Etiket arşivi: homepage

Uzaktan Bağlantı ile Teknik Destek Hizmeti

WhatsApp Destek Hattımız üzerinden bize mesaj atarak Uzaktan Bağlantı ile Teknik Destek Hizmeti hizmeti alabilirsiniz.

PC ve Mac için her türlü yazılımsal sorun, program kurulumu vb uzaktan erişime uygun işlem için destek talebinde bulunabilirsiniz.

Uzaktan Bağlantı ile Teknik Destek Hizmeti

Destek almak istediğiniz bir sorun olduğunda konusunda uzman ekibimiz telefonda sizi en doğru şekilde yönlendirecektir. Rustdesk, Anydesk, Teamviewer veya diğer uzaktan bağlantı uygulamaları ile uzaktan bağlantı ile teknik destek hizmetimiz yaşadığınız sorunların büyük bölümüne anında çözüm üretirken, evinize ya da iş yerinize teknik servis yönlendirilmesine gerek kalmaz, probleminiz hızlıca çözülür.

  • Profesyonel ve Uzman Teknik Destek Ekibi
  • Ev veya İş yerinizde Uzaktan Bağlantı ile Teknik Destek
  • Hızlı ve Kolay Çözüm

Bu sayede yer ve zaman gözetmeksizin ister evde ister iş yerinizde, yüksek donanıma sahip uzman ekiplerimiz tarafından güvenliğinizi aksatmadan daima güvende kalmaya devam edersiniz.

 

Araba Satın Almadan Önce Kontrol Edilmesi Gerekenler

Bu rehber, ikinci el araç satın almadan önce bakarak, dokunarak ve basit kontrollerle bir aracın geçmişi hakkında mümkün olan en net fikri edinmenize yardımcı olacak. Günümüzde otomobil fiyatlarının çok yüksek seviyeler ulaştığı düşünülürse kurumsal bir profesyonel ekspertiz hizmeti almanız ciddi öneme sahip olmakla beraber öncesinde sizin de mümkün olan en detaylı incelemeyi yapabilmeniz de önemli.

Tabi aracın yanına gidip bu kontrolleri yapmadan önce mevcut bilgilerle resmi kayıtları öncelikli olarak kontrol etmenizde fayda var. 5664‘e aracın plakasını bitişik olarak yazıp gönderirseniz (örn: 34XY123) aracın hasar kayıt bilgilerine erişebilirsiniz. Eğer Ağır Hasarlı, Pert veya Tam Ziya yazısı görürseniz bu aracın daha önce ağır hasar görüp onarılıp, araç muayenesi yapılarak tekrar trafiğe çıktığını gösterir. Gelen mesajdaki şase kodu ile aracın üzerindeki kodu mutlaka eşleştirin.

Çarpma, Çarpışma, Sel Hasarı, vb gibi hasar bilgileri de yaşanan hasarın tutarlarını gösterir. Buradaki tutarlar ağır hasar durumundaki de dahil olmakla beraber bazen tamamen mevcut aracın aldığı hasarın miktarını göstermeyebilmekte. Karşı araç veya zarar gören diğer yerin tutarı da eklenebilmekte yanlışlıkla.

Bunlarla beraber tutarsız olarak gördüğünüz hasarlar hem bu aracın o kazadan kayda değer hasar almadığı anlamına da gelebilmekle beraber, aldığı hasarın sigorta kayıtlarına düşülmeden özel bir serviste yapıldığı anlamına da gelebilir. Yani genel kanının aksine yanında tutar gözükmeyen kayıtlar aslında SIFIR değildir.

Ülkemizde çokça görülen km düşürme vakalarında da her ne kadar profesyonel olarak gizlemek mümkünse de ön kontrol olarak HGS KM SORGULAMA hizmetiyle araç genel muayene giriş kayıtları kontrol edilebilir. Aracın genel muayenelere hangi tarihler ve hangi km lerde girdiğini görebilirsiniz. Hem tarih km tutarlılığını görebilir, hem de aracın muayene aralıklarına bakarak bazı fikirler edinebilirsiniz. Örneğin binek araç olarak düşündüğünüz klasik bir sedan araç her yıl muayeneye girmişse taksi olarak çalışmış olabilir. Ya da her ne kadar hasar kaydında gözükmesi gerekiyorsa da 2 yıldan kayda değer bir zaman önce girmişse, ağır hasar alıp tekrar trafiğe çıkmak için muayeneye sokulmuş olabilir.

