Etiket arşivi: mainpage

Supermium Nedir? Eski Windows Bilgisayarlar İçin Güncel Chromium Tabanlı Web Tarayıcısı

Google Chrome, Microsoft Edge ve diğer Chromium tabanlı tarayıcılar zaman içinde eski Windows sürümleri için desteğini sonlandırdı. Özellikle Windows XP, Windows Vista, Windows 7 ve Windows 8/8.1 kullanan bilgisayarlarda güncel bir tarayıcı bulmak bu nedenle zorlaştı.

Supermium, tam olarak bu probleme çözüm üretmek amacıyla ortaya çıkan, Chromium kaynak kodunu temel alan alternatif bir web tarayıcısıdır. Projenin temel amacı, artık resmi olarak desteklenmeyen eski Windows sürümlerinde mümkün olduğunca güncel web teknolojilerini ve Chromium güvenlik güncellemelerini kullanabilmektir. Projenin GitHub deposu Supermium’u Windows XP/2003, Vista, 7, 8.x ve daha yeni Windows sürümleriyle uyumlu bir Chromium fork’u olarak tanımlıyor.

Supermium Tam Olarak Nedir?

Supermium, Google Chrome’un kendisi değildir. Chromium projesinden fork edilmiş bağımsız bir tarayıcıdır.

Başka bir ifadeyle Chrome ile aynı temel tarayıcı teknolojilerinin önemli bir bölümünü kullanır ancak Supermium geliştiricileri Chromium kodunu eski Windows sürümlerinde çalışabilecek şekilde uyarlamakta ve bunun üzerine kendi özelliklerini eklemektedir.

Bu nedenle Chrome kullanan bir kişinin Supermium arayüzüne ve çalışma mantığına yabancılık çekmesi beklenmez. Sekmeler, adres çubuğu, uzantılar, geliştirici araçları ve birçok web standardı Chromium ekosisteminden gelir.

Supermium’un asıl farkı ise modern Chromium’u artık desteklenmeyen Windows sürümlerine taşımaya çalışmasıdır.

Supermium Neden Geliştirildi?

Buradaki temel sorun işletim sistemi desteğidir.

Google Chrome’un güncel sürümleri artık eski Windows sürümlerini desteklemiyor. Google’ın güncel sistem gereksinimleri Windows tarafında Intel veya ARM işlemcili sistemler için Windows 10 ve üzerini gerektiriyor; ARM tarafında ise Windows 11 gerekiyor.

Dolayısıyla eski bir Windows 7 bilgisayarında Chrome’un yeni sürümlerini kullanmak mümkün değil.

Supermium ise bu noktada farklı bir yaklaşım izliyor.

Eski bilgisayarın işletim sistemini değiştirmek istemeyen kullanıcı, Supermium sayesinde daha yeni Chromium tabanlı web teknolojilerine erişebiliyor.

Özellikle:

  • Windows XP
  • Windows Server 2003
  • Windows Vista
  • Windows 7
  • Windows 8
  • Windows 8.1

gibi sistemler Supermium’un hedeflediği platformlar arasında bulunuyor.

Bu nedenle Supermium’u yalnızca “başka bir Chrome alternatifi” olarak görmek yerine, eski Windows bilgisayarları modern web ile mümkün olduğunca kullanılabilir tutmaya yönelik bir Chromium projesi olarak değerlendirmek daha doğru olur.

Hangi Windows Sürümlerinde Çalışıyor?

Supermium’un en dikkat çekici tarafı burada ortaya çıkıyor.

Projenin resmi GitHub deposu XP/2003, Vista, 7, 8.x ve daha yeni Windows sürümlerini desteklediğini belirtiyor.

Ancak burada önemli bir ayrıntı var: “Çalışıyor” ile “modern bir bilgisayar kadar sorunsuz çalışıyor” aynı şey değildir.

Özellikle Windows XP ve Vista gibi eski sistemlerde kullanılan donanımın işlemci, ekran kartı, sürücü ve RAM özellikleri performansı ciddi şekilde etkileyebilir.

32 Bit ve 64 Bit Desteği

Supermium’un 32-bit ve 64-bit sürümleri bulunuyor.

Özellikle eski bilgisayarlar açısından önemli bir özellik ise 32-bit sürümün SSE2 destekli işlemciler üzerinde çalışabilmesi.

Projenin resmi açıklamasında 32-bit yapıda SSE2-only işlemcilere destek verildiği belirtiliyor.

Bu durum Supermium’u yalnızca eski işletim sistemleri açısından değil, eski donanımlar açısından da ilginç bir seçenek haline getiriyor.

Bununla birlikte çok eski işlemcilerde yalnızca işletim sistemi uyumluluğuna bakmak yeterli değildir. Tarayıcı günümüzde oldukça karmaşık web sayfalarını çalıştırdığı için işlemci gücü ve RAM miktarı günlük kullanım deneyimini doğrudan etkiler.

Supermium’un Öne Çıkan Özellikleri

Supermium, Chromium tabanından geldiği için temel tarayıcı özelliklerinin büyük bölümünü koruyor.

Öne çıkan özelliklerden bazıları şöyle:

Chromium tabanlı yapı

Modern web siteleriyle uyumluluk açısından Chromium motorundan yararlanıyor.

Google Sync

Google hesabıyla senkronizasyon desteği bulunuyor.

Sandbox

Supermium, tarayıcı güvenliği için sandbox mekanizmasını destekliyor. Bu, tarayıcı işlemlerinin sistemin geri kalanından belirli ölçülerde izole edilmesine yardımcı olan önemli bir güvenlik katmanıdır.

Widevine desteği

Windows 7 ve üzerindeki sistemlerde Widevine CDM desteği bulunuyor. Bu özellik, DRM kullanan bazı video ve yayın servisleri açısından önem taşıyor.

GDI yazı oluşturma

Supermium, chrome://flags üzerinden GDI font rendering seçeneği sunuyor. Eski Windows sistemlerinde görüntü ve yazı oluşturma açısından bu seçenek bazı kullanıcılar için faydalı olabilir.

Koyu tema

Tarayıcı arayüzü için kalıcı dark mode seçeneği bulunuyor.

Eski Windows görünümü

Aero Glass ve Aero Glass benzeri başlık çubuğu seçenekleri sunuluyor. Bu özellik özellikle Windows Vista ve Windows 7 dönemindeki bilgisayarlarda tarayıcının işletim sistemiyle daha uyumlu görünmesini sağlıyor.

Özelleştirilebilir sekmeler

Trapezoid, transparent ve outlined tab gibi farklı sekme görünümleri kullanılabiliyor.

Ungoogled Chromium özellikleri

Projede ungoogled-chromium tarafından kullanılan çeşitli flag ve özelliklerden de yararlanılıyor.

Supermium ile Chrome Arasındaki Benzerlikler

Supermium’un Chrome’a benzeme nedeni oldukça basit: ikisinin de temelinde Chromium bulunuyor.

Bu nedenle iki tarayıcı arasında:

  • Chromium tabanlı tarayıcı motoru
  • Modern web standartları
  • Sekmeli kullanım
  • Chrome uzantıları ekosistemi
  • Geliştirici araçları
  • Sandbox yaklaşımı
  • Google servisleriyle entegrasyon
  • Chromium tabanlı birçok ayar

gibi ortak noktalar bulunuyor.

Ancak Supermium’un amacı Chrome’u birebir kopyalamak değil.

Supermium Güvenlik Güncellemeleri Açısından Ne Kadar Güncel?

Supermium kendisini güncel Chromium tabanlı bir tarayıcı olarak tanımlıyor ve geliştirici, büyük güvenlik açıkları için upstream duyurusundan itibaren genellikle bir haftadan kısa sürede yama uygulamayı hedeflediğini belirtiyor.

Fakat Supermium ile Google Chrome arasında sürüm numarasının birebir aynı olmasını beklememek gerekiyor.

Daha doğru ifade, Supermium’un eski Windows sistemlerinde çalışabilmek için Chromium’un belirli sürümlerini takip ederek güvenlik yamalarını kendi geliştirme sürecine dahil ettiği şeklindedir.

Bu nedenle özellikle internete açık sistemlerde Supermium’u kullanırken güncelleme takibi önemlidir.

Supermium Güvenli mi?

Bu sorunun cevabını iki farklı açıdan değerlendirmek gerekiyor.

Tarayıcı teknolojisi açısından

Supermium sandbox kullanıyor ve Chromium’un güvenlik altyapısından yararlanıyor. Ayrıca proje, upstream güvenlik yamalarını takip ettiğini belirtiyor.

Bu önemli bir avantaj.

Geliştirici ve proje güvenilirliği açısından

Supermium’un geliştiricisi GitHub’da Shane Fournier, win32ss kullanıcı adıyla yer alıyor.

Geliştiricinin GitHub profilinde kendisini Windows API, C/C++, x86/x64 assembly ve eski Windows sistemleri üzerine çalışan bir geliştirici olarak tanımladığı görülüyor. Ayrıca 2023 yılında Legacy Software Corporation’ı kurduğunu belirtiyor.

Supermium’un kaynak kodu da herkese açık GitHub deposunda bulunuyor ve proje Chromium’dan fork edilmiş durumda. Depoda geliştirme geçmişi, patch dosyaları, issue kayıtları ve release dosyaları incelenebiliyor.

Bu noktalar yazılımın kaynağının ve geliştirme sürecinin dışarıdan incelenebilmesi açısından olumlu göstergeler.

Ancak açık kaynak olması tek başına yazılımın güvenli olduğunu kanıtlamaz.

Supermium küçük bir ekip/proje tarafından geliştirildiği için Google Chrome gibi binlerce mühendis ve çok büyük bir güvenlik araştırma ekosisteminin sahip olduğu kaynaklara sahip değildir.

Bu nedenle Supermium’u değerlendirirken projenin açık kaynak olması, GitHub’daki aktif geliştirme süreci, yayınlanan güvenlik yamaları ve resmi indirme kaynakları birlikte değerlendirilmelidir.

Supermium Nereden İndirilebilir?

En önemli konulardan biri de bu.

Supermium geliştiricileri supermium.net adresini resmi proje sitesi olarak gösteriyor ve başka sitelerin projeyle bağlantılı olmayabileceği konusunda açıkça uyarıyor.

Ayrıca resmi GitHub deposunun Releases bölümü doğrudan sürümlerin ve SHA-256/SHA3-512 hash değerlerinin yayınlandığı yerdir.

Bu nedenle Supermium indirirken:

Resmi site:
Supermium resmi web sitesi

GitHub kaynak kodu:
Supermium GitHub deposu

GitHub Releases:
Supermium Releases

özellikle tercih edilmelidir.

Hangi Bilgisayarlarda Kullanılabilir?

Supermium’un en ilginç kullanım alanı günümüzün güçlü Windows 11 bilgisayarları değil, eski fakat hala kullanılabilir bilgisayarlar.

Örneğin:

  • Windows 7 yüklü eski bir dizüstü
  • Windows XP kullanılan eski bir ofis bilgisayarı
  • Windows Vista yüklü retro bilgisayar
  • Windows 8/8.1 kullanan eski sistem
  • Eski Core 2 Duo/Core 2 Quad bilgisayarlar
  • SSE2 destekli eski 32-bit sistemler
  • Eski donanım üzerinde çalışan test/lab bilgisayarları
  • Retro bilgisayar projeleri

Supermium için anlamlı kullanım alanları oluşturabilir.

Buna karşılık yeni bir bilgisayarda Windows 10 veya Windows 11 kullanıyorsanız Supermium’un en önemli avantajı olan legacy Windows desteğine zaten ihtiyacınız olmayabilir.

Supermium Kimler İçin Mantıklı?

Supermium özellikle şu kullanıcıların ilgisini çekebilir:

Eski Windows bilgisayarını kullanmaya devam edenler:
Windows XP, Vista, 7 veya 8/8.1 üzerinde güncel web sitelerine erişim ihtiyacı olan kullanıcılar.

Retro bilgisayar meraklıları:
Eski donanımı tamamen nostaljik amaçlarla değil, günümüzde de internete bağlanarak kullanmak isteyenler.

Eski yazılımlara bağımlı sistemler:
İşletim sistemini değiştirmek mümkün olmayan özel sistemlerde daha güncel bir tarayıcı ihtiyacı olanlar.

Test ve laboratuvar sistemleri:
Eski Windows sürümlerini test amacıyla çalıştıran teknik kullanıcılar.

Buna karşılık yeni ve güncel Windows sistemlerinde Supermium’un en önemli avantajı olan legacy desteğin fazla bir anlamı kalmayabilir.

StashWhisper: Private and Offline Lecture Transcription for Windows

Taking notes during a lecture or meeting can be difficult, especially when you want to focus on what is being discussed rather than constantly typing. StashWhisper offers a simple solution by recording and transcribing lectures and meetings directly on your Windows computer.

The application is designed around a local-first approach. Audio recordings and transcripts are processed on the computer using whisper.cpp, rather than being automatically uploaded to an online server.

What Is StashWhisper?

StashWhisper is a Windows application designed primarily for lecture recording, live transcription and organizing study material.

It can continuously transcribe a lecture while it is happening, allowing you to follow the conversation through a live transcript. Sessions can also be organized and searched later, making it easier to find previously recorded information.

The application supports Windows 10 and Windows 11 and requires at least 8 GB of RAM for its intended live transcription experience.

100% Local Transcription

One of the main features of StashWhisper is local processing.

The application uses whisper.cpp to process audio and create transcripts directly on the computer. According to the developer, recordings and transcripts are not automatically uploaded to a server.

This approach can be useful for users who prefer to keep lecture recordings and transcripts on their own computer.

Turn Transcripts into AI Study Notes

StashWhisper does not include its own AI note-generation service. Instead, it creates a ready-to-use prompt containing the transcript.

The prompt can be exported as a .txt file and uploaded to an AI service such as ChatGPT, Claude or Gemini. The resulting notes can then be copied back into StashWhisper and stored with the corresponding session.

This creates a simple workflow:

Record → Transcribe → Export Prompt → Generate AI Notes → Save Notes

Organize Lectures and Sessions

StashWhisper also provides tools for organizing recorded sessions. Lectures can be grouped by course, while the search feature makes it possible to find information across stored material.

This can be particularly useful for students who regularly record multiple classes or training sessions.

No Monthly Subscription

The application currently offers a free trial consisting of three complete sessions. The website also lists a planned Pro version with unlimited sessions and additional features.

The Pro version is currently marked as Coming Soon, with distribution and purchasing handled through the Microsoft Store when available.

How to Get StashWhisper

StashWhisper is distributed exclusively through the Microsoft Store and supports Windows 10 and Windows 11. The free version includes three full sessions, allowing users to test the local transcription and AI prompt workflow before purchasing the Pro version.

You can download StashWhisper directly from the Microsoft Store:

Download StashWhisper from Microsoft Store

Notebook Batarya Sağlığı Nasıl Kontrol Edilir?

Notebook kullanıcılarının en sık karşılaştığı sorunlardan biri zamanla azalan batarya performansıdır. İlk alındığında saatler boyunca çalışan bir dizüstü bilgisayar, yıllar içinde çok daha kısa sürede şarjını tüketmeye başlayabilir. Ancak Windows kullanıcısıysanız bataryanın gerçekten ne kadar yıprandığını anlamak için ekstra bir program yüklemenize gerek yok.

Windows işletim sistemi içerisinde bulunan yerleşik bir araç sayesinde notebook batarya sağlığını kolayca kontrol edebilirsiniz.

-Öncelikle Windows arama kutusuna:

CMD

yazarak Komut İstemi uygulamasını yönetici olarak açın.

-Açılan siyah ekrana aşağıdaki komutu yazın:

powercfg /batteryreport

Ardından Enter tuşuna basın. Windows, birkaç saniye içerisinde sisteminiz için detaylı bir batarya raporu oluşturacaktır.

-Komut çalıştırıldıktan sonra ekranda raporun kaydedildiği konum gösterilir. Genellikle rapor şu klasörlerde oluşturulur:

C:\Windows\system32\battery-report.html
C:\Users\KullanıcıAdınız\battery-report.html

Oluşturulan raporda iki değere bakmanız gerekmektedir

Design Capacity (Tasarım Kapasitesi)

Bu değer, notebook bataryanızın fabrikadan çıktığı ilk gün sahip olduğu maksimum kapasiteyi gösterir.

Örneğin:

Design Capacity: 61.970 mWh

Full Charge Capacity (Tam Şarj Kapasitesi)

Bu değer ise bataryanın şu anda tam doluyken ulaşabildiği gerçek kapasitedir.

Örneğin:

Full Charge Capacity: 26.205 mWh

Bu durumda mevcut bataryanız, ilk kapasitesinin yaklaşık yüzde 42’si kadar enerji depolayabiliyor demektir.

Bu örneğe göre batarya ciddi bir kapasite kaybına uğramış demektir.

Notebook Bataryanız Ne Zaman Değiştirilmelidir?

Zaman içerisinde tüm lityum iyon piller kapasite kaybeder. Ancak Full Charge Capacity değeri Design Capacity değerinden ciddi şekilde düşük hale geldiyse batarya performansı belirgin şekilde azalmış olabilir.

Batarya Ömrünü Uzatmak İçin Öneriler

  • Sürekli yüzde 100 dolu şekilde kullanmaktan kaçının.
  • Batarya tamamen bitene kadar kullanmamaya çalışın.
  • Cihazın aşırı ısınmasını engelleyin.
  • Orijinal veya kaliteli adaptör kullanın.
  • Üretici tarafından sunulan pil koruma modlarını aktif edin.
  • Belli dönemlerde bataryayı tam olarak boşaltıp, cihaz kapalıyken tam olarak şarj edin.
  • Batarya boş şekilde uzun süre kullanmadan cihazı bekletmeyin.

Bu işlemler sonrası yukarıdaki gibi mevcut batarya kapasitenizi kontrol edip bir iyileşme olup olmadığını kontrol edin.

Eğer bataryanız artık tamamen yetersiz geliyorsa batarya değişimi düşünebilirsiniz ancak orijinal batarya ile değişim yapmadığınız sürece tam performansa erişemezsiniz. Bu yüzden eğer yan sanayi batarya tercih edecekseniz, mevcut bataryanızın seviyesi yüzde 50-60 seviyelerinin altına düşmeden değişmeniz çok da anlamlı olmayacaktır.

Dahili bataryaya sahip bir notebook kullanıyorsanız batarya değişiminde mutlaka profesyonel kişilerden destek alın.

Kablosuz Ağ Bağlantısı Aralıklı Olarak Kesilme Sorunu

Dell Latitude serisi dizüstü bilgisayarlar ve Intel AX201 kablosuz ağ kartlarında çoğunlukla görülen ancak yeni nesil tüm dizüstü bilgisayarlarda yaşanabilen kısa aralıklarla ağdan kopma sorununun çözümü için yapabilecekleriniz şunlardır:

Kablosuz ağ adaptörünüzü sürekli aktif tutarak Wi-Fi performansını artırmak ve kopmaları önlemek için Aygıt Yöneticisi üzerinden MIMO Power Save Mode ayarını No SMPS olarak değiştirebilirsiniz.

Uygulamanız gereken adım adım işlemler şunlardır:

    1. Başlat menüsü simgesine sağ tıklayın ve Aygıt Yöneticisi‘ni seçin.
    2. Ağ bağdaştırıcıları seçeneğinin yanındaki oka tıklayarak listeyi genişletin.
    3. Kablosuz ağ adaptörünüze (Örn: Intel Wi-Fi veya Realtek) sağ tıklayıp Özellikler‘e girin.
    4. Açılan pencerede Gelişmiş sekmesine geçiş yapın.
    5. Özellikler listesinden MIMO Power Save Mode (veya MIMO Power Save) seçeneğini bulun.
    6. Sağ taraftaki Değer (Value) açılır menüsünden No SMPS seçeneğini işaretleyin ve Tamam‘a tıklayarak kaydedin. 

Bu ayar, adaptörünüzün güç tasarrufu için antenlerini kapatmasını engeller ve tam performanslı bağlantı almanızı sağlar.
Eğer hala sorun devam ediyorsa Windows güç ayarlarında Kablosuz Ağ Güç Ayarlarını da değiştirmeniz gerekmektedir. Bunun için:
  • Windows arama çubuğuna Güç Seçenekleri Düzenle yazın ve Enter’a basın.
  • Gelişmiş güç ayarlarını değiştir seçeneğine tıklayın.
  • Karşınıza gelen küçük pencerede Kablosuz Bağdaştırıcı Ayarları‘nı bulun ve genişletin.
  • Altındaki Güç Tasarrufu Modu seçeneğine tıklayın.
  • Pilde ve Prize Takılı seçeneklerinin her ikisini de Maksimum Performans olarak ayarlayın.
  • Değişiklikleri kaydetmek için Uygula ve ardından Tamam‘a tıklayın.

Eğer bu ayar mevcut değilse;

  1. Klavyenizden Windows + R tuşlarına basarak Çalıştır penceresini açın.

  2. Açılan kutucuğa regedit yazın ve Enter tuşuna basın (Gelen kullanıcı hesabı denetimi uyarısına “Evet” deyin).

Kayıt Defteri’nin sol tarafındaki klasör ağacını kullanarak şu yolu takip edin:

HKEY_LOCAL_MACHINE\SYSTEM\CurrentControlSet\Control\Class\{4D36E972-E325-11CE-BFC1-08002bE10318}

Bu klasörün altında 0000, 0001, 0002 gibi numaralandırılmış alt klasörler (anahtarlar) göreceksiniz.

  • Bu klasörlere tek tek tıklayın ve sağ taraftaki panelde yer alan DriverDesc (Sürücü Açıklaması) satırına bakın.

  • Burada kendi Wi-Fi kartınızın adını (Örn: Intel(R) Wi-Fi 6, Realtek Wireless Lan vb.) bulana kadar klasörleri kontrol edin.

Doğru klasörü bulduktan sonra sağ taraftaki boş alanda göz gezdirin:

-PnPCapabilities adında bir değer arayın.

–Eğer bu değer yoksa: Sağ tıklayın > Yeni > DWORD (32 bit) Değeri seçeneğini seçin ve adını tam olarak PnPCapabilities yapın.

-Bu değere çift tıklayın.

-Taban kısmını Onaltılık (Hexadecimal) seçip değer verisini 18 yapın. (Eğer Onluk (Decimal) seçerseniz değer 24 olmalıdır).

Yaptığınız değişikliklerin aktif olması için Kayıt Defteri’ni kapatın ve bilgisayarınızı yeniden başlatın.

Ardından güç ayarını yapabilmeniz gerekmekte.

Eğer hala bu ayar gözükmüyorsa;

Arama kutusuna cmd yazın ve Yönetici Olarak Çalıştır seçin.

Açılan komut satırına;

REG ADD HKLM\SYSTEM\CurrentControlSet\Control\Power\PowerSettings\19cbb8fa-5279-450e-9fac-8a3d5fedd0c1\12bbebe6-58d6-4636-95bb-3217ef867c1a /v Attributes /t REG_DWORD /d 2 /f

yazıp Enter‘a basın. Bu işlemden sonra bilgisayarı yeniden başlatın ve güç ayarını yapın.

Bu işlemlerden sonra da ağda kopmalar yaşıyorsanız daha önce ağ bağdaştırıcısı ayarlarında gelişmiş sekmesinde MIMO güç ayarını yaptığınız menüye girip, alttaki ayarları yapın:

802.11a/b/g Wireless Mode — 5GHz 802.11a
802.11n/ac/ax Wireless Mode — 802.11ax
Channel Width for 2.4GHz — 20 MHz Only
Channel Width for 5GHz — 20 MHz Only
Preferred Band — Prefer 5GHz band
Roaming Aggressiveness — lowest

Bu şekilde bağlantı sorunu yaşıyorsanız Router üzerinde bazı ayarlar denemeniz gerekmekte.

Kablosuz ağ ayarlarında 5GHz kısmında kanal genişliğini 80 MHz olarak değiştirip kopmalar var mı kontrol edin.

Bu işlemler sonrası problem devam ediyorsa Bios güncellemesi olup olmadığını kontrol edip, en güncel Bios sürümünü bilgisayarınıza yükleyin.

En son olarak deneyebileceğiniz ve çoğunlukla bu problemi kesin olarak çözen yöntem ise Router üzerinden bağlantı sorunu yaşadığınız bilgisayara sabit ip vermek. Ayrıca bilgisayar üzerinde sabit ip vermek de işe yaramaktadır.

DSG Şanzıman Resetleme

DSG şanzıman resetleme, şanzımanın zaman içinde sürüş stiline göre öğrendiği adaptasyon değerlerinin sıfırlanması işlemidir. Vites geçişlerinde sarsıntı ve kararsızlık veya gecikme yaşayan kullanıcılar tarafından yapılması önerilir. Ancak her durumda çözüm değildir, mekanik bir arıza veya eskime varsa sadece geçici olarak çözüm sağlar.

DSG Şanzıman Resetleme Nedir?

DSG mekatronik ünitesi zamanla sürüş şeklinize, gaz pedalına basma alışkanlıklarınıza, kalkış karakterinize ve kavrama aşınma seviyesine göre kendini adapte eder.

Resetleme işlemi ise bu öğrenilmiş verileri siler ve şanzımanı fabrika varsayılan ayarlarına yakın hale getirir.

DSG Şanzıman Resetleme Ne İşe Yarar?

Vites geçişlerinde sertlik, kalkışta titreme, düşük hızlarda kararsız vites seçimi, ani gaz tepkilerinde gecikme, uzun süre agresif kullanım sonrası hantallık ve akü değişimi sonrası adaptasyon bozulması durumlarında özellikle kuru kavrama DQ200 DSG şanzımanlarda çoğunlukla görülebilmektedir.

Bu resetleme işlemi sonrası şanzıman yeniden öğrenme sürecine girer ve daha yumuşak geçişler yapar. Vites kararları hıza daha uygun hale gelebilir.

Bilinen bir zararı yoktur ancak mekanik bir arıza durumu varsa bunu kısa süreliğine gizleyebilir.

DSG Resetleme Nasıl Yapılır?

Gaz pedalı yöntemi standart adaptasyonları sıfırlama yöntemidir. Bunun için yapılması gerekenler şu şekildedir:

-Öncelikle aracın tüm kapılarının kapalı olması gerekmektedir.

-Kontağı açın ve göstergede yanıp sönmesi gereken uyarıları bekleyin. (Motor çalışmamalı)

-En az 30 saniye gaz pedalına en dibine kadar basın. (Bazı araçlarda işlem bitince ufak bir bildirim sesi gelebilir)

-30 saniye süresi dolduktan sonra ayağınızı gaz pedalından çekmeden kontağı kapatın ve ardından ayağınızı gaz pedalından çekin.

-Bu durumda iki şekilde devam edebilirsiniz çünkü şanzıman ve araca bağlı olarak resetleme işleminin sonlanması değişebilmekte.

-Birkaç dakika bekleyip frene basarak normal şekilde çalıştırabilir ya da ayağınızı gazdan çektikten sonra araçtan çıkıp aracı kilitleyip, birkaç dakika sonra aracı tekrar açıp çalıştırabilirsiniz.

En belirgin fark genellikle DQ200 kuru kavrama DSG’de görülür ancak unutmamak gerekir ki bu işlem profesyonel cihazlar gerektiren kavrama, vites ayarı gibi işlemleri yapmaz. Sadece kullanım alışkanlıklarını sıfırlar.

Şanzıman Resetleme Sonrası Ne Yapılmalı?

İlk 20-30 km normal bir kullanım ile ani gaz vermeden, dip gaz yapmadan günlük şekilde kullanın. Bu süreçte aracınızın şanzımanı günlük kullanım stillerini öğrenecektir.

Adaptasyon sonrası ilk kullanımda genellikle D modunda sakin kullanım önerilir. Çünkü DSG’nin yeniden öğrenme sürecinde kavrama noktaları, vites değiştirme zamanları ve gaz tepkileri yeniden hesaplanır.

Ancak bu kullanım sonrası beklediğiniz gibi bir sonuç almadıysanız, resetleme işlemini en baştan yapıp sonrasında S modunda sakin kullanım deneyebilirsiniz.

Kuru kavrama şanzımanlar ıslak kavrama şanzımanlara göre bu süreçte daha hassastır, bu yüzden dikkatli kullanım önemlidir.

Mild Hybrid 48v Volkswagen Araçlarda Alternatör Arızaları

Ülkemizde Volkswagen markasıyla beraber daha çok tanıdığımız, aynı grup Skoda Seat Audi gibi markalarla da iyice yayılan klasik hibrit sistemlerden farklı olan Mild Hybrid sistemi konusunda en büyük soru işareti alternatör arızaları günümüzde.

Bu arızayı yaşayanların ve aslında arıza olmasa da zaman zaman 48V akünün zayıflaması nedenli uyarılar kaynaklı olarak çokça konuşulan bir konu haline geldi alternatör konusu. Bu arıza konusuna gelmeden önce sistemin genel çalışma prensiplerini de bilmekte fayda var.

48V Mild Hybrid Nedir

48V BAS (alternatör görünümlü motor), 48V lityum-iyon akü, DC-DC konvertör (48V → 12V), Kayış-kasnak sistemi ve Hybrid kontrol ünitesinden oluşan bir hibrit sistemdir.

Klasik marş motoru veya klasik alternatör yoktur bu sistem içerisinde.

Bu sistemde bilindik adıyla alternatörün 5 ana görevi vardır.

  • Motoru kayış üzerinden krank milini çevirerek, 48v aküden aldığı güçle sessiz, hızlı ve sarsıntısız şekilde motoru çalıştırır.
  • Klasik alternatör gibi araç çalışırken 12v aküyü 48v akü ile beraber besler ve aracın elektrik gereksimini karşılar.
  • Krank miline 10 beygir ve 60 nm civarı tork desteği sağlar. Bu ivmelenme anında verilen destek hem turbo boşluğunu azaltır, hem performansa hem de yakıt sarfiyatına katkıda bulunur. Sistemin en temel özelliği de budur.
  • Rejenerasyon özelliği ile frenleme veya gaz kesme anlarında elektrik üretir klasik bir alternatörden farklı olarak.
  • Son olarak da süzülme anlarında motorun tamamen kapanıp süzülme bittiği an çok hızlı ve pürüzsüz şekilde motorun geri çalışmasını sağlar, geleneksel start stop sistemlerinin aksine. Bu da emisyon seviyelerine katkı sağlar.

Arızalar Nelerdir ve Neye Sebep Olur

Bu araçlarda en sık görülen 12v kısıtlı veya 48v kısıtlı uyarısıdır. Çoğu kullanıcı bu uyarıları bir arıza sansa da hassas bir hibrit sisteme sahip olduğu için en ufak akü zayıflamasını kullanıcıya bildirmek için bu uyarılar gerekli anlarda çıkmaktadır.

Bu 12v kısıtlı ve 48v kısıtlı uyarısını gördüğünüzde öncelikle yapmanız gereken aracınızı süzülme modu devreye girmeyecek ve aküler daha hızlı dolacak şekilde yani S modunda kullanmaktır. Bu araçlarda EFB tipi akü kullanılmakta ve önceki nesil Volkswagen araçlarda rastladığımız AGM akülere göre çok daha kısa ömürlüdür. Yani 12v kısıtlı uyarısını aracınızı aktif kullanmanıza rağmen sürekli görmeye başladıysanız, en kısa sürede 12v akünüzü değiştirmeniz gerekmektedir. Araca tam olarak uygun olan akü Varta Blue Dynamic EFB 60Ah (n60 kodlu). Bu akü ile değişim yaparsanız araca herhangi bir kodlama, adaptasyon işlemi gerekmez ancak farklı kapasitede veya tipte akü takarsanız mutlaka adaptasyon işlemi gerekmektedir.

Aynı şekilde 12v ve 48v ile alakalı daha kritik nitelikte uyarılar alıyorsanız, bu 12v akünüzün ya hemen harici olarak şarj edimesi ya da değiştirilmesi gerektiğini gösterir. Aracınız çalışıyorsa alternatör arızası mevcut değildir.

BAS / BSG / ISG (Belt-Driven Starter Generator) yani Kayıştan tahrikli marş-jeneratör sistemi olan bilindik adıyla alternatör eğer arızalanırsa, motoru çalıştırma görevine de sahip olduğundan dolayı motorun çalışmasını sağlayamaz. Bu noktada aracın çekici ile servise götürülmesinden başka çare kalmaz.

Mild Hybrid Arıza Belirtileri Nelerdir

Rulman aşınması, kayış kaynak hiza sorunu, aşırı ısınma ve 48v akü dengesizlikleri öncelikli belirtiler arasında sayılabilir.

Bunların çoğunu normal bir kullanıcının farketmesi pek de kolay değildir. Bu gibi durumlarda metal sürtme sesi gibi sesler, düzensiz hızlanma, kayış ötmesi veya uğultu gibi sesler gelebilir. Bu gibi düzensizliklerde genelde süzülme modu devreye giremez. Aracınızın aküsü dolu ve herhangi bir 12v 48v hatası almıyorken, tabi çok sıcak çok soğuk gibi ortamlarda değilken süzülme modu devreye girmiyorsa, şüphelenmeye başlayabilirsiniz. Ancak genel olarak bunu önceden tahmin etmek kolay kolay mümkün olmaz. Ayrıca klima yüksek soğutmada aktifken, koltuk ısıtma, direksiyon ısıtma gibi ekstra elektrik isteyen sistemler de çalışırken, hava soğuk ve kalorifer de yüksek sıcaklıkta ısıtma yaparken süzülme modu devreye girmez. Her süzülme modunun devreye girmemesi arıza olduğu anlamına gelmez.

Arızaların Önüne Nasıl Geçilebilir

Üreticinin iddiasına göre 1 milyon kez çalıştırma işlemini gerçekleştirebilecek olan bu alternatör ne yazıkki çok düşük kmlerde arıza verebilmekte. Tabi bu yollardaki mild hyrid araçların yoğunluğuna kıyasla kronik denebilecek sayıda bir arıza sayısı değil ama ne olursa olsun bir üretim sorunu.

Peki bunu engellemek ya da gerçekleşme ihtimalini azaltmak mümkün değil mi?

Çalışma prensibine ve testlere göre mümkün.

Öncelikle soğuk çalışmada rulman ve sargılarına en büyük zarar sert gaz, ani hızlanmadır. Motor ve şanzımana soğuk çalışmada ani hareketler ne kadar zararsa bu sisteme de aynı şekilde zarardır. Sadece alternatör sağlığı için değil tüm araç mekanik aksamları için motor çalıştıktan en az 20 saniye sonra harekete geçin ve motor en az 2-3 dakika çalışmadan önce 2000 devir üstü kullanmayın.

Yakıt ekonomisi ve özellikle emisyon avantajı sağlıyor olsa da yoğun dur kalk trafikte sürekli olarak devreye girip çıkma da kayışa ani yük verecektir. Süzülme modunda ani olmasa da durup kalkış anlarında ani olan bu yük haliyle parçanın ömrünü azaltır.

Tabi burada şunu da belirtmek gerek. Çoğunlukla kuru kavrama DQ200 şanzımana sahip ülkemizdeki eTsi Mild Hybrid araçlarda belki de dur kalk trafikte alternatörden daha çok dikkat edilmesi gereken şanzımandır. D modunda şanzıman yoğun trafikte sürekli 1-2 vitesleri atıp, hareket halinde takipte sürekli kavrama halinde aşırı ısınacaktır. Bu yüzdendir ki uzun yol çoğunlukla yapan DQ200 şanzımanlar kavrama değişimi istemeden 350-400 bin km‘leri görebilirken, şehiriçi yoğun kullanımda 100 bin km’ye gelmeden bile kavrama değişimi gerekebilmektedir. Hem alternatör hem de şanzıman ömrünü uzatmak için yoğun trafikte ya S modunda ya da S moduna çekip manuel moda alıp sabit 1. viteste tutmak en etkin çözümdür. D modunda manuele çekerseniz araç ilk vites değişiminde tekrar D moduna alır ancak S modundan manuele geçerseniz bunu yapmayacaktır. Ayrıca dur kalk trafikte takipleri sürekli hareket halinde değil, öndeki araç hareketini bitirip durana kadar bekleyip ondan sonra aracı hareket ettirip, öndeki araca yaklaşınca durmak şeklinde yapmak da aracın sürekli yarım debriyaj yapmasını engelleyecektir.

Not: Dsg şanzımanında kavrama anlarında titreme hissedenlerin kavrama değişimi öncesi, mevcut kavrama durumuna göre şanzımanın adapte edilmesi için şanzıman temel ayarını yaptırmasında fayda var. Yüksek maliyetlere girmeden önce çözüm sağlanabilmekte.

Aracı çok sık kullanmıyorsanız, kullandığınız zamanlarda en az 20-30 dakika kesintisiz sürüş önemlidir. Aracı sadece kısa mesafelerde kullanıyorsanız da bu gereklidir. Bunun nedeni de kısa mesafeler veya az kullanım 48v akünün yeteri kadar dolmasını engeller ve yeteri seviyede dolu olmayan 48v akü BAS yani bilindik adıyla alternatör sistemine daha fazla yük bindirir.

12v akü bu sistem için çok önemlidir çünkü 48v akünün verimli olmasını sağlar. Bu yüzden 12v aküye mutlaka dikkat etmek gerekir ve uyarılar yukarıda da anlatıldığı şekilde sıklaştığında mutlaka değişilmelidir.

Kayış ve gergi zamanında orijinal parçalarla değişmelidir. En ufak ötmede mutlaka müdahale edilmelidir. Diğer araçlarda çok önemli olmasa da bu araçlarda yüksek maliyetli risklerden dolayı hayati öneme sahiptir.

Yazılım güncellemesi özellikle 2021 model araçlarda ortaya çıkan çoğu riski ortadan kaldırmıştır. Aşırı destek torkunu sınırlayan, ısı yönetimini ve start-stop kararlarını optimize eden bu güncellemelerle BAS üzerindeki yük azaltılmıştır.

Aşırı sıcak havalarda, klima da devredeyken aşırı sert kullanımdan kaçınmak gerekir. Bu durumda aşırı ısı artışı meydana gelebilir ve bu da sistemin arızalanmasına neden olabilir. Aslında bu sadece alternatör için değil motorun da sağlığı açısından önemlidir.

Sonuç olarak Volkswagen 48V alternatör en çok “soğuk çalışma, kısa mesafe, dur-kalk ve zayıf akü” şartlarında arızaya yatkındır.

Peugeot 1.2 PureTech Motorlarda Triger Sorunu

PSA grubu üretimi olan ve Peugeot Citroen Opel marka araçlarda çokça kullanılan 1.2 PureTech turbo beslemeli olanları yakıt ve performans olarak gayet beğenilen bir motor. Üstelik 3 silindir motorların sarsıntılı çalışması sorunun aksine bu motor da 3 silindirli olmasına rağmen oldukça sarsıntısız bir motor sayılabilir.

100 beygir 110 beygir 130 beygir ve155 beygirlik seçeneklere sahip olan bu motor Peugeot 208, 301, 308, 2008, 3008, 408, 5008 – Citroen C3, C4, C5 Aircross – Opel Corsa, Crossland, Grandland ve birçok ortak üretim araçta kullanılmakta.

Ancak bu avantajı sağlamak için yapılan işlem başka bir soruna neden olmakta. Genelde araçlarda triger kayışı motorun dış kısmında yer alırken bu motorlarda içeride yer alıyor. Yani bu triger kayışı sürekli sıcak motor yağı ile temas halinde.

Bu durum da triger kayışında kısa sürede yıpranmaya, yıpranma kaynaklı pullanma ve çapakların yağa karışıp yağ filtresi ve yağ pompa süzgecini tıkamaya neden olabilmekte. Hatta olabilmekte demekten de öte kesin bu şekilde sonuçlanan bir durum.

Üretim aşamasında uzun yıllar doğru yağ ile çalışabilmesi testler ile de aslında üretici tarafından hesaplanmış olsa da özellikle ülkemizde HTC tipi yağların pek bilinmemesi kaynaklı olarak ilk nesil Puretech motorlu araçlara çoğunlukla ne tip olduğuna bakılmadan her tip 5w30 yağ kullanıldı. Bu zaten kayışlarda ciddi zararlara neden oldu. Bununla beraber B2297 sertifikaya sahip HTC yağlar kayışa zarar vermiyor olsa da yanma odasından zamanla sızan gazların motor yağına karışması ile yağın yapısını bozması da bir başka neden olarak ortaya çıktı.

Bunlardan kaynaklı olarak da üretici 90 bin km’de triger kayışı değişimini önerse de çoğu kullanıcı 40-60 bin km aralığında kayışlarında ciddi yıpranmalar görebiliyor. Bunu kullanıcının tespit etmesi de aslında mümkün. Motor soğukken yağ dolum kapağını açıp bir fener yardımıyla içine bakarsanız kayışı görebilirsiniz. Bunun yanında motor eskisine göre daha sarsıntılı çalışıyorsa veya yağ basınç uyarısı verdiyse, bu durumu mutlaka kontrol etmeli, triger değişimini mutlaka yaptırmalısınız.

 

Gözle kontrolün yanında fiziki kontrol için aparatlar da mevcut. Bozulmaya başlayan kayışlarda bu durumu en iyi gösteren durum şişmedir. Şişen kayış ufak ufak dökülme yapmaya başlamış anlamına gelir. Kayış kopma riski hala çok yüksek olmasa da yağ pompa süzgeci tıkanma riski başlamıştır.

Bu aparatlar ile kayıştaki şişmeyi nasıl kontrol edebileceğinizi ve bu aparatı nasıl edinebileceğinizi bu videoda öğrenebilirsiniz.


Yağın yapısının bozulabilmesi kaynaklı olarak bu motorlarda daha sık yağ değişimi önerilmekte yani üreticinin bakım aralığını beklememekte fayda var. Daha sık yağ filtresi değişimi ve yağ değişimi ile yağa karışan triger kayışı parçalarının risk oluşturmasını engelleyebilirsiniz.

B2297 sertifikaya sahip Total htc 5w30 üreticinin önerdiği yağdır. Bunun yanında tüm büyük yağ üreticilerinin de aynı sertifikaya sahip HTC tip yağı mevcuttur. Ayrıca 2016 yılından sonra üretilen triger kayışlarında bu soruna karşı önlem alındığı belirtilmektedir. Tabi daha yeni model araç sahiplerinin tecrübelerine bakılırsa tamamen giderildiğini söylemek de mümkün değil.

Sonuç olarak bu motora sahip bir aracınız varsa ciddi motor hasarı yaşamamak için yılda 1 veya 5-7 bin km arası yağ bakımlarını ve en geç 50 bin km’de triger seti değişimini yapmakta fayda var. Bu işlemler yapılırken yağ pompa süzgeci de mutlaka kontrol edilmeli ve temizlenmeli.

Ayrıca bu motorda 30 bin km’de mutlaka bujiler değiştirilmelidir. Bujilerde kırılma meydana gelip pistona zarar vermesi ciddi motor hasarına neden olabilmekte. Değişimde de tercih edilmesi gereken buji tipi NGK ILZKBR7B8DG olarak tavsiye edilmektedir.

 

Otomatik Şanzımanlarda Marka ve Türüne Göre Yağ Değişim Süreleri

Günümüzde ülkemizde otomatik vitesli araç kullanımı arttığından dolayı yaşanan sorunlar da aynı oranda artmakta. Otomatik şanzımanlarda yaşanan sorunların bir kısmı da zamanında değişmeyen şanzıman yağları kaynaklı oluşmakta. İşlevini yitiren yağ, vuruntulu vites geçişlerine, aşırı ısınma kaynaklı şanzımanın kendini korumaya almasına, performans kaybına, vites değişimleri yapılamamasına veya şanzımanın fiziksel zarar görmesine neden olabilmekte.

Birçok otomobil markasında da otomatik şanzıman yağı ömürlüktür gibi bir algı oluşsa da aslında gerçekler farklı. Özellikle ülkemizde ekonomik şartlardan dolayı çok eski araçlar, çok yüksek km lere kadar kullanıldığından dolayı, şanzıman yağı değişimi de belli dönemlerde gerekmekte.

Burada üreticilerin resmi açıklamalarına göre markalara ve şanzıman tiplerine göre yağ değişimi süreleri ne olmalı görebilirsiniz.

BMW

Bmw’de en çok kullanılan şanzıman tipi ZF olmakla beraber GM şanzıman kullanan araçlar da mevcuttur.

ZF 8HP ve ZF 6HP şanzımanlar için Bmw ömür boyu kullanım olarak 160 bin km belirlemiştir ve 160 bin km sonrası şanzıman hatalarında garanti kapsamına almamaktadır. Şanzıman üreticisi ZF için servis aralığı ise 80 bin km’dir.

E kasalarda görülen GM şanzımanlar için ise belirlenen aralık Bmw için de üretici için de aynı olup 70 bin km’dir. GM 6L45 ve GM 6L50 model şanzımanlarda her 70 bin km’de şanzıman yağı ve filtre değişimi yapılmalıdır.

 

LEXUS

Toyota firmasının lüks segment için ürettiği bu marka da aynı Toyota gibi CVT (Sürekli Değişken Transmisyon) şanzıman kullanmakta ve her 60 bin km’de bir değişim önermektedir.

 

Volkswagen, Skoda, Seat, Audi

Bu markalar bilindiği üzere DSG (Doğrudan Vitesli Şanzıman) şanzıman kullanmakta.


DSG şanzımanların bilindiği üzere birkaç farklı tipi var. 6 ileri tipinde resmi servis değişim süresi 60bin km.

7 ileri tipte ise Volkswagen firmasının servis kataloğunda önerdiği süre 80 bin mil yani yaklaşık 128 bin km. Ülkemizde bu süreler çok yüksek gibi görülse de Volkswagen firmasının 2020 yılında yaptığı açıklamada servis sürelerini iki katına çıkarttığı görülebilir.

 

CHEVROLET

Ülkemizde daha çok Cruze modeli ile bilinen Chevrolet markasının kullandığı tam otomatik şanzımanda şanzıman yağı değişim süresi 45 bin mil yani yaklaşık 70 bin km dir.

PSA bünyesine geçmeden önce Opel Astra J kasalar da aynı motor ve şanzımanı kullanmaktadır. Cruze modelleri için piyasada sonradan takılan ekstra şanzıman yağı soğutucular mevcut olup şanzıman performansına belirgin bir katkı sağlamaktadır.

Uzaktan Bağlantı ile Teknik Destek Hizmeti

WhatsApp Destek Hattımız üzerinden bize mesaj atarak Uzaktan Bağlantı ile Teknik Destek Hizmeti hizmeti alabilirsiniz.

PC ve Mac için her türlü yazılımsal sorun, program kurulumu vb uzaktan erişime uygun işlem için destek talebinde bulunabilirsiniz.

Uzaktan Bağlantı ile Teknik Destek Hizmeti

Destek almak istediğiniz bir sorun olduğunda konusunda uzman ekibimiz telefonda sizi en doğru şekilde yönlendirecektir. Rustdesk, Anydesk, Teamviewer veya diğer uzaktan bağlantı uygulamaları ile uzaktan bağlantı ile teknik destek hizmetimiz yaşadığınız sorunların büyük bölümüne anında çözüm üretirken, evinize ya da iş yerinize teknik servis yönlendirilmesine gerek kalmaz, probleminiz hızlıca çözülür.

  • Profesyonel ve Uzman Teknik Destek Ekibi
  • Ev veya İş yerinizde Uzaktan Bağlantı ile Teknik Destek
  • Hızlı ve Kolay Çözüm

Bu sayede yer ve zaman gözetmeksizin ister evde ister iş yerinizde, yüksek donanıma sahip uzman ekiplerimiz tarafından güvenliğinizi aksatmadan daima güvende kalmaya devam edersiniz.