Parrot Security ekibi, etik hackleme ve sızma testleri için kullanılan Debian tabanlı ParrotOS son sürümü 6.3 ü duyurdu.
ParrotOS, güvenlik uzmanları, geliştiriciler ve gizlilik konusunda bilinçli kişiler için tasarlanmış olan Debian Stable tabanlı ÜCRETSİZ ve Açık kaynaklı bir GNU/Linux dağıtımıdır.
Bu sürüm, Linux çekirdeği 6.10 tarafından desteklenmekte ve Airgeddon 11.30, Anonsurf 5.0.0 ve Maltego 4.7.0 dahil olmak üzere güncellenmiş araçlarla birlikte gelmekte.
Yükseltme için de aşağıdaki komutları kullanabilirsiniz:
sudo parrot-upgrade
veya
sudo apt update && sudo apt full-upgrade
ParrotOS 6.3’teki yenilikler
Güçlendirilmiş güvenlik
İyileştirilmiş performans
Güncellenmiş araçlar
Çekirdek ve temel dosyalar $PATH ortam değişkenlerini düzeltmek için yeni düzeltmelerle güncellendi. Ayrıca Firefox başlatıcısının düzgün görüntülenmesini engelleyen bir sorun düzeltildi.
ParrotOS 6.2’de, .ova formatındaki VirtualBox sanal görüntülerinin düzgün çalışmasını engelleyen sorun da düzeltildi.
ParrotOS 6.2 Küçük Güncellemeler
Raspberry Pi Yeni Kernel sürümü 6.6.62
Web sitelerinde daha yeni NextJS sürümü, güncellenen eski bağımlılıklar ve her bileşen için iyileştirmeler
Rocket üzerinde proje kararlılığı, kod yeniden düzenlemesi ve genel iyileştirmeler konusunda asgari güncellemeler
CES 2025 etkinliğinde, NVIDIA yeni nesil ekran kartı olan GeForce RTX 5090 modelini tanıttı. Bu yeni model, grafik performansı ve yapay zeka destekli teknolojilerde önemli yenilikler sunarak, önceki nesil RTX 4000 serisine göre belirgin üstünlüklere sahip.
Teknik Özellikleri ve Yenilikler
GeForce RTX 5090, NVIDIA’nın Blackwell mimarisi üzerine inşa edilmiş olup 32 GB GDDR7 belleğe sahip yani bir önceki nesil RTX 4090’ın 24 GB GDDR6X belleğine göre ciddi seviyede artış mevcut. Ayrıca, 21760 CUDA çekirdeği ile de gayet yüksek bir işlem gücü sunmakta.
Yeni DLSS 4 teknolojisine sahip bu kart, yapay zeka kullanarak kare oluşturma sürecini geliştirmekte ve bu sayede geleneksel render yöntemlerine göre sekiz kata kadar daha hızlıdır.
GeForce RTX 5090
Nvidia RTX 4090 ile Farkları
RTX 5090, RTX 4090’a göre %20 ila %40 arasında daha yüksek performans sunabilmekte. Bu artış, daha yüksek CUDA çekirdek sayısı, gelişmiş bellek teknolojisi ve DLSS 4 sayesinde elde edilebiliyor.
Nvidia RTX5090 serisinde kullanılan DLSS 4, yapay zeka destekli kare üretimi ile performansı artırırken, görüntü kalitesini de iyileştiriyor. Ayrıca, RTX (VSR) Video Super Resolution özelliği ve HDR videoları yükseltme yeteneği ile daha geniş bir uyumluluk sunmakta.
NVIDIA, GeForce RTX 5090 ekran kartını 30 Ocak 2025 tarihinde piyasaya sürdü.
Dünya genelinde Nvidia RTX 5090’ın başlangıç fiyatı 1999 ABD doları olarak belirlenirken NVIDIA Türkiye’nin resmi web sitesinde RTX 5090 başlangıç fiyatı 92849 TL olarak listelendi. Ancak, bu fiyatın distribütörler ve perakendeciler tarafından belirlenen nihai satış fiyatlarından farklı olabileceğini unutmamak gerekir ki ön siparişlerde çok farklı fiyatlar görebilmek mümkün.
Çin merkezli geliştirilen yapay zeka DeepSeek, yenilikçi özellikleri, daha düşük maliyet ve daha az çip ile geliştirilen altyapısı ile bir anda en popüler yapay zeka modeli haline geldi.
Kullanıcı dostu arayüzü ve açık kaynaklı olması yani tamamen ücretsiz olmasıyla bir anda mobil cihazlara en çok indirilen yapay zeka asistanlarından biri haline geldi. HongKong merkezli High-Flyer Capital Management fonunun desteğiyle geliştirildiği açıklanan DeepSeek R1 modeli, 2 bin Nvidia çipi ve toplamda yaklaşık 6 milyon dolar maliyetiyle bugüne kadar milyarlarca dolar değer ifade eden yapay zeka şirketlerinde ciddi hisse düşüşüne neden oldu.
DeepSeek ile Küresel Çip ve Yapay Zeka Şirketleri Hisselerinde Düşüş
DeepSeek kullanımının hızla artması ile küresel çip şirketlerinin hisselerinde de ciddi düşüşler meydana geldi. Çip makineleri üreticisi ASML hisseleri yüzde 9’a yakın düşerken, Nvidia ve Broadcom gibi devlerin düşük yüzde 10’un üzerinde oldu. AMD hisselerindeki düşük yüzde 4’ü aşarken bir diğer büyük üretici ARM hisselerindeki düşüş de yüzde 9’u buldu.
Yapay zeka modeli geliştiricisi global şirketlerden Microsoft hisseleri yüzde 4, Amazon ve Meta hisseleri ise yüzde 3 civarı düşüş yaşadı. Yapay zeka modeli geliştiren şirketlerdeki düşüşün en büyük nedeni bu şirketlerin ücretli modelleri mevcutken, DeepSeek’in tamamen ücretsiz olması.
Şu an için DeepSeek hala en gelişmiş yapay zeka modeli olarak görülmese de bu kadar kısa süre ve maliyetle bu seviyeye gelmesi, geleceğinin parlak olduğunu göstermekte.
DeepSeek Nasıl Kullanılır
Bilgisayardan erişim için öncelikle DeepSeek sayfasına giriş yapmanız gerekmekte. Bu linke tıklayarak erişebilirsiniz.
DeepSeek Yapay Zeka Sohbet Robotu
Start Now‘a tıklayınca ardından açılan giriş ekranında Kayıt Ol kısmından E-posta adresiniz ve yeni oluşturacağınız şifre ile giriş yapabilirsiniz.
Son dönemde yoğun siber saldırı altında olduklarını belirttikleri için web arayüzünden kayıtlar durdurulmuş durumda ancak mobil uygulamalar üzerinden kayıtlar hala aktif.
Bunun için AppStore veya Google Play Store üzerinden DeepSeek uygulamasını indirip kayıt olabilirsiniz.
Şu an için sadece Türkiye’de E-posta ile kayıt seçeneği mevcut.
DeepSeek’e giriş yaptıktan sonra karşınıza gelecek ekran aslında çok aşina olduğunuz bir ekran. Neredeyse ChatGPT ile birebir benzerliğe sahip sade bir yapay zeka sohbet ekranı ile karşılaşacaksınız.
Burada diğer yapay zeka sohbet robotlarındaki gibi işlemlerinizi gerçekleştirebilirsiniz. Daha yeni olması ve son dönemde yaşanan siber saldırı sorunları kaynaklı olarak son dönemde bir yavaşlık mevcut.
Facebook ve Instagram üzerinde oluşturacağınız reklam kampanyalarının ne seviyede etkili olduğunu ölçmenize yarayan kod sistemi Facebook Piksel olarak adlandırılmakta.
Meta Business Suite üzerinde oluşturduğunuz reklamlarınızdaki Facebook Piksel kodunu, web sitesiniz üzerine yerleştirerek, ziyaretçi trafiğini tam olarak ölçebilirsiniz. Ancak bazı kullanıcılar bu işlemi yaparken hatalar alabilmekte. En bilindik hatalardan biri de MANAGE_PIXELS_AUDIT_NEEDED hatası.
Tam olarak hatanın açıklamasında ise şu yazmakta:
(#10) You do not have permission to perform this action. This action requires that you can MANAGE_PIXELS_AUDIT_NEEDED for this business account.
Facebook Piksel MANAGE_PIXELS_AUDIT_NEEDED
Bu hatayı aldığınızda önce ilgili işletme hesabına bağlı olan Reklam Yöneticisi sayfasına girin.
Ardından İşletme Ayarları‘na girin ve Veri Kaynakları‘nda Pikseller seçeneğine tıklayın.
Burada ilgili Piksel‘i seçip Varlıklar Bağlayın seçeneğine tıklayın.
Çıkan ekranda Diğer İşletme Varlıkları seçeneğine tıkladıktan sonra karşınıza çıkan reklam hesaplarından ilgili varlığa tik koyup Ekle‘ye basın.
Bu işlem sonrası, açılan ekranda Bağlı Varlıklar bölümünde, ilgili reklam hesabını bağlı olarak görüyorsanız işlem tamalanmış demektir.
Bilgisayarınızda kullandığınız SSDHDD sabit diskinizde, harici olarak taktığınız harici disk veya flash diskinizde herhangi bir dosyayı sildiğinizde tamamen silindiğini düşünseniz de aslında kurtarılabilir şekilde bu diskin içinde var olmaya devam ediyor. Bu şahsi bilgisayarınızda bir sorun oluşturmazken, eğer bilgisayarınızı veya bu harici diskinizi satacaksanız, kişisel verilerinizin korunması açısından risk oluşturabilmekte.
Bu yüzden Wiping olarak da bilinen aslında diski anlamsız verilerle tamamen doldurup tekrar boşaltma yöntemi normal kullanıcılar için en ideal yöntemlerin başında geliyor.
Bununla beraber Low Level Format işlemi de temelli veri temizleme yöntemlerinden biridir. Diskteki tüm MBR ve tablo bilgilerini silip, tüm bitler 0 olacak şekilde ayarlamaktadır.
Normalde bilgisayarınızda bir dosyayı sildiğinizde, işletim sistemi bu dosyayı üzerine yazılabilir olarak işaretliyor ve kalan boş alan dolana kadar da bu silinen dosyanın mevcut işaretli halinin üzerine veri yazmıyor. Yani bu veriyi tamamen yok etmek için tüm boş alanın doldurulması gerekiyor. Wiping işlemi de her verinin üzerine 35 defa anlamsız veriler ile dolduruyor ve verilerin kurtarılması mümkün olmuyor.
Bu işlemi programlar ile yapabilirken yerleşik Windows komutları ile de yapmanız mümkün. Bunun için önce Windows+R tuşlarına basarak Çalıştır ekranını açın.
Ardından CMD yazıp Enter‘a basın. Böylece Komut İstemi ekranı açılacaktır.
Komut girişini yapmadan önce tamamen silinmesini istediğiniz sabit diski veya harici diski belirleyip, sürücü harfini not edip, biçimlendirme işlemini yapın.
Sonra Komut Ekranında aşağıdaki kodu ve : sonrası sürücü harfini girin. Örneğin harici diskinizin sürücü harfi E olsun;
cipher /w:e
Enter‘a basın. Boş alanlara arka arkaya veri yazıp silerek, bir süre işlem devam edip sonuçlanacaktır.
Yazılımsal yöntemler kesin sonuç verebiliyor olsa da her zaman fiziksel müdahale en garanti çözümdür. Eğer verilerin kimsenin eline kesin olarak geçmesini engellemek istiyorsanız, diski fiziki olarak hasara uğratmanız en etkili çözümdür.
Bilindiği üzere Windows 11 çıktığı günden beri yüksek donanım ihtiyacıyla beraber TPM 2.0 zorunluluğuyla eski ve zayıf donanımlı bilgisayarlara kurulamıyordu. Bazı yöntemlerle bu engeller geçilse de performans olarak çok yetersiz kalıyor ve Windows 10 hatta daha eski Windows sürümlerine geçiş tercih edilmek zorunda kalınıyordu. Artık Windows 11 LTSC sürümü ile eski Windows sürümlerine dönmeniz gerekmeyecek.
LTSC yani açılımı Long Term Servicing Channel olan Windows sürümleri uzun dönem güvenlik güncellemeleri alacak şirketler için geliştirilmiş Windows sürümleri aslında. En temel özellikleri sade bir Windows deneyimi sunması ve Windows 8 ile beraber Windows sistemlere dahil olan Metro uygulamalarını içinde barındırmaması. Bununla beraber sistemi yoran birçok ek özellik ve görsel öğeler varsayılan olarak kapalı gelmekte.
Windows 11 LTSC
Enterprise LTSC olarak geçen sürümler aslında önceki Windows sürümlerinde de mevcut olmasına rağmen güncelleme desteği yetersizdi. Örneğin Windows 10 LTSC sürümü uzun süre 1809 üstüne güncelleme almayıp, en son olarak da 21H2 güncellemesini aldı. Bu da birçok yeni nesil uygulama ve oyunun LTSC sürümünde uzun süre çalışamamasına neden oldu.
Windows 11 LTSC sürümü ise 24H2 yani 2024 ikinci yarısında gelen en son güncellemeyi kapsamakta. Tam adı Windows 11 IoT Enterprise LTSC 24H2 olan bu sürümü eski, TPM 2.0 desteği ve Secure Boot olmayan bilgisayarlara ise kurmak mümkün. Minimum donanım gereksinimleri olarak 2 çekirdek işlemci, 2 gb ram ve 16 gb depolama alanı önerilen bu sürüm ortalama bilgisayarlar için çok ideal. Ayrıca Microsoft’un resmi açıklamasına göre de 2034 yılı sonuna kadar da destek alacak.
Kurulum için öncelikle ISO dosyasını indirmeniz gerekiyor. Microsoft’un web sitesinde EVALUATION sürümleri mevcut ancak bunları indirince lisanslama yapmanız mümkün değil. Bu yüzden indirmeniz gerekenler
Microsoft üzerinden doğrudan indirdiğiniz dosyanın sonuna .iso uzantısını eklemeniz gerekmekte.
Buradan tercih ettiğiniz sürümü Rufus ile flash diske yazmanız gerekmekte. Bunu nasıl yapacağınızla ilgili Windows 10 Kurulum ve Format İşlemi konulu makalemizi inceleyebilirsiniz.
Ardından yine üstteki makaledeki gibi bilgisayarınızda Boot aygıtları sırasında Windows 11 IoT LTSC iso dosyasını yazdırdığınız flash diski seçerek kuruluma başlayabilirsiniz.
Bu işlemden sonra Windows 8’le başlayan ancak Windows 10’la beraber bilgisayarları ciddi seviyede yoran arkaplan servislerini kapatmanız, daha da hızlı bir Windows kullanımı sağlayacaktır.
Bunun için arama çubuğuna Powershell yazıp gelen seçeneklerden Yönetici Olarak Çalıştır‘ı seçin. Ardından çıkan komut ekranında
irm "https://christitus.com/win" | iex
yazıp, Enter‘a basın. Kısa süre sonra karşınıza GitHub depolarından Chris Titus Tech’s Windows Utility ekranı çıkacak. Buradan Windows 11 ince ayarlarıyla ilgili birçok işlem yapabilir, temel birçok yazılımı indirebilirsiniz. Burada performans ayarlarını yapmak için üst menüden Tweaks seçeneğine tıklayın.
Chris Titus Tech’s Windows Utility
Ardından Standard seçeneğine tıklayıp Run Tweaks‘e basarak çalıştırın. Bu şekilde Windows 11 işletim sisteminde performans kaybına neden olan bazı özelliklerin iptali ile kullanım kolaylığı sağlayan bazı özellikleri aktifleştirmiş olacaksınız.
Tweaks done bilgisinden sonra bilgisayarınızı yeniden başlatarak tamamen resmi ve üzerinde oynanmamış hafif Windows 11 sürümünüzü kullanmaya başlayabilirsiniz.
İster kendiniz eklemiş olun ister herhangi bir websitesi veya foruma kaydınız hatta sosyal medya hesaplarınız olsun zamanla Google veritabanında yer edinir. Eskiye dair beğenmediğiniz veya artık olmasını istemediğiniz kayıtların da hala gözüküyor olması sizi rahatsız edebilir. Bu durumda Google Aramadan kendinizi silmeniz mümkün.
Bunun için öncelikle Google arama ekranını açıp “Google Arama’dan kişisel içerik kaldırma talebinde bulunma” diye aratıp çıkan ya da doğrudan bu linke giriş yaparak ilgili başvuru sayfasına giriş yapabilirsiniz.
Google Arama’dan Kişisel İçerik Kaldırma Talebi
Burada hangi bilgilerinizin kaldırılmasını istediğinizi seçtikten sonra Sonraki butonuna tıklayın ve devamında gelen ekranda aşağıdakilerden uygun olanı seçerek başvurunuzu tamamlayabilirsiniz.
Resmi kimlik numaraları
Bu seçeneklerden sonra ilgili linkleri, ekran görüntülerini ve arama terimlerini de paylaşmanız gerekmekte. Bu şekilde ne şekilde arandığında hangi sonuçların çıktığını ve nelerin kaldırılmasını istediğinizi de belirtmiş olursunuz.
Ayrıca 18 yaşından küçüklerin de bilgilerinin silinmesini talep edebilirsiniz. Çocukların fotoğraflarının kötü amaçlı kişilerin eline geçmesini engellemek adına bu özelliği kullanmanızda fayda var.
Google, talebinizi inceledikten sonra ve genellikle birkaç hafta içinde geri dönüş yapar. Geçerli bir neden sunarsanız muhtemelen talebiniz olumlu yönde kabul edilecektir.
Eğer talebiniz reddedilirse, itiraz hakkınız veya eksik bilgileri tamamlama imkanınız var. Buna rağmen Google arama sonuçlarından yine de kaldırılmazsa, Kişisel Verileri Koruma Kurumu‘na başvurabilirsiniz.
Whatsapp çatı şirketi Meta 2025 yılı itibariyle desteklenmeyecek telefonları açıkladı.
2025 yılının başlamasıyla beraber birçok eski model cep telefonu için de Whatsapp desteği son buluyor. Aslında modelden ziyade bu akıllı telefonların içlerinde bulundurdukları mobil işletim sisteminin Whatsapp için yeterli olmaması kaynaklı bir durum bu.
Samsung Galaxy
Android güncellemelerini alamayan ve güncellemeleri de alamadığı için Whatsapp çalıştıramayacak telefonlar şunlar:
Motorola Moto G1 – Motorola Moto E 2014 – Motorola Razr HD HTC Desire 500 – HTC Desire 601 – HTC One X – HTC One X+ LG G2 Mini – LG Optimus G – LG Nexus 4 – LG L90 Samsung Galaxy Ace 3 – Samsung Galaxy Note 2 – Samsung Galaxy S3 – Samsung Galaxy S4 Mini Sony Xperia SP – Sony Xperia T – Sony Xperia V – Sony Xperia Z
Resmi olarak Android 5.0 ve üzeri güncelleme alamayan bu modeller için Whatsapp desteği son bulmuş durumda.
Tabi Android kullanan cihazlar için çareler tamamen tükenmiş olmuyor. Çoğu teknoloji meraklısının bildiği üzere Custom Rom diye tabir edilen, bazı ekstra özellikler, daha yüksek Android sürümü desteği sağlayan sistemler mevcut ve bu yukarıdaki cihazlara da kurulum yapabilme imkanı var.
Android Telefonlarda Whatsapp Desteği
Ancak bu resmi olarak hazırlanan sürümler olmadığından, güvenlik açığı oluşturabilmekle beraber telefonunun tüm donanımının da kusursuz çalışacağının garantisini vermemekte. Ayrıca bu güvenlik açığı nedenli olarak da birçok bankacılık uygulaması çalışmamakta. Yine de Xda Forumlarında, deneyenler tarafından olumlu dönüşler alınan Custom Romları deneyebilirsiniz.
iPhone Whatsapp Desteği Hangi Modeller İçin Devam Ediyor?
iPhone tarafında ise şu an için hala iOS 12.0 ve daha yeni sürüme sahip cihazlar Whatsapp çalıştırmak için yeterli. Bu iPhone 5s ve üstü modellerde hala kullanılabilir anlamına geliyor. 64-bit işlemci mimarili olan ilk iPhone modeli 5S günümüz için hala desteklese de Mayıs ayı itibariyle iOS desteğinin sadece 15.1 üzerine verileceği açıklandı.
iPhone Whatsapp Desteği
Bu durumda da günümüzde Whatsapp kullanılabilir durumda olan iPhone 5S, iPhone 6 ve iPhone 6 Plus modellerinde de artık Whatsapp kullanılamayacak.
Android telefonların aksine iOS tabanlı telefonlarda ne yazıkki Custom ROM vb bir çözüm bulunmuyor. Bu model sahiplerinin Whatsapp kullanmaya devam etmek için daha yeni model bir telefon edinmekten başka çareleri kalmıyor.
Bazı durumlarda akıllı telefonunuz veya bilgisayarınızı tamamen güçten kesip yeniden başlatmak, sistemsel yavaşlamalara hatta takılmalara çözüm olabilmekte. Bu durumda yeniden başlatmaya zorlamak veya iPhone resetlemek de olarak bilinen işlem gerekebilir. Bigisayarda bunu yapmak gayet kolay ve bilinir bir yöntemken iPhone‘larda bilinemeyebiliyor.
İlk nesil iPhone modelinden son dokunmatik tuşu olmayan yani iPhone 6s ve daha eski modellerde bu işlem Açma Kapama Tuşu ve Home tuşuna aynanda basılı tutmak şeklindeydi.
Apple logosu çıkana kadar basılı tutmanız yeterliydi bu işlemde. Telefonunuz kilitlendiyse, ağır çalışıyorsa, bazı uygulamalar yanıt vermiyorsa bu yöntemle çözülebiliyordu.
Ancak iPhone 7 ve sonrası modellerde ya Home tuşu dokunmatik oldu ya da tamamen kaldırıldı. Bu durumda fiziki bir Home tuşu olmadığından bu tuşu kullarak resetleme işlemi artık mümkün olmaz hale geldi.
Bu durumda da yapmanız gereken aslında zor değil.
iPhone Resetlemek
iPhone 7 ve sonrası modellerde resetleme işlemi için sırayla ve hızlı şekilde önce Ses Yükseltme tuşuna hızlıca basıp bırakın, ardından Ses Kısma tuşuna hızlıca basıp bırakın ve Açma Kapama tuşuna basılı tutun.
Normalde Açma Kapama tuşuna basılı tutarsan kapatmak için kaydırın bildirimi çıkar ve kaydırılmadan kapanmaz.
Ancak bu işlem sonrası telefon yeniden başlatmaya zorlanacaktır. Bu şekilde bazı özellikleri doğru çalışmayan, batarya doluluğunu doğru göstermeyen veya benzeri bir sorun yaşayan Apple iPhone telefonunuzun problemini düzeltebilirsiniz.
Tabi donanımsal veya yazılımsal bir sorun durumunda sadece bu resetleme işlemi her zaman çözüm olmayabilir. Bu gibi durumlarda telefonunuzun tam bir yedeğini iTunes ile bilgisayarınıza alıp, telefona Hard Reset işlemi yapmanızda fayda var.
Eğer bu şekilde çözüm olmazsa da yine yedek alma işlemi sonrası telefonunuzu en güncel iOS sürümüne yükselterek de deneyebilirsiniz.
Bu işlem donanımsal sorunlarda çoğunlukla fayda etmeyecektir. Örneğin dokunmatik ekran hataları, yakınlık sensörünün çalışmaması, batarya kapasite arızaları, home tuşu bozuk çalışması gibi donanımsal arızalar donanımsal müdahale veya değişim gerektirmektedir.
Bazı Bmw marka araçlarda özellikle de F20 serisinde birçok kullanıcı yağmurlu havalarda aracın kendi kendine ani frenleme yapmasından şikayetçi.
Bu ani frenleme sadece yağmurlu havalarda görülse de aslında yağmurlu havaya özel bir durum değil. Tamamen sileceğin çalışmasına bağlı olarak gerçekleşen bir durum. Araç kullanıcıları da sadece yağmur yağarken sileceklerini sürekli açık tuttuğu için veya yağmur sensörü otomatik olarak silecekleri çalıştırdığı için bu sorun yağışlı zamanlarda ortaya çıkıyor.
Sorunun kaynağına gelirsek de sorun aslında Bmw’nin kullandığı bir fren diski temizleme teknolojisinin arıza yapmasından kaynaklanıyor.
Bu sistemin adı BMW Brake Drying yani Bmw Fren Kurutma Sistemi
Çalışma şekli de bu videoda anlatıldığı şekilde yağmurlu havalarda disk üzerindeki nemi balatalarla temizlemek. Bunu da aracın frenlerini aracı yavaşlatmayacak ama disk yüzeyini temizleyecek seviyede sıkarak yapıyor. Bu sistem sadece 80 km/s hızın üzerinde seyir halindeyken devreye giriyor.
DSC sistemine bağlı bu temizleme işlemi doğru olarak çalıştığında aslında çok başarılı bir sistem. Ancak arıza durumunda sert frenleme yapıp kaza riski oluşturabiliyor.
Disk veya balata değişiminde yapılan yanlış bir işlemin etkisi olabilmekle beraber ABS beyni arızası en olası neden. ABS beyinlerinde görünür donanımsal veya yazılımsal bir hata olmasa da ABS beyni değişimi ile çözülüyor genelde.
Değişim öncesi ABS beyni tamiri de mümkün. Donanımsal bir hata gözükmüyorsa ABS beyni yazılımı baştan yüklenip, hidrolik pompası kalibrasyonu da çözümlerden biri. Hatta değişim öncesi mutlaka denenmesi gereken yöntemlerin başında geliyor. Bununla beraber fren hidroliği değişimi de denenmesi gereken bir yöntem.
Bununla beraber yenilikçi bir teknoloji olsa da hayati bir özellik değil. Yazılımsal olarak kodlama ile araç beyninden iptali yapılabilir. Yüksek maliyetli ABS beyni değişimi yerine sistemin iptali de düşünülebilir bir yöntem.
Hiçbir işlem yapmadan bu şekilde aracınızı kullanıp sorun yaşamak istemiyorsanız da otomatik silecek fonksiyonunu kapatabilirsiniz. Bu çok kullanışlı bir çözüm olmasa da aracın ani frenleme yapmasının önüne geçecektir.