hem sanat hem de finans dünyasında popüler hale gelen NFT, milyonlarca dolara alıcı bulabilen kripto sanat eserleri türünün tek örneği olduğu, doğrulabilir varlıklara dönüştüğü ve kolaylıkla sonsuz kereler çoğaltılabildiği için çok yüksek fiyatlara alıcı bulunabilen, dijital ürünlerin sahipliğini kanıtlayabilen benzersiz bir tanımlayıcıdır.
NFT‘ler, Ethereum, Bitcoin, Mana vb. kripto paraların kullandığı veritabanı olan Blockchain yani Blok Zincir teknolojisini kullanmaktadır. Her blok zincirinin Coin birimi, cüzdan hizmetleri ve pazar yerleri farklıdır. NFT‘leri kripto paralardan ayıran en önemli özelliği kripto para birimlerinin aksine değiştirilemez ve takas edilemez olmasıdır. Bu nedenle kullanım ağı geniş, güvenli ve destekleyici blok zincirlerini seçmeniz önemlidir. Bunlara sahip olduktan sonra cüzdanınızı bağlamanıza ve NFT’ye çevirmek istediğiniz resim, video veya dosyayı yüklemenize izin veren OpenSea, Rarible, SuperRare, Foundation Marketplace gibi NFT merkezli bir platforma üye olmanız gerekir. Ardından NFT’ye çevirmek istediğiniz eserleri platformlara yükleyebilirsiniz.
Hareketli ve sabit olarak iki tür NFT yaratabilirsiniz. Çektiğiniz bir videoyu isterseniz .gif formatında hazırlayıp satışa sunabilirsiniz.
Örneğin bir NFT yaratmak için Photoshop üzerinde aşağıdaki adımları uygulayabilirsiniz.
Yeni oluşturacağınız görsel için en, boy, çözünürlük gibi kısımları kendi isteğinize göre ayarlayabilirsiniz.
NFT olarak oluşturacağınız görseli hazırladıktan sonra bir Metamask hesabı edinmeniz gerekiyor. Bunun için de Google Chrometarayıcı kullanmalısınız.
Chrome üzerinden https://metamask.io/download/ sayfasına girip ilerlerdiğinizde Metamask eklentisini kurma sayfasına yönlendirileceksiniz.
Kurduktan sonra giriş yapıp ilerleyerek Metamask cüzdanınızı oluşturun. Kayıt sırasında gizli kurtarma kelimelerini mutlaka not alın bir yere. Herhangi bir kayıp yaşamamanız için bu çok önemli.
Metamask kayıt işlemini yaptıktan sonra Opensea sayfasına girin ve Create butonuna tıklayın. Gelen ekranda Metamask’a tıklayarak Metamask ile bağlantıyı sağlayın. Bu işlemin ardından Metamask sayfasını açarak onaylayın ve Opensea üzerinden NFT oluşturmaya hazır hale geleceksiniz.
Tekrar Opensea sayfasına Create butonuna bastığınızda artık NFT oluşturma ekranına geleceksiniz. Açılan ekranda file types bölümünde desteklediği formatları görebilirsiniz.
Burada hazırladığınız görseli veya videoyu yükleyip bir isim verin. Alt kısımda bir açıklama girin. Diğer bölümlerde işlem yapmanıza gerek yok. Supply bölümünde kaç adet üretmek istediğinizi seçiyorsunuz. Blockchain bölümünde varsayılan olarak seçili Ethereum seçerseniz ücret ödemeniz gerekmekte ancak Polygon seçerseniz ücretsiz olarak NFT’nizi yayınlayabilirsiniz ve son olarak Create butonuna basın.
Bu işlem sonrası artık satışa hazır bir NFT’niz olacaktır. Satışa çıkarmak için Sell butonuna tıklayın. Çıkan ekranda ETHEREUM olarak fiyat girin ve satışta kalacağı süreyi belirleyin.
Complete Listing‘e tıkladıktan sonra karşınıza 3 aşamalı kontrol ekranı gelecek. İşlemleri sırayla yaparak onaylayın. Bu onaylar sonrası eğer satış gerçekleşirse ilerleyen dönemde, Metamask hesabınıza tutarın yatmasını sağlamış oluyorsunuz.
Microsoft, desteklenmeyen işlemcilere sahip bazı bilgisayarların geliştirici önizlemelerini yüklemesine izin veriyor ancak bunun için 24 Haziran’dan önce Windows Insider Programına kayıt olmak gerekiyordu. Kaydolmadıysanız ve bilgisayarınız desteklenmiyorsa, Windows 11’in önizlemelerini (resmi olarak) alamayacaksınız. Tabi, desteklenmeyen bilgisayarınıza Windows 11 yüklemenin birçok yolu da mevcut.
Bu yöntemlerden en ideal olanı .iso dosyası üzerinde değişiklik yaparak temiz Windows 11 kurulumu yapmak.
Öncelike, Önyükleme modunu kontrol edin
Başlat’a tıklayın ve msinfo yazın. Windows 10 öncesi sürümler için msinfo32 yazmanız gerekmekte.
Karşınıza çıkan ekran Sistem Bilgisi ekranı olmalı. Sağ bölmede, BIOS Modu öğesini göreceksiniz. Burada UEFI yazıyorsa Rufus programı üzerinden GPT modunu, Legacy yazıyorsa da MBR modunu tercih etmeniz gerekecek.
Buradaki anlatımdaki gibi Rufus programı ile flash diske Windows 10 iso dosyasını yazın.
Mevcut en son Windows 11 ISO‘sunu indirin.Windows 11 ISO indirildikten sonra, Windows 10’u yazdığınız USB sürücüsünü Dosya Gezgini’nde açın.Sources klasörüne gidin.install.wim veya install.esd dosyası göreceksiniz.
Dosyanın adını install2.wim ya da install2.esd gibi bir adla değiştirin.
Windows 11 ISO dosyasını UltraISO, Daemon Tools, vb. bir programla sanal sürücüde açın.
Sanal sürücüde açabilmek için aşağıdaki bağlantıdaki anlatımı kullanabilirsiniz.
Dosya Gezgini’nde Windows 11 sanal sürücüsünde Sources klasörüne girip install.wim veya install.esd dosyasını bulun. Eğer uzantılar aynıysa, dosyayı flash disk içindeki Sources klasörüne aktarın.
Bu şekilde kurulum yaptığınızda Windows 10 gibi gözükmesine rağmen Windows 11 kurulacaktır.
Eğer uzantılar tutmuyorsa yapmanız gereken WIM dosyasını ESD dosyasına çevirmek olacaktır.
Windows 11 Sources klasöründeki install.wim dosyasını diskinizin C:\ kısmına kopyalayın.
Yönetici olarak bir Komut İstemi açın. (Başlat Menüsünde CMD’yi arayın, Komut İstemi’ne sağ tıklayın ve Yönetici olarak çalıştır’ı seçin.)
Komut İstemi penceresinde
dism /Get-WimInfo /WimFile:C:\install.wim
yazın. Bu size, WIM’de bulunan sürümlerin bir listesini verecektir. İstediğiniz sürümü seçin ve Index numarasını not alın.
Bilindiği üzere Microsoft, Office 2019 sürümü ile beraber Windows 7 ve 8.1 işletim sistemlerine desteği kaldırdı yani Windows 10’dan eski sürümlere güncel Microsoft Office 2019 kurulumu mümkün değil.
Ancak Microsoft Office 2019’un ilk dağıtımlarında bu engeli geçmek mümkün Bunun için 16.0.125127 dağıtımını indirmeniz gerekiyor.
Bu dağıtımla çalışabilen WOTOK 2019.08.06.01 offline uygulaması ile kurulumu offline modunda yapmanız mümkün.
Microsoft güncel dağıtımları yayınladığı için Microsoft Office eski dağıtımlarına ulaşmak çok da kolay değil. İçinde WOTOK uygulaması da mevcut ISO dosyasını bu bağlantıdan indirebilirsiniz.
office2019_win7.iso dosyası İngilizce ve Rusça Microsoft Office sürümünü barındırdığı için Türkçe kullanmak istiyorsanız, harici olarak dil paketi kurmanız gerekmekte.
Kurulum için indirdiğiniz .iso dosyasını Daemon Tools, PowerISO vb. bir uygulama ile açmanız gerekmekte.