Resmi olarak diğer bazı detaylara da erişmeniz mümkün ama genel olarak bu iki bilgi önemli. Ayrıca araç yetkili servis bakımlı bir araçsa, yetkili servis kayıtlarını isteyebilirsiniz. Özellikle garanti dönemindeki araçlarda yetkili servis harici işlem yaptırmak garanti dışı bırakacağı için kullanıcılar dışarıda herhangi bir işlem yapmayacaktır. Eğer garanti süreci içerisinde garanti kapsamında çıktıysa da şüphelenmenizde fayda vardır.

Araca Nasıl Bakmalısınız?

Aracı ilk gördüğünüz an, acele etmeyin. Aracın tam olarak etrafını dolaşın ve özellikle gün ışığında bakmaya özen gösterin. Islak, yeni yıkanmış araçlar kusurları gizler.

Boyalı Parçalar Nasıl Anlaşılır?

Renk Tonu ve Vernik Farkı

Aynı renkte bile olsa boyalı parça, farklı ışıkta kendini ele verir. Kaporta çizgileri boyunca eğilip bakın. Tüm kaportada detaylı olarak yakından inceleyerek aşağıdakileri kontrol edin.

-Portakal kabuğu dokusu
-Vernik dalgalanması
-Mat-parlak geçişleri
-Boya üstü pütürtüler
-Boya kabarmaları
-Aynı tarafta farklı parçalardaki renk ton farkı

Boya Kalınlık Ölçer Yoksa Ne Yapılır?

Boya kalınlık ölçer kapasitelerine göre farklı fiyatlara sahip olsa da uygun fiyatlı modeller de otomobil boyalı parçaları tespitinde yeterli olmaktadır. Yine de elinizde bir boya kalınlık ölçer yoksa:

-Kapı içi, bagaj içi, kaput altı gibi gizli bölgelerde boya var mı bakın. Bunu anlamak için dıştan içe geçiş noktalarını incelemeniz yeterli olacaktır. Örneğin bir kapı boyandıysa dış yüzeyi boyanacaktır ve köşe noktalarda bitiş noktaları belli olacaktır.

Ayrıca kaput içindeki boşluklar ve bagaj kapağı içindeki boşlukların içine ışık tutarak boya kalıntısı var mı ona dikkat edin. Erişilemeyen bu gizli bölgelere boya geldiyse bu parça boyanmış demektir.

-Kapılarda olsun, bagaj ve kaputta menteşe ile ek noktalarında vida başlarında boya çatlağı var mı kontrol edin

Bu yukarıdaki kontrollerde tespit edemediğiniz boyalı parçalar olması mümkün olabilir. Boya kalınlık ölçer ile bile tespit edemeyeceğiniz boyama işlemleri yapılabilmekte. Genelde bu tarz boyama işlemleri çok maliyetli olup pahalı, lüks araçlarda yapılmakta.

Değişen Parça mı? Sök-Tak mı?

Değişen Parça Belirtileri

-Vida başları yeni ve parlak görünür. Tabi eskitme yöntemi ile bu da gizlenebilmekte.
-Ön panel, kapı, bagaj kapağı gibi parçalarda marka modele bağlı olarak bazı etiketler bulunabilir. Bunların eksikliği parçanın değişmiş olduğu konusunda ihtimal oluştursa da etiket eksikliği kesin olarak parça değiştiği anlamı taşımaz.
-Parçalar üzerindeki üretim tarihleri ve üretici logoları bulunur. Mevcut parçanın orijinal veya yan sanayi olup olmadığını, parça kodu görünür bir yerdeyse de eğer yeni tarihli ise sonradan değiştiğini tespit edebilirsiniz.

Sökülüp Takılmış Parça Nasıl Anlaşılır?

-Vidalar söküldüğü veya gevşetildiği için vida izleri ovalleşmiştir.
-Vida altındaki boya altında anahtar izi vardır.
-Ayar boşlukları eşit değildir ve bu bir işlem yapıldığını gösterir.

Değişen ve Sök Tak konusunu tam olarak ayırt etmek mümkün değildir. Eğer parçanın vidaları işlemli olursa ancak parça orijinal ve tarihi uyuyorsa genel kanı olarak Sök Tak kabul edilir. 

Tabi boyama işlemindeki gibi bunda da vida işlemlerini gizleyici yöntemler mevcuttur. Vida etrafı maskelenerek boyama işlemi yapılarak işlemsiz gösterilebilmektedir. Bu durumda boya kalınlık ölçüm cihazı ile vida üstü ve vida taban bölgesindeki boya kalınlığı ölçülerek fark var mı tespit edilmesi gerekir. Bu boya kalınlığını da eşitleyenler de olduğundan yine tespit %100 doğru olmayabilir.

Tavan: Kesme – Ekleme – Kaynak Var mı?

Tavan aracın kritik bir bölgesi olmakla beraber her tavan işlemi veya değişimi aracın ciddi hasar aldığı anlamına gelmez. Aracın tavanına park halinde bir cisim düşmesi kaynaklı çok fazla tavan değişimi yapılabilmektedir. Bu durumda perde hava yastıkları da tamir işlemi görmeden yeni tavana aktarılabilir. Kayıtlı işlemlerde öncesinin de kaydı olduğu sürece korkmanız gerekmez.

Tavan konusunda ilk bakmanız gereken aslında aracın ruhsatı ve tam model paket bilgisidir. Çünkü tavan işlemlerinde gizleme amaçlı değişimlerde özellikle de değişirken araca değer kazandırmak için orijinalde cam tavan olmayan araçlara cam tavanlar eklenmektedir. Bunu da aracın şase koduyla üreticiden sorgulayarak mevcut araçta ne tip tavan var öğrenebilirsiniz.

Tavan Puntoları Nasıl Olmalı?

Tavan puntolarını görebilmeniz için kapı içlerindeki fitilleri çıkarmanız gerekir. Tamamen çıkarmadan tavan kısımlarını kolayca ayırıp puntolara bakabilirsiniz. Orijinal puntolar:

-Yuvarlak
-Eşit aralıklı
-Üzeri fabrika boyasıyla kaplı

Sonradan yapılan kaynaklarda:

-Düz kaynak izi
-Dalgalı sac
-Macun izleri
-Düzensiz puntolar

Tavan Döşemesini Kontrol Edin

Bu işlemleri çok profesyonel olarak yapanlar, tavan döşemesi de zarar gördüyse onu da değiştirenler olmakla beraber ülkemizde genelde yapılmaz. Yani tavanda bir işlem varsa mutlaka tavan döşemesinde iz olur.

Ayrıca sökme takma sırasında kırılanlar klipsler de olabilmekte. Tabi her tavan döşemesi sökülmesi tavanın değiştiği anlamına gelmez. Tavan döşemesinin zamana veya dış etkenlere bağlı olarak eskimesi kaynaklı yenilemesi yapılmış olabilmekle beraber aracın bir kaza sırasında perde hava yastıklarını açarak tavan döşemesine iz bırakmış olma ihtimali de vardır.

Eğer tavan döşemesinde yan hizada baştan sonra çizgi şeklinde bir katlanma izi mevcutsa, mutlaka perde hava yastıkları da dikkatlice kontrol edilmelidir.

Şase ve Podye Kontrolleri (ÖNEMLİ)

Şase Düzgün mü?

Şase motorun ön tarafına doğru sağda solda görebileceğiniz kısımlardır temel olarak. Daha doğrusu önde gördüğünüz şase koludur ve aracın tüm motor ile çevre aksamı buna tutunur.

Motor etrafından bakıp görebileceğiniz kısım işaretli alanlar olup, dalgalanma, boya farkı veya kaynak izi olmaması gerekmektedir eğer şase işlemsiz bir araç arıyorsanız.

Tabi bu sadece üst bölgeden görebileceğiniz kadarı. Aracın altından ve hatta koruma mufazalarının da açılarak kontrol edilmesi gerekmekte kesin emin olmak için. Ancak bu bölgede ve podye bölgesinde herhangi bir işlem gözükmüyor, araçta bir hasar kaydı ve değişen de yoksa, muhtemelen şase de işlemsizdir. Şaseye zarar verebilecek kazalarda parça değişimi olmaması mümkün değildir.

Podye Bölgesi (Amortisör Kuleleri)

Amortisör kuleleri ve onlara bitişik olan aracın iki yanını destekleyen kısım podye diye bilinir.

Birçok araçta motor kaputu açılınca gayet net bir şekilde görülebilir. Bu kısımlarda kaynak, kesme izi olmamalıdır. İki taraf simetrik olmalı birleşim noktalarındaki mastik fabrikasyon şeklini korumuş olmalıdır.

Tabi fabrikasyon şekline uygun olarak mastik çekebilen ve boyayarak da orijinal imajı yaratabilen ustaların olduğu da unutulmamalı.

Burada işlemli podyeleri görebilirsiniz. Profesyonel onarımlarda kusurlar görülmeyecek kadar az olabilir.

Hava Yastıkları (Airbag) Kontrolleri

Hava Yastığı Açılmış mı?

Hava yastığının açıldığını anlamanın en basit yolu torpido kaplamasını kontrol etmektir. Genellikle ön göğüs üstü plastik parçaların bağlantılarında kırıklar olur. Hasar kaynaklı veya göğüs sökülürken kırılan bu tırnaklar çoğunlukla onarılmaz ve o şekilde parçalar takılır.

Ayrıca ön göğsün kapılara bakan yan taraflarındaki plastik kapakları açarak göğüs üstünde bir kaplama var mı anlayabilirsiniz. Fabrikasyon kaplama düzgün ve çizgisinde kesime sahipken, sonradan yapılan torpido kaplamaları çoğunlukla her noktada farklı kesiklere sahip ve yeterince köşelerde iyi yapışmaz. Ayrıca üst göğüs tarafı ile devamındaki aynı renk olması gereken parçalar arasında renk farkı olur.

Bununla beraber hasar onarımlarında ucuza kaçılması kaynaklı göğüs kaplama hatalarına da çoğunlukla rastlanır. Bunların başında tamirli hava yastığı kapağının iz yapması ve bu bölgenin kabarması gelir.

Tabi her ön göğüs kabarması hava yastığı işlemli anlamına gelmez. Bu kabarma öncelikle düzgün bir şekilde olmamalıdır. Yani belli bir kapak izi gibi ortaya çıkmamalıdır. Çünkü Fiat başta olmak üzere birçok marka araçta işlem olmadan hava yastığı kapağı bölgesi çoğunlukla güneşte fazla kalmaya bağlı olarak kabarabilmekte ve iz yapabilmektedir. Bu konuda inceleyeceğiniz araçla ilgili ön bir inceleme yapmanız gerekir. Örneğin belli bir yıla kadar tüm Fiat 500 araçlarda kabarma mutlaka görülür.

Ayrıca eğer yumuşak bir göğüs tipine sahipse araç ancak hava yastığı kısmında zemin sertse, muhtemelen hava yastığı onarılmış, üstündeki kapak da seviyesi düzlensin diye macun işlemi görmüştür. Bu hem zamanla iz ve kabarmaya neden olur, hem de olası bir kazada sertleşmiş macun parçalarının yolcuya ciddi zarar vermesine neden olabilir.

Yine tüm diğer işlemlerde olduğu gibi göğüs kaplamasını, hava yastığı açılışına göre uygun dikişler, doğru yumuşak malzemeler kullanarak orijinale yakın şekilde yapanlar mevcuttur. Hepsi bir yana hava yastığı açılmış araçta komple hava yastığı ve göğüs değişimi de yapılabilmektedir.

Direksiyonda ise direksiyon göbeğindeki hava yastığı sökülerek soket bağlantıları kontrol edilmesinde fayda vardır. Tamiri yapılmış ve üst kapağı değişmiş direksiyon hava yastığı tekrar işlevini yerine getirebilecek durumda olabilir ancak kapağın rengi, kalitesi, logonun etrafının çizgileri gibi detaylardan orijinal olup olmadığını belli eder.

Airbag Işığı Kandırmacası

Bazı araçlarda airbag ışığı dirençle kandırılır. Direnç atılmış olