Etiket arşivi: mainpage

DSG Şanzıman Resetleme

DSG şanzıman resetleme, şanzımanın zaman içinde sürüş stiline göre öğrendiği adaptasyon değerlerinin sıfırlanması işlemidir. Vites geçişlerinde sarsıntı ve kararsızlık veya gecikme yaşayan kullanıcılar tarafından yapılması önerilir. Ancak her durumda çözüm değildir, mekanik bir arıza veya eskime varsa sadece geçici olarak çözüm sağlar.

DSG Şanzıman Resetleme Nedir?

DSG mekatronik ünitesi zamanla sürüş şeklinize, gaz pedalına basma alışkanlıklarınıza, kalkış karakterinize ve kavrama aşınma seviyesine göre kendini adapte eder.

Resetleme işlemi ise bu öğrenilmiş verileri siler ve şanzımanı fabrika varsayılan ayarlarına yakın hale getirir.

DSG Şanzıman Resetleme Ne İşe Yarar?

Vites geçişlerinde sertlik, kalkışta titreme, düşük hızlarda kararsız vites seçimi, ani gaz tepkilerinde gecikme, uzun süre agresif kullanım sonrası hantallık ve akü değişimi sonrası adaptasyon bozulması durumlarında özellikle kuru kavrama DQ200 DSG şanzımanlarda çoğunlukla görülebilmektedir.

Bu resetleme işlemi sonrası şanzıman yeniden öğrenme sürecine girer ve daha yumuşak geçişler yapar. Vites kararları hıza daha uygun hale gelebilir.

Bilinen bir zararı yoktur ancak mekanik bir arıza durumu varsa bunu kısa süreliğine gizleyebilir.

DSG Resetleme Nasıl Yapılır?

Gaz pedalı yöntemi standart adaptasyonları sıfırlama yöntemidir. Bunun için yapılması gerekenler şu şekildedir:

-Öncelikle aracın tüm kapılarının kapalı olması gerekmektedir.

-Kontağı açın ve göstergede yanıp sönmesi gereken uyarıları bekleyin. (Motor çalışmamalı)

-En az 30 saniye gaz pedalına en dibine kadar basın. (Bazı araçlarda işlem bitince ufak bir bildirim sesi gelebilir)

-30 saniye süresi dolduktan sonra ayağınızı gaz pedalından çekmeden kontağı kapatın ve ardından ayağınızı gaz pedalından çekin.

-Bu durumda iki şekilde devam edebilirsiniz çünkü şanzıman ve araca bağlı olarak resetleme işleminin sonlanması değişebilmekte.

-Birkaç dakika bekleyip frene basarak normal şekilde çalıştırabilir ya da ayağınızı gazdan çektikten sonra araçtan çıkıp aracı kilitleyip, birkaç dakika sonra aracı tekrar açıp çalıştırabilirsiniz.

En belirgin fark genellikle DQ200 kuru kavrama DSG’de görülür ancak unutmamak gerekir ki bu işlem profesyonel cihazlar gerektiren kavrama, vites ayarı gibi işlemleri yapmaz. Sadece kullanım alışkanlıklarını sıfırlar.

Şanzıman Resetleme Sonrası Ne Yapılmalı?

İlk 20-30 km normal bir kullanım ile ani gaz vermeden, dip gaz yapmadan günlük şekilde kullanın. Bu süreçte aracınızın şanzımanı günlük kullanım stillerini öğrenecektir.

Adaptasyon sonrası ilk kullanımda genellikle D modunda sakin kullanım önerilir. Çünkü DSG’nin yeniden öğrenme sürecinde kavrama noktaları, vites değiştirme zamanları ve gaz tepkileri yeniden hesaplanır.

Ancak bu kullanım sonrası beklediğiniz gibi bir sonuç almadıysanız, resetleme işlemini en baştan yapıp sonrasında S modunda sakin kullanım deneyebilirsiniz.

Kuru kavrama şanzımanlar ıslak kavrama şanzımanlara göre bu süreçte daha hassastır, bu yüzden dikkatli kullanım önemlidir.

Mild Hybrid 48v Volkswagen Araçlarda Alternatör Arızaları

Ülkemizde Volkswagen markasıyla beraber daha çok tanıdığımız, aynı grup Skoda Seat Audi gibi markalarla da iyice yayılan klasik hibrit sistemlerden farklı olan Mild Hybrid sistemi konusunda en büyük soru işareti alternatör arızaları günümüzde.

Bu arızayı yaşayanların ve aslında arıza olmasa da zaman zaman 48V akünün zayıflaması nedenli uyarılar kaynaklı olarak çokça konuşulan bir konu haline geldi alternatör konusu. Bu arıza konusuna gelmeden önce sistemin genel çalışma prensiplerini de bilmekte fayda var.

48V Mild Hybrid Nedir

48V BAS (alternatör görünümlü motor), 48V lityum-iyon akü, DC-DC konvertör (48V → 12V), Kayış-kasnak sistemi ve Hybrid kontrol ünitesinden oluşan bir hibrit sistemdir.

Klasik marş motoru veya klasik alternatör yoktur bu sistem içerisinde.

Bu sistemde bilindik adıyla alternatörün 5 ana görevi vardır.

  • Motoru kayış üzerinden krank milini çevirerek, 48v aküden aldığı güçle sessiz, hızlı ve sarsıntısız şekilde motoru çalıştırır.
  • Klasik alternatör gibi araç çalışırken 12v aküyü 48v akü ile beraber besler ve aracın elektrik gereksimini karşılar.
  • Krank miline 10 beygir ve 60 nm civarı tork desteği sağlar. Bu ivmelenme anında verilen destek hem turbo boşluğunu azaltır, hem performansa hem de yakıt sarfiyatına katkıda bulunur. Sistemin en temel özelliği de budur.
  • Rejenerasyon özelliği ile frenleme veya gaz kesme anlarında elektrik üretir klasik bir alternatörden farklı olarak.
  • Son olarak da süzülme anlarında motorun tamamen kapanıp süzülme bittiği an çok hızlı ve pürüzsüz şekilde motorun geri çalışmasını sağlar, geleneksel start stop sistemlerinin aksine. Bu da emisyon seviyelerine katkı sağlar.

Arızalar Nelerdir ve Neye Sebep Olur

Bu araçlarda en sık görülen 12v kısıtlı veya 48v kısıtlı uyarısıdır. Çoğu kullanıcı bu uyarıları bir arıza sansa da hassas bir hibrit sisteme sahip olduğu için en ufak akü zayıflamasını kullanıcıya bildirmek için bu uyarılar gerekli anlarda çıkmaktadır.

Bu 12v kısıtlı ve 48v kısıtlı uyarısını gördüğünüzde öncelikle yapmanız gereken aracınızı süzülme modu devreye girmeyecek ve aküler daha hızlı dolacak şekilde yani S modunda kullanmaktır. Bu araçlarda EFB tipi akü kullanılmakta ve önceki nesil Volkswagen araçlarda rastladığımız AGM akülere göre çok daha kısa ömürlüdür. Yani 12v kısıtlı uyarısını aracınızı aktif kullanmanıza rağmen sürekli görmeye başladıysanız, en kısa sürede 12v akünüzü değiştirmeniz gerekmektedir. Araca tam olarak uygun olan akü Varta Blue Dynamic EFB 60Ah (n60 kodlu). Bu akü ile değişim yaparsanız araca herhangi bir kodlama, adaptasyon işlemi gerekmez ancak farklı kapasitede veya tipte akü takarsanız mutlaka adaptasyon işlemi gerekmektedir.

Aynı şekilde 12v ve 48v ile alakalı daha kritik nitelikte uyarılar alıyorsanız, bu 12v akünüzün ya hemen harici olarak şarj edimesi ya da değiştirilmesi gerektiğini gösterir. Aracınız çalışıyorsa alternatör arızası mevcut değildir.

BAS / BSG / ISG (Belt-Driven Starter Generator) yani Kayıştan tahrikli marş-jeneratör sistemi olan bilindik adıyla alternatör eğer arızalanırsa, motoru çalıştırma görevine de sahip olduğundan dolayı motorun çalışmasını sağlayamaz. Bu noktada aracın çekici ile servise götürülmesinden başka çare kalmaz.

Mild Hybrid Arıza Belirtileri Nelerdir

Rulman aşınması, kayış kaynak hiza sorunu, aşırı ısınma ve 48v akü dengesizlikleri öncelikli belirtiler arasında sayılabilir.

Bunların çoğunu normal bir kullanıcının farketmesi pek de kolay değildir. Bu gibi durumlarda metal sürtme sesi gibi sesler, düzensiz hızlanma, kayış ötmesi veya uğultu gibi sesler gelebilir. Bu gibi düzensizliklerde genelde süzülme modu devreye giremez. Aracınızın aküsü dolu ve herhangi bir 12v 48v hatası almıyorken, tabi çok sıcak çok soğuk gibi ortamlarda değilken süzülme modu devreye girmiyorsa, şüphelenmeye başlayabilirsiniz. Ancak genel olarak bunu önceden tahmin etmek kolay kolay mümkün olmaz. Ayrıca klima yüksek soğutmada aktifken, koltuk ısıtma, direksiyon ısıtma gibi ekstra elektrik isteyen sistemler de çalışırken, hava soğuk ve kalorifer de yüksek sıcaklıkta ısıtma yaparken süzülme modu devreye girmez. Her süzülme modunun devreye girmemesi arıza olduğu anlamına gelmez.

Arızaların Önüne Nasıl Geçilebilir

Üreticinin iddiasına göre 1 milyon kez çalıştırma işlemini gerçekleştirebilecek olan bu alternatör ne yazıkki çok düşük kmlerde arıza verebilmekte. Tabi bu yollardaki mild hyrid araçların yoğunluğuna kıyasla kronik denebilecek sayıda bir arıza sayısı değil ama ne olursa olsun bir üretim sorunu.

Peki bunu engellemek ya da gerçekleşme ihtimalini azaltmak mümkün değil mi?

Çalışma prensibine ve testlere göre mümkün.

Öncelikle soğuk çalışmada rulman ve sargılarına en büyük zarar sert gaz, ani hızlanmadır. Motor ve şanzımana soğuk çalışmada ani hareketler ne kadar zararsa bu sisteme de aynı şekilde zarardır. Sadece alternatör sağlığı için değil tüm araç mekanik aksamları için motor çalıştıktan en az 20 saniye sonra harekete geçin ve motor en az 2-3 dakika çalışmadan önce 2000 devir üstü kullanmayın.

Yakıt ekonomisi ve özellikle emisyon avantajı sağlıyor olsa da yoğun dur kalk trafikte sürekli olarak devreye girip çıkma da kayışa ani yük verecektir. Süzülme modunda ani olmasa da durup kalkış anlarında ani olan bu yük haliyle parçanın ömrünü azaltır.

Tabi burada şunu da belirtmek gerek. Çoğunlukla kuru kavrama DQ200 şanzımana sahip ülkemizdeki eTsi Mild Hybrid araçlarda belki de dur kalk trafikte alternatörden daha çok dikkat edilmesi gereken şanzımandır. D modunda şanzıman yoğun trafikte sürekli 1-2 vitesleri atıp, hareket halinde takipte sürekli kavrama halinde aşırı ısınacaktır. Bu yüzdendir ki uzun yol çoğunlukla yapan DQ200 şanzımanlar kavrama değişimi istemeden 350-400 bin km‘leri görebilirken, şehiriçi yoğun kullanımda 100 bin km’ye gelmeden bile kavrama değişimi gerekebilmektedir. Hem alternatör hem de şanzıman ömrünü uzatmak için yoğun trafikte ya S modunda ya da S moduna çekip manuel moda alıp sabit 1. viteste tutmak en etkin çözümdür. D modunda manuele çekerseniz araç ilk vites değişiminde tekrar D moduna alır ancak S modundan manuele geçerseniz bunu yapmayacaktır. Ayrıca dur kalk trafikte takipleri sürekli hareket halinde değil, öndeki araç hareketini bitirip durana kadar bekleyip ondan sonra aracı hareket ettirip, öndeki araca yaklaşınca durmak şeklinde yapmak da aracın sürekli yarım debriyaj yapmasını engelleyecektir.

Not: Dsg şanzımanında kavrama anlarında titreme hissedenlerin kavrama değişimi öncesi, mevcut kavrama durumuna göre şanzımanın adapte edilmesi için şanzıman temel ayarını yaptırmasında fayda var. Yüksek maliyetlere girmeden önce çözüm sağlanabilmekte.

Aracı çok sık kullanmıyorsanız, kullandığınız zamanlarda en az 20-30 dakika kesintisiz sürüş önemlidir. Aracı sadece kısa mesafelerde kullanıyorsanız da bu gereklidir. Bunun nedeni de kısa mesafeler veya az kullanım 48v akünün yeteri kadar dolmasını engeller ve yeteri seviyede dolu olmayan 48v akü BAS yani bilindik adıyla alternatör sistemine daha fazla yük bindirir.

12v akü bu sistem için çok önemlidir çünkü 48v akünün verimli olmasını sağlar. Bu yüzden 12v aküye mutlaka dikkat etmek gerekir ve uyarılar yukarıda da anlatıldığı şekilde sıklaştığında mutlaka değişilmelidir.

Kayış ve gergi zamanında orijinal parçalarla değişmelidir. En ufak ötmede mutlaka müdahale edilmelidir. Diğer araçlarda çok önemli olmasa da bu araçlarda yüksek maliyetli risklerden dolayı hayati öneme sahiptir.

Yazılım güncellemesi özellikle 2021 model araçlarda ortaya çıkan çoğu riski ortadan kaldırmıştır. Aşırı destek torkunu sınırlayan, ısı yönetimini ve start-stop kararlarını optimize eden bu güncellemelerle BAS üzerindeki yük azaltılmıştır.

Aşırı sıcak havalarda, klima da devredeyken aşırı sert kullanımdan kaçınmak gerekir. Bu durumda aşırı ısı artışı meydana gelebilir ve bu da sistemin arızalanmasına neden olabilir. Aslında bu sadece alternatör için değil motorun da sağlığı açısından önemlidir.

Sonuç olarak Volkswagen 48V alternatör en çok “soğuk çalışma, kısa mesafe, dur-kalk ve zayıf akü” şartlarında arızaya yatkındır.

Peugeot 1.2 PureTech Motorlarda Triger Sorunu

PSA grubu üretimi olan ve Peugeot Citroen Opel marka araçlarda çokça kullanılan 1.2 PureTech turbo beslemeli olanları yakıt ve performans olarak gayet beğenilen bir motor. Üstelik 3 silindir motorların sarsıntılı çalışması sorunun aksine bu motor da 3 silindirli olmasına rağmen oldukça sarsıntısız bir motor sayılabilir.

100 beygir 110 beygir 130 beygir ve155 beygirlik seçeneklere sahip olan bu motor Peugeot 208, 301, 308, 2008, 3008, 408, 5008 – Citroen C3, C4, C5 Aircross – Opel Corsa, Crossland, Grandland ve birçok ortak üretim araçta kullanılmakta.

Ancak bu avantajı sağlamak için yapılan işlem başka bir soruna neden olmakta. Genelde araçlarda triger kayışı motorun dış kısmında yer alırken bu motorlarda içeride yer alıyor. Yani bu triger kayışı sürekli sıcak motor yağı ile temas halinde.

Bu durum da triger kayışında kısa sürede yıpranmaya, yıpranma kaynaklı pullanma ve çapakların yağa karışıp yağ filtresi ve yağ pompa süzgecini tıkamaya neden olabilmekte. Hatta olabilmekte demekten de öte kesin bu şekilde sonuçlanan bir durum.

Üretici 90 bin km’de triger kayışı değişimini önerse de çoğu kullanıcı 40-60 bin km aralığında kayışlarında ciddi yıpranmalar görebiliyor. Bunu kullanıcının tespit etmesi de aslında mümkün. Motor soğukken yağ dolum kapağını açıp bir fener yardımıyla içine bakarsanız kayışı görebilirsiniz. Bununla beraber motor eskisine göre daha sarsıntılı çalışıyorsa veya yağ basınç uyarısı verdiyse, bu durumu mutlaka kontrol etmeli, triger değişimini mutlaka yaptırmalısınız.

 

Bununla beraber kontrol için aparatlar da mevcut. Bozulmaya başlayan kayışlarda bu durumu en iyi gösteren durum şişmedir. Bu aparatlar ile kayıştaki şişmeyi nasıl kontrol edebileceğinizi ve bu aparatı nasıl edinebileceğinizi bu videoda öğrenebilirsiniz.


Ayrıca bu motorlarda daha sık yağ değişimi önerilmekte yani üreticinin bakım aralığını beklememekte fayda var. Daha sık yağ filtresi değişimi ve yağ değişimi ile yağa karışan triger kayışı parçalarının risk oluşturmasını engelleyebilirsiniz.

B2297 sertifikaya sahip Total htc 5w30 üreticinin önerdiği yağdır. Ayrıca 2016 yılından sonra üretilen triger kayışlarında bu soruna karşı önlem alındığı belirtilmektedir. Tabi daha yeni model araç sahiplerinin tecrübelerine bakılırsa tamamen giderildiğini söylemek de mümkün değil.

Sonuç olarak bu motora sahip bir aracınız varsa ciddi motor hasarı yaşamamak için 5-7 bin km arası yağ bakımlarını ve en geç 50 bin km’de triger seti değişimini yapmakta fayda var. Bu işlemler yapılırken yağ pompa süzgeci de mutlaka kontrol edilmeli ve temizlenmeli.

Ayrıca bu motorda 30 bin km’de mutlaka bujiler değiştirilmelidir. Bujilerde kırılma meydana gelip pistona zarar vermesi ciddi motor hasarına neden olabilmekte. Değişimde de tercih edilmesi gereken buji tipi NGK ILZKBR7B8DG olarak tavsiye edilmektedir.

 

Otomatik Şanzımanlarda Marka ve Türüne Göre Yağ Değişim Süreleri

Günümüzde ülkemizde otomatik vitesli araç kullanımı arttığından dolayı yaşanan sorunlar da aynı oranda artmakta. Otomatik şanzımanlarda yaşanan sorunların bir kısmı da zamanında değişmeyen şanzıman yağları kaynaklı oluşmakta. İşlevini yitiren yağ, vuruntulu vites geçişlerine, aşırı ısınma kaynaklı şanzımanın kendini korumaya almasına, performans kaybına, vites değişimleri yapılamamasına veya şanzımanın fiziksel zarar görmesine neden olabilmekte.

Birçok otomobil markasında da otomatik şanzıman yağı ömürlüktür gibi bir algı oluşsa da aslında gerçekler farklı. Özellikle ülkemizde ekonomik şartlardan dolayı çok eski araçlar, çok yüksek km lere kadar kullanıldığından dolayı, şanzıman yağı değişimi de belli dönemlerde gerekmekte.

Burada üreticilerin resmi açıklamalarına göre markalara ve şanzıman tiplerine göre yağ değişimi süreleri ne olmalı görebilirsiniz.

BMW

Bmw’de en çok kullanılan şanzıman tipi ZF olmakla beraber GM şanzıman kullanan araçlar da mevcuttur.

ZF 8HP ve ZF 6HP şanzımanlar için Bmw ömür boyu kullanım olarak 160 bin km belirlemiştir ve 160 bin km sonrası şanzıman hatalarında garanti kapsamına almamaktadır. Şanzıman üreticisi ZF için servis aralığı ise 80 bin km’dir.

E kasalarda görülen GM şanzımanlar için ise belirlenen aralık Bmw için de üretici için de aynı olup 70 bin km’dir. GM 6L45 ve GM 6L50 model şanzımanlarda her 70 bin km’de şanzıman yağı ve filtre değişimi yapılmalıdır.

 

LEXUS

Toyota firmasının lüks segment için ürettiği bu marka da aynı Toyota gibi CVT (Sürekli Değişken Transmisyon) şanzıman kullanmakta ve her 60 bin km’de bir değişim önermektedir.

 

Volkswagen, Skoda, Seat, Audi

Bu markalar bilindiği üzere DSG (Doğrudan Vitesli Şanzıman) şanzıman kullanmakta.


DSG şanzımanların bilindiği üzere birkaç farklı tipi var. 6 ileri tipinde resmi servis değişim süresi 60bin km.

7 ileri tipte ise Volkswagen firmasının servis kataloğunda önerdiği süre 80 bin mil yani yaklaşık 128 bin km. Ülkemizde bu süreler çok yüksek gibi görülse de Volkswagen firmasının 2020 yılında yaptığı açıklamada servis sürelerini iki katına çıkarttığı görülebilir.

 

CHEVROLET

Ülkemizde daha çok Cruze modeli ile bilinen Chevrolet markasının kullandığı tam otomatik şanzımanda şanzıman yağı değişim süresi 45 bin mil yani yaklaşık 70 bin km dir.

PSA bünyesine geçmeden önce Opel Astra J kasalar da aynı motor ve şanzımanı kullanmaktadır. Cruze modelleri için piyasada sonradan takılan ekstra şanzıman yağı soğutucular mevcut olup şanzıman performansına belirgin bir katkı sağlamaktadır.

Uzaktan Bağlantı ile Teknik Destek Hizmeti

WhatsApp Destek Hattımız üzerinden bize mesaj atarak Uzaktan Bağlantı ile Teknik Destek Hizmeti hizmeti alabilirsiniz.

PC ve Mac için her türlü yazılımsal sorun, program kurulumu vb uzaktan erişime uygun işlem için destek talebinde bulunabilirsiniz.

Uzaktan Bağlantı ile Teknik Destek Hizmeti

Destek almak istediğiniz bir sorun olduğunda konusunda uzman ekibimiz telefonda sizi en doğru şekilde yönlendirecektir. Rustdesk, Anydesk, Teamviewer veya diğer uzaktan bağlantı uygulamaları ile uzaktan bağlantı ile teknik destek hizmetimiz yaşadığınız sorunların büyük bölümüne anında çözüm üretirken, evinize ya da iş yerinize teknik servis yönlendirilmesine gerek kalmaz, probleminiz hızlıca çözülür.

  • Profesyonel ve Uzman Teknik Destek Ekibi
  • Ev veya İş yerinizde Uzaktan Bağlantı ile Teknik Destek
  • Hızlı ve Kolay Çözüm

Bu sayede yer ve zaman gözetmeksizin ister evde ister iş yerinizde, yüksek donanıma sahip uzman ekiplerimiz tarafından güvenliğinizi aksatmadan daima güvende kalmaya devam edersiniz.

 

Araba Satın Almadan Önce Kontrol Edilmesi Gerekenler

Bu rehber, ikinci el araç satın almadan önce bakarak, dokunarak ve basit kontrollerle bir aracın geçmişi hakkında mümkün olan en net fikri edinmenize yardımcı olacak. Günümüzde otomobil fiyatlarının çok yüksek seviyeler ulaştığı düşünülürse kurumsal bir profesyonel ekspertiz hizmeti almanız ciddi öneme sahip olmakla beraber öncesinde sizin de mümkün olan en detaylı incelemeyi yapabilmeniz de önemli.

Tabi aracın yanına gidip bu kontrolleri yapmadan önce mevcut bilgilerle resmi kayıtları öncelikli olarak kontrol etmenizde fayda var. 5664‘e aracın plakasını bitişik olarak yazıp gönderirseniz (örn: 34XY123) aracın hasar kayıt bilgilerine erişebilirsiniz. Eğer Ağır Hasarlı, Pert veya Tam Ziya yazısı görürseniz bu aracın daha önce ağır hasar görüp onarılıp, araç muayenesi yapılarak tekrar trafiğe çıktığını gösterir. Gelen mesajdaki şase kodu ile aracın üzerindeki kodu mutlaka eşleştirin.

Çarpma, Çarpışma, Sel Hasarı, vb gibi hasar bilgileri de yaşanan hasarın tutarlarını gösterir. Buradaki tutarlar ağır hasar durumundaki de dahil olmakla beraber bazen tamamen mevcut aracın aldığı hasarın miktarını göstermeyebilmekte. Karşı araç veya zarar gören diğer yerin tutarı da eklenebilmekte yanlışlıkla.

Bunlarla beraber tutarsız olarak gördüğünüz hasarlar hem bu aracın o kazadan kayda değer hasar almadığı anlamına da gelebilmekle beraber, aldığı hasarın sigorta kayıtlarına düşülmeden özel bir serviste yapıldığı anlamına da gelebilir. Yani genel kanının aksine yanında tutar gözükmeyen kayıtlar aslında SIFIR değildir.

Ülkemizde çokça görülen km düşürme vakalarında da her ne kadar profesyonel olarak gizlemek mümkünse de ön kontrol olarak HGS KM SORGULAMA hizmetiyle araç genel muayene giriş kayıtları kontrol edilebilir. Aracın genel muayenelere hangi tarihler ve hangi km lerde girdiğini görebilirsiniz. Hem tarih km tutarlılığını görebilir, hem de aracın muayene aralıklarına bakarak bazı fikirler edinebilirsiniz. Örneğin binek araç olarak düşündüğünüz klasik bir sedan araç her yıl muayeneye girmişse taksi olarak çalışmış olabilir. Ya da her ne kadar hasar kaydında gözükmesi gerekiyorsa da 2 yıldan kayda değer bir zaman önce girmişse, ağır hasar alıp tekrar trafiğe çıkmak için muayeneye sokulmuş olabilir.

Resmi olarak diğer bazı detaylara da erişmeniz mümkün ama genel olarak bu iki bilgi önemli. Ayrıca araç yetkili servis bakımlı bir araçsa, yetkili servis kayıtlarını isteyebilirsiniz. Özellikle garanti dönemindeki araçlarda yetkili servis harici işlem yaptırmak garanti dışı bırakacağı için kullanıcılar dışarıda herhangi bir işlem yapmayacaktır. Eğer garanti süreci içerisinde garanti kapsamında çıktıysa da şüphelenmenizde fayda vardır.

Araca Nasıl Bakmalısınız?

Aracı ilk gördüğünüz an, acele etmeyin. Aracın tam olarak etrafını dolaşın ve özellikle gün ışığında bakmaya özen gösterin. Islak, yeni yıkanmış araçlar kusurları gizler.

Boyalı Parçalar Nasıl Anlaşılır?

Renk Tonu ve Vernik Farkı

Aynı renkte bile olsa boyalı parça, farklı ışıkta kendini ele verir. Kaporta çizgileri boyunca eğilip bakın. Tüm kaportada detaylı olarak yakından inceleyerek aşağıdakileri kontrol edin.

-Portakal kabuğu dokusu
-Vernik dalgalanması
-Mat-parlak geçişleri
-Boya üstü pütürtüler
-Boya kabarmaları
-Aynı tarafta farklı parçalardaki renk ton farkı

Boya Kalınlık Ölçer Yoksa Ne Yapılır?

Boya kalınlık ölçer kapasitelerine göre farklı fiyatlara sahip olsa da uygun fiyatlı modeller de otomobil boyalı parçaları tespitinde yeterli olmaktadır. Yine de elinizde bir boya kalınlık ölçer yoksa:

-Kapı içi, bagaj içi, kaput altı gibi gizli bölgelerde boya var mı bakın. Bunu anlamak için dıştan içe geçiş noktalarını incelemeniz yeterli olacaktır. Örneğin bir kapı boyandıysa dış yüzeyi boyanacaktır ve köşe noktalarda bitiş noktaları belli olacaktır.

Ayrıca kaput içindeki boşluklar ve bagaj kapağı içindeki boşlukların içine ışık tutarak boya kalıntısı var mı ona dikkat edin. Erişilemeyen bu gizli bölgelere boya geldiyse bu parça boyanmış demektir.

-Kapılarda olsun, bagaj ve kaputta menteşe ile ek noktalarında vida başlarında boya çatlağı var mı kontrol edin

Bu yukarıdaki kontrollerde tespit edemediğiniz boyalı parçalar olması mümkün olabilir. Boya kalınlık ölçer ile bile tespit edemeyeceğiniz boyama işlemleri yapılabilmekte. Genelde bu tarz boyama işlemleri çok maliyetli olup pahalı, lüks araçlarda yapılmakta.

Değişen Parça mı? Sök-Tak mı?

Değişen Parça Belirtileri

-Vida başları yeni ve parlak görünür. Tabi eskitme yöntemi ile bu da gizlenebilmekte.
-Ön panel, kapı, bagaj kapağı gibi parçalarda marka modele bağlı olarak bazı etiketler bulunabilir. Bunların eksikliği parçanın değişmiş olduğu konusunda ihtimal oluştursa da etiket eksikliği kesin olarak parça değiştiği anlamı taşımaz.
-Parçalar üzerindeki üretim tarihleri ve üretici logoları bulunur. Mevcut parçanın orijinal veya yan sanayi olup olmadığını, parça kodu görünür bir yerdeyse de eğer yeni tarihli ise sonradan değiştiğini tespit edebilirsiniz.

Sökülüp Takılmış Parça Nasıl Anlaşılır?

-Vidalar söküldüğü veya gevşetildiği için vida izleri ovalleşmiştir.
-Vida altındaki boya altında anahtar izi vardır.
-Ayar boşlukları eşit değildir ve bu bir işlem yapıldığını gösterir.

Değişen ve Sök Tak konusunu tam olarak ayırt etmek mümkün değildir. Eğer parçanın vidaları işlemli olursa ancak parça orijinal ve tarihi uyuyorsa genel kanı olarak Sök Tak kabul edilir. 

Tabi boyama işlemindeki gibi bunda da vida işlemlerini gizleyici yöntemler mevcuttur. Vida etrafı maskelenerek boyama işlemi yapılarak işlemsiz gösterilebilmektedir. Bu durumda boya kalınlık ölçüm cihazı ile vida üstü ve vida taban bölgesindeki boya kalınlığı ölçülerek fark var mı tespit edilmesi gerekir. Bu boya kalınlığını da eşitleyenler de olduğundan yine tespit %100 doğru olmayabilir.

Tavan: Kesme – Ekleme – Kaynak Var mı?

Tavan aracın kritik bir bölgesi olmakla beraber her tavan işlemi veya değişimi aracın ciddi hasar aldığı anlamına gelmez. Aracın tavanına park halinde bir cisim düşmesi kaynaklı çok fazla tavan değişimi yapılabilmektedir. Bu durumda perde hava yastıkları da tamir işlemi görmeden yeni tavana aktarılabilir. Kayıtlı işlemlerde öncesinin de kaydı olduğu sürece korkmanız gerekmez.

Tavan konusunda ilk bakmanız gereken aslında aracın ruhsatı ve tam model paket bilgisidir. Çünkü tavan işlemlerinde gizleme amaçlı değişimlerde özellikle de değişirken araca değer kazandırmak için orijinalde cam tavan olmayan araçlara cam tavanlar eklenmektedir. Bunu da aracın şase koduyla üreticiden sorgulayarak mevcut araçta ne tip tavan var öğrenebilirsiniz.

Tavan Puntoları Nasıl Olmalı?

Tavan puntolarını görebilmeniz için kapı içlerindeki fitilleri çıkarmanız gerekir. Tamamen çıkarmadan tavan kısımlarını kolayca ayırıp puntolara bakabilirsiniz. Orijinal puntolar:

-Yuvarlak
-Eşit aralıklı
-Üzeri fabrika boyasıyla kaplı

Sonradan yapılan kaynaklarda:

-Düz kaynak izi
-Dalgalı sac
-Macun izleri
-Düzensiz puntolar

Tavan Döşemesini Kontrol Edin

Bu işlemleri çok profesyonel olarak yapanlar, tavan döşemesi de zarar gördüyse onu da değiştirenler olmakla beraber ülkemizde genelde yapılmaz. Yani tavanda bir işlem varsa mutlaka tavan döşemesinde iz olur.

Ayrıca sökme takma sırasında kırılanlar klipsler de olabilmekte. Tabi her tavan döşemesi sökülmesi tavanın değiştiği anlamına gelmez. Tavan döşemesinin zamana veya dış etkenlere bağlı olarak eskimesi kaynaklı yenilemesi yapılmış olabilmekle beraber aracın bir kaza sırasında perde hava yastıklarını açarak tavan döşemesine iz bırakmış olma ihtimali de vardır.

Eğer tavan döşemesinde yan hizada baştan sonra çizgi şeklinde bir katlanma izi mevcutsa, mutlaka perde hava yastıkları da dikkatlice kontrol edilmelidir.

Şase ve Podye Kontrolleri (ÖNEMLİ)

Şase Düzgün mü?

Şase motorun ön tarafına doğru sağda solda görebileceğiniz kısımlardır temel olarak. Daha doğrusu önde gördüğünüz şase koludur ve aracın tüm motor ile çevre aksamı buna tutunur.

Motor etrafından bakıp görebileceğiniz kısım işaretli alanlar olup, dalgalanma, boya farkı veya kaynak izi olmaması gerekmektedir eğer şase işlemsiz bir araç arıyorsanız.

Tabi bu sadece üst bölgeden görebileceğiniz kadarı. Aracın altından ve hatta koruma mufazalarının da açılarak kontrol edilmesi gerekmekte kesin emin olmak için. Ancak bu bölgede ve podye bölgesinde herhangi bir işlem gözükmüyor, araçta bir hasar kaydı ve değişen de yoksa, muhtemelen şase de işlemsizdir. Şaseye zarar verebilecek kazalarda parça değişimi olmaması mümkün değildir.

Podye Bölgesi (Amortisör Kuleleri)

Amortisör kuleleri ve onlara bitişik olan aracın iki yanını destekleyen kısım podye diye bilinir.

Birçok araçta motor kaputu açılınca gayet net bir şekilde görülebilir. Bu kısımlarda kaynak, kesme izi olmamalıdır. İki taraf simetrik olmalı birleşim noktalarındaki mastik fabrikasyon şeklini korumuş olmalıdır.

Tabi fabrikasyon şekline uygun olarak mastik çekebilen ve boyayarak da orijinal imajı yaratabilen ustaların olduğu da unutulmamalı.

Burada işlemli podyeleri görebilirsiniz. Profesyonel onarımlarda kusurlar görülmeyecek kadar az olabilir.

Hava Yastıkları (Airbag) Kontrolleri

Hava Yastığı Açılmış mı?

Hava yastığının açıldığını anlamanın en basit yolu torpido kaplamasını kontrol etmektir. Genellikle ön göğüs üstü plastik parçaların bağlantılarında kırıklar olur. Hasar kaynaklı veya göğüs sökülürken kırılan bu tırnaklar çoğunlukla onarılmaz ve o şekilde parçalar takılır.

Ayrıca ön göğsün kapılara bakan yan taraflarındaki plastik kapakları açarak göğüs üstünde bir kaplama var mı anlayabilirsiniz. Fabrikasyon kaplama düzgün ve çizgisinde kesime sahipken, sonradan yapılan torpido kaplamaları çoğunlukla her noktada farklı kesiklere sahip ve yeterince köşelerde iyi yapışmaz. Ayrıca üst göğüs tarafı ile devamındaki aynı renk olması gereken parçalar arasında renk farkı olur.

Bununla beraber hasar onarımlarında ucuza kaçılması kaynaklı göğüs kaplama hatalarına da çoğunlukla rastlanır. Bunların başında tamirli hava yastığı kapağının iz yapması ve bu bölgenin kabarması gelir.

Tabi her ön göğüs kabarması hava yastığı işlemli anlamına gelmez. Bu kabarma öncelikle düzgün bir şekilde olmamalıdır. Yani belli bir kapak izi gibi ortaya çıkmamalıdır. Çünkü Fiat başta olmak üzere birçok marka araçta işlem olmadan hava yastığı kapağı bölgesi çoğunlukla güneşte fazla kalmaya bağlı olarak kabarabilmekte ve iz yapabilmektedir. Bu konuda inceleyeceğiniz araçla ilgili ön bir inceleme yapmanız gerekir. Örneğin belli bir yıla kadar tüm Fiat 500 araçlarda kabarma mutlaka görülür.

Ayrıca eğer yumuşak bir göğüs tipine sahipse araç ancak hava yastığı kısmında zemin sertse, muhtemelen hava yastığı onarılmış, üstündeki kapak da seviyesi düzlensin diye macun işlemi görmüştür. Bu hem zamanla iz ve kabarmaya neden olur, hem de olası bir kazada sertleşmiş macun parçalarının yolcuya ciddi zarar vermesine neden olabilir.

Yine tüm diğer işlemlerde olduğu gibi göğüs kaplamasını, hava yastığı açılışına göre uygun dikişler, doğru yumuşak malzemeler kullanarak orijinale yakın şekilde yapanlar mevcuttur. Hepsi bir yana hava yastığı açılmış araçta komple hava yastığı ve göğüs değişimi de yapılabilmektedir.

Direksiyonda ise direksiyon göbeğindeki hava yastığı sökülerek soket bağlantıları kontrol edilmesinde fayda vardır. Tamiri yapılmış ve üst kapağı değişmiş direksiyon hava yastığı tekrar işlevini yerine getirebilecek durumda olabilir ancak kapağın rengi, kalitesi, logonun etrafının çizgileri gibi detaylardan orijinal olup olmadığını belli eder.

Airbag Işığı Kandırmacası

Bazı araçlarda airbag ışığı dirençle kandırılır. Direnç atılmış olan parça ya kısmen çalışır ya da hiç çalışmaz. Direncin amacı aracın kontrol ünitelerinin bu parçalarının çalıştığı şeklinde kandırılmasıdır.

Genellikle emniyet kemerlerinde bu işlem yapılır çünkü kaza sonrası emniyet kemeri ana görevini yerine getirir. Kemer mekanizmasının içinde çalışan bir mekanizma kaza anında patlar ve içerdeki dişliyi kırarak kilitler. Sonrasında da kemer sabit kalır bu şekilde sizi darbe anında sabitlemiş olur. Daha sonrasında direnç yardımı ile emniyet kemerlerinin airbag ışığını yakması engellenir. Bunu anlamak direnç kontrolü yapmadan mümkün değildir çünkü emniyet kemeri hala temel işlevlerini yerine getirebilir.

Direnç kontrolü için emniyet kemeri mekanizmasının bulunduğu yerdeki yani orta direkte en aşağıda olan plastik parça çıkarılıp soket bağlantıları kontrol edilmelidir.

Ayrıca emniyet kemeri sert çekince durduruyor mu ve geri sarması ne seviyede onu da kontrol edin. Geri sarma 10 yaş üstü arabalarda zayıflar genelde. Eğer genç bir araçta kemer geri çok zor sarıyor veya hiç sarmıyorsa şüphelenmeniz gerekebilir.

Bu direnç kontrolü torpido altındaki hava yastığına, direksiyon hava yastığına ve koltuk altlarındaki soketleri de kapsayacak şekilde yapılmalıdır. Tabi diğerlerinde herhangi bir direnç yokken ve orijinalken eğer koltuklarda direnç varsa bunu hemen kazaya yormamak gerekir. Birçok araçta tam ileri geri alma durumlarında kablolarda gerilme kaynaklı hava yastığı uyarı ışığı yanabilmekte ve dirençle bunu geçici olarak çözenler olmaktadır.

Direnç kontrolü yapamayacak ve sadece genel olarak inceleyeceksiniz de öncelikle yapmanız gereken kontak açıldığı an bir Airbag ikaz ışığı yanıp yanmadığının kontrolüdür. Eğer Airbag ışığı yanıp birkaç saniye içerisinde sönüyorsa en azından sistem aktif demektir. Eğer ışık hiç yanmıyorsa ya elektronik kontrol ünitesinden iptal edilmiş ya da gösterge sökülerek Airbag ışığı kapatılmıştır.

Tavan (Perde) Hava Yastıkları

Açılmış Perde Airbag Nasıl Anlaşılır?

Açılmış ve tekrar toplanmış perde airbagleri bez veya kağıt bantla sarılır. Fabrikasyon perde hava yastıkları aşağıdaki görseldeki gibidir.

Bazılarında orijinal perde hava yastıklarında da ara bantlar kullanılsa da bantların şekli, hizası elle sarılmadığını belli eder.

Bununla beraber en belirgin gösterge perde hava yastıklarının bulunduğu bölgede tavan döşemesinde iz, bozulma veya tamamen oturmamadır.

Kaput Altı Detaylar

Radyatör paneli orijinal mi?

Radyatör paneli üzerindeki etiketler mevcut mu kontrol edilmeli. Hasar onarımlarında genelde panel üzerinde farklı tip yazılar olabilir özellikle de çıkma parçalarda. Eğer panel üzerinde kalemle yazı görüyorsanız parça muhtemelen çıkma olarak değişmiştir.

Diğer incelenmesi gereken de panel civatalarının boya durumu. Civataların boyaları orijinal gibiyse, hiç sökülme izi yoksa, sağ sol olarak simetrik durumdalarsa muhtemelen işlem yoktur.

Bu tarz onarımlar yetkili servis ve kaliteli özel servislerde fabrikasyon işleme yakın olabilir bu yüzden civata üzerini detaylı incelemeniz gerekli.

Kapı Aralıkları ve Gövde Simetrisi

-Kapı–çamurluk aralıkları eşit mi?
-Kapılar sarkma yapıyor mu?
-Kapı içi etiketleri duruyor mu?

Tüm kapı, kaput ve bagaj kapağı aralıklarını inceleyin. Aralıklar eşit olmalı ve simetrik olmalı. Bazı araçlarda üretim kaynaklı kaput aralıklarında ufak farklılıklar olsa da kapı aralıkları mutlaka düzgün olmalıdır.

Ayrıca kapı içlerinde etiketleri kontrol edin.

Tabi her etiket olması bunun orijinal olduğu anlamına gelmez. Bu etiketler satılmakta. Burada en kesin sonucu etiket bölgesinin boya kalınlığının boya ölçüm cihazı ile ölçülmesi verecektir.

Camlar ve Tarih Kodları

Tüm camların üzerinde üretim tarihi yazar.

Cam kodlarını kıyaslayın. Eğer fark varsa cam değişmiş olabilir.

Ön camda tarih kodu bulunur. Bu kod üzerinden camın hangi tarihli olduğuna göre ön camda değişme olup olmadığını anlayabilirsiniz. Markalara göre yazan kodların tarih açıklamalarını internet üzerinden araştırarak öğrenebilirsiniz. Doğrudan tarih yazmayabilir. Cam tarihi aracın üretim tarihinden sonra ise bu cam değişmiş demektir.

Ön cam sıradan bir taş vb hasardan kaynaklı da değişmiş olma ihtimaline sahip olmakla beraber ciddi bir kaza veya hava yastığı patlaması kaynaklı da değişebilir. Cam değişimini tespit ederseniz araç sahibinden ilgili değişimin kayıtlarını veya görsellerini talep edebilirsiniz.

Test Sürüşü Sırasında Dikkat Edilecekler

-Direksiyon düz gidiyor mu kontrol edin. Basit bir rot ayarı kaynaklı da sorun olabilir ancak aracın temel yapısındaki sorunlar da çekme yapabilir.

-Frenlemede sağa sola çekme olması aracın teker bölgesinden hasar aldığını gösterebilir.

-Süspansiyon sesleri aracın bakımsız olduğunun en net göstergelerinden biridir. Doğrudan kazaya bağlı olmasa da onarımı düşük maliyetli olmadığından incelenmesinde fayda vardır.

OBD ve Beyin Kontrolleri

Bunun için aracın tüm kontrol ünitelerine girecek bir oto diagnostik cihazına ihtiyacınız var. Sadece motor arıza kodlarını gösteren ELM327 vb cihazlar yetersiz kalacaktır.

Bu işlemin sağlıklı sonuç vermesi için öncesinde tüm arıza kodlarını temizleyip, ardından test sürüşüne çıkıp bir süre aracı kullanmanızda fayda var. Özellikle yeni nesil araçlarda akü biraz zayıflasa birçok gerçek olmayan arıza kodu ortaya çıkabilmekte.

Arıza taramada özellikle Airbag beynine bağlanıp arıza var mı yok mu kontrol edin. Airbag beyninde gözüken arızalar aracın kaza geçmişi hakkına bilgi verebilir.

Bunlarla beraber bu cihazlarla tüm kontrol ünitelerindeki km kayıtlarını da kontrol edin. Km düşürme işlemleri çoğunlukla gösterge paneli ve motor kontrol ünitesi üzerinde yapılır. Km düşürme varsa diğer kontrol ünitelerinin km kayıtlarından tespit edebilirsiniz.

Ancak şunu da unutmamak gerek. Aracın arıza yapan herhangi bir kontrol ünitesi çıkma olarak değiştiyse ve araca uyarlaması yapılmadıysa, çıktığı aracın km kaydı hala duruyor olabilir. Normalde otomatik olarak km eşleşmesi gerekse de gerçekleşmeyebilir. Bu durum her zaman km düşürüldüğü anlamına gelmez.

 

Windows 10 Enterprise IoT LTSC ile Windows 10 Kullanmaya Devam Edin

Windows 10 işletim sisteminin Ekim 2025 itibariyle desteği sonlanmış durumda. Microsoft her zamanki gibi en yeni işletim sistemine yükseltme yapılmasını bir şekilde zorunlu hale getirmeye çalışıyor ancak yetersiz donanım ve bazı durumlarda hala Windows 11’in stabil çalışmaması kaynaklı olarak çoğu kişi Windows 10 ile devam etmekten yana. Bunu Windows 7‘den sonra Windows 8 ve Windows 10’a geçişte de yaşamıştık.

Windows 11’e yükseltmede yetersiz donanım ve engelleri aşmanın yolu olan Windows 11 Enterprise IoT LTSC sürümünden daha önce bahsetmiştik. Bu resmi Windows 11 sürümünü çok eski donanımlı bilgisayarınıza kurmanız mümkün. Son kullanıcı Windows 11 sürümlerine göre de belirgin bir performans avantajı da mevcut. Ancak yine de Windows 10 ile devam etmek isterseniz aynı şekilde Windows 10 Enterprise IoT LTSC sürümünü kullanabilirsiniz.

Windows 10 Enterprise IoT LTSC Nedir?

Windows 10 IoT Enterprise LTSC (Long-Term Servicing Channel), Windows 10 Enterprise’ın gömülü cihazlar ve özel donanımlar için optimize edilmiş bir varyantıdır. Bu sürüm, değişmeyen, kararlı ve uzun süreli destek gerektiren sistemler için tasarlanmıştır. Bu tanım sizi yanıltmasın. Kişisel bilgisayarlarda da çok verimli ve bir o kadar hızlı bir Windows 10 deneyimi sunmaktadır.

Donanım Gereksinimleri:
İşlemci: 1 GHz ve üstü

RAM: 2 Gb (64-bit)
Disk Alanı: 20 Gb
Grafikler: DirectX 9 destekli 800×600 ve üstü çözünürlük

LTSC yaklaşık 10 yıl güvenlik ve kalite güncelleme desteği anlamına gelir. Özellik güncellemeleri almaz ancak bu özellikler çoğu normal kullanıcı için kritik öneme sahip olmayan özelliklerdir. Metro uygulamalarının mevcut olmadığı bu sürümde isterseniz metro uygulamalarını kurabilirsiniz de.

Kişisel kullanıcılara destek biterken LTSC kullanıcılarına neden destek devam ediyor sorusunun da cevabı aslında LTSC sürümlerinin daha uzun süreli ATM, tıbbi cihazlar, POS terminalleri, fabrika otomasyon sistemleri vb cihazlarda kullanılıyor olmasıdır.

Temel Özellikler ve Farklılıklar

Özellik güncellemesi almadığı için sistem uzun yıllar aynı seviyede stabil bir performans gösterir. Uyumluluk ve sertifikasyon gerektiren cihazlarda sorun çıkarmaması önemli olduğundan her türlü donanımda en verimli çalışır.

Microsoft Store, Cortana, Teams, OneDrive vb sistem kaynaklarını tüketen uygulamalara sahip olmadığından çok daha hızlıdır ve daha az güvenlik açığına sahiptir.

Tabi son kullanıcıya satılan bir lisansa sahip değildir. Profesyonel amaçlı bir sürümdür.

Nasıl Kurulur?

Microsoft web sitesi üzerinden resmi iso dosyasını kayıt yaptırmadan indirmeniz mümkün değil profesyonel kullanıcılar için olduğundan.

us_windows_10_iot_enterprise_ltsc_2021_x64_dvd_257ad90f_202301.iso

Resmi sürümünün tam adı bu olmakla beraber bu bağlantıdan indirebilirsiniz.

Windows 10 Enterprise IoT LTSC

Diğer türm IoT LTSC sürümlerinde olduğu gibi ana kurulum dili İngilizce‘dir. Kurulum sonrası Türkçe dil paketi ile tamamen olmasa da Türkçe diline çevirebilirsiniz.

ISO dosyasını indirdikten sonra yapmanız gerekenler için;

Windows 10 Format ve Kurulumu

Buradaki ilgili adımları izleyebilir ve kurulumu bitirebilirsiniz. 2032 yılına kadar önemli güvenlik güncellemeleri almaya devam edecek bu sürüm ile gönül rahatlığıyla eski donanımlı bilgisayarınızı kullanmaya devam edebilirsiniz.

 

Yaşı Yüksek Araca Kalın Yağ Kullanma Hatası

Araçlar her geçen gün daha detaylı motorlara sahip oldukça motor yağının da önemi artmakta. Yağ içinde çalışan triger kayışlı motorlar, yağ basıncına göre otomatik ayarlamalar yapan motorlarla beraber bu durum daha da karmaşıklaşmakta yani yeni teknolojilerde sürtünme, ısınmalar arttığından dolayı doğru yağ ihtiyacı daha da önem kazanmakta.

Bu duruma en basit örneklerle bakmak gerekirse çoğunlukla bilindik araçlar belli spesifikasyonlara sahip olmakla beraber 5w30 yağ kullanmakta. Bunların üreticilere göre değişik yapıda olanları var.

Araçlarında km yükseldikçe, motorda yağ kaçakları ve eksilmeler görüldükçe de hala daha kalın yağ yani 10w40 20w50 10w60 gibi yağlara yönelenler olmakta.

Öncelikle bu değerlerin ne ifade ettiğine bakarsak:

İlk sayı + “W” (Winter)
Soğukta akışkanlık derecesi → düşük sayı = soğukta daha akışkan

İkinci sayı
Çalışma sıcaklığındaki viskozite → yüksek sayı = yüksek sıcaklıkta daha kalın film

Yani 5w30 yağ 10w40 yağa göre daha düşük sıcaklıkta daha verimli yağlama sağlar. Bu da motorun ilk çalışma anında hayati seviyede önemlidir.

Modern motorlarda yani günümüz araçlarında;

-Daha dar toleranslar vardır bu parçalar birbirine daha yakın anlamına gelir
Turbo, vanos, değişken zamanlama gibi sistemler hassastır

Bu yüzden düşük iç sürtünme, iyi akışkanlık, hızlı yağlama çok önemlidir. 

Yağın akışkanlığı sadece motor içi aşınmaya etki etmez.

Örneğin triger zincirine sahip araçlarda zincir gergisi yağ basıncına çok duyarlıdır. Yüksek viskozite yağlamayı geciktirir ve zincirde daha hızlı aşınmaya neden olur. Zincir yağlamasındaki zayıflık paletlere de etki eder ve zarar görmesine neden olabilir. Paletlerden kopan parçalar da yağ pompa süzgecini tıkayıp motorun yağlanmasını engelleyebilir.

Diğer yandan VANOS gibi sistemler Yağı Basıncına çok duyarlıdır. Hidrolik kontrol valfleri optimum viskozitede çalışır ve fazla kalın yağ, valf gecikmesine neden olabilir

VANOS tepkisi bozulabilir, motor performansı düşer.

Bu yüzden motor durumu ne olursa olsun üreticinin önerdiği yağın dışına çıkmamak gerekir. Araçta yağ eksiltme varsa eksiltme nedenlerinin üzerine gidilmelidir. Yağ yakma varsa da daha kalın yağ kullanmak yağ yakımına etki etmeyecektir. Araç doğru yağ kullanımına rağmen yağ eksiltiyor ve motor çevresinde belirgin bir kaçak bulunamıyorsa muhtemelen piston segmanlarında problem mevcuttur.

Bazı araçlarda bu kronik sorun olarak da görülebilmektedir ki ülkemizdeki en bilindik örneği 1.4 Fire motorlu Fiat Egea model araçlardır.

Ayrıca piyasada satılmakta olan 10w40 yağların çoğu yarı sentetik, 5w30 yağlar ise tam sentetiktir. Yani soğukta akışkanlık seviyesi sadece baştaki sayıya göre değil temel yapı farkları da önemlidir.

Tam Sentetik Yağ

Laboratuvar ortamında tamamen kimyasal olarak üretilir ve bu sayede molekül yapısı çok daha düzenlidir. Soğukta çok daha hızlı dolaşır ve bu sayede ilk çalıştırmada metal-metal teması minimumdur

Zincir, turbo, VANOS gibi parçalar hızlı yağlanır. Film tabakası kolay kopmaz. Yağ incelmez, performans düşmez yani yüksek devirde yağı yakmaz.

Deterjan katkıları daha güçlüdür, bu da tortu ve çamur oluşumunu engeller. Hidrolik lifter ve vanos kanalları temiz kalır.

Bu üstteki özellikleri sayesinde üst seviye performans ve koruma sağlar. Günümüz araçlarının motorlarına tam olarak uyumludur.

Yarı Sentetik Yağ

Mineral yağ + sentetik yağ karışımıdır yani genelde %20–40 sentetik baz içerir.

Bundan dolayı soğukta daha geç akar yani ilk çalıştırma aşınması daha fazladır. Yüksek sıcaklıkta ise çabuk incelir. Tortu ve karbon oluşumu daha hızlı olduğundan turbo yatakları için risklidir.

Temizlik kapasitesi sınırlıdır ve uzun kullanımda çamur riski artar.

Sonuç olarak yeni nesil bir motora sahip aracınızda 10w40 ve daha üstü kalınlıkta yağ kullanmak büyük riskler oluştururken, üstüne bir de yarı sentetik yağ kullanmak motor ömrünüzü ciddi oranda düşürecektir.

Dünya genelinde milyon kmlere kadar kullanılan araçların ülkemizde 200-300 bin km göremeden komple motor revizyonuna girmesinin en başta nedeni bu teknik bilgilerden yoksun müdahalelerdir.

Ayrıca motor yağlarında en az Viskozite kadar önemli olan diğer detaylar da şunlardır:

API Standardı (Amerikan)

Motor yağının performans ve katkı seviyesini belirtir.

Benzinli Motorlar

-API SN → Yeni nesil (yüksek koruma)
API SP → En güncel (LSPI, turbo, zincir koruması)

Dizel Motorlar

-API CF, CI-4, CJ-4, CK-4

Burada örneğin düşük hacimli turbo beslemeli araçlarda görülen LSPI sorununun önlenmesinde de yağ tipi faktörü mevcuttur. Özellikle 1.4 Turbo Benzinli Opel Chevrolet, 3 silindir 1.5 Turbo Benzinli Bmw ve 1.4 TSI 160 beygirlik benzinli VW motorlarında görülen bu durum için yağ güncellemeleri yapılmıştır.

Üretici Onayları 

Araç üreticileri kendi motorları için özel testler ister.

-VW → 502.00 / 504.00 / 507.00

-BMW → Longlife-01 / LL-04

-Mercedes-Benz → MB 229.3 / 229.5 / 229.51

-GM (Opel)Dexos 2

-Ford → WSS-M2C913 / 948-B

Üreticiler kendi motorlarına uygun olarak testlere göre yağ yapısını belirledikten sonra yağ üreticileri bunlara göre yağ geliştirir. Günümüzde örnek olarak en önemli olarak yağ içinde triger kayışı çalışan Puretech motorlara özel geliştirilen yağı söyleyebiliriz. B2297 sertifikaya sahip Total htc 5w30 motor yağı kullanmadığınız zaman kısa sürede kayışın zarar görmesi olasıdır.

ACEA Standardı (Avrupa)

Avrupa motorlarına özel daha detaylı bir sınıflandırmadır.

ACEA Sınıfları

-A/B → Benzin + dizel (DPF olmayan)

-C → DPF / katalizör uyumlu (düşük kül)

-E → Ağır ticari

Örnek ACEA Kodları

-ACEA A3/B4 → Yüksek performans, kalın film

-ACEA A5/B5 → Yakıt tasarrufu

-ACEA C2 / C3 / C4 → DPF uyumlu

Burada gördüğünüz gibi motorun yakıt tipinden, egzoz sistemine kadar motor yağ tipi değişiklik göstermekte. Yani bir dizel araçta bile DPF kullanılan veya kullanılmayan olarak ayrılabilmekte.

Sonuç olarak motor yağlarında Viskozite başta olmak üzere çok kritik farklar bulunmaktadır. Viskozite farklarını ise aşağıdaki videodan daha net görebilirsiniz.

Tabi bu teknik bilgilerin yanında ülkemiz şartlarında önemli olan bir diğer konu da motor yağının orijinalliğidir. En bilindik büyük markaların motor yağlarının ülkemizde sahte üretimi çokça mevcut. Özellikle internet üzerinden uygun fiyatlı satışlarda sahte yağa rastlamak yüksek olasılık. Yanlış teknik özelliklere sahip motor yağı kullanımından daha büyük risk ise sahte yağ kullanımı.

Bu yüzden motor yağlarını güvenilir yerlerden, mümkünse motor yağı üreticisinin web sitelerinde yayınladıkları resmi satıcılardan almakta fayda var. Tabi aynı durum bu motor yağını süzen yağ filtreleri için de geçerli. Motor yağı ve yağ filtresini orijinalliğinden emin olduğunuz yerlerden edinmelisiniz. Aracınızın motoru için hayati önemli bu malzemeler şakaya gelmez.

PureTech Motorlarda Yağ Pompa Süzgeci Temizliği

Yağlı triger kayışlı olması ve bu kayış kopma riskleriyle bilinen PureTech motorların aslında en büyük sorunu triger kayışının zamanla parçalanıp yağ pompa süzgecini tıkaması. Bunun da motorun yağlamasını zayıflatması ve bir süre sonra tamamen kesip motoru tamir edilemeyecek seviyede kullanılmaz hale getirmesi asıl problem.

Çünkü triger kayışının durumu aracın kullanıcıları tarafından sadece yağ dolum kapağını açıp gözle görülebilmekte. Bu da kayışın ömrüyle alakalı az çok tahmin yürütmeye imkan sağlamakta. Ancak gözle görülemeyen parçalanmaların yağ pompa süzgecini tıkaması durumunu tespit etmek için karter sökülmeli.

Eğer doğru yağ yani B2297 sertifikaya sahip Total htc 5w30 veya Stellantis onaylı Castrol Magnatec 5W30 P yağ kullanıldıysa, aracınız da 2022 model ve üstü yani yeni tip triger kayışı kullanan motor sahipse, kolay kolay bu durumu yaşamazsınız. Ama devirli ve uzun süreli kullanıyorsanız aracı yine de en azından 20-30 bin km‘de bir yağ pompa süzgecini kontrol ettirmenizde fayda var.

Yağ filtresi söküldükten sonra karter görünümü üstteki gibidir. Karteri sabitleyen vidaları söktükten sonra aradaki sertleşmiş sıvı contayı, karterin temas noktalarına zarar vermeden yumuşatıp kolaylıkla sökmek için ısı tabancası ile ısıtarak sökme işlemini gerçekleştirebilirsiniz. Geri montaj işleminde de yine sıvı conta kullanılacaktır.

Ardından alttaki gibi yağ pompa süzgeci ortaya çıkacaktır.

Örnek olarak gösterilen bu yağ pompa süzgeci 2020 model 1.2 PureTech motorlu bir Opel Corsa aracın 25 bin km‘deki durumunu göstermekte. Triger kayışında ve yağ pompa süzgecinde 5 yıl, 25 bin km itibariyle en ufak bir bozulma görülmemekte.

Yüksek km yapmamış olmasına rağmen daha eski nesil triger kayışının herhangi bir zarar görmemesinin temel nedeni aslında doğru yağ kullanımı.

Bu yüzden PureTech motorlu araçlarınızda yağ konusunda mutlaka dikkatli olun. Sadece etikette değil gerçekte de doğru yağ kullanmanız önemli. Çokça sahte yağın piyasaya sürüldüğü ülkemizde özellikle böylesi tüm kaderi yağa bağlı araç için mutlaka motor yağı alımını güvenilir, bilindik motor yağı satıcılarından yapın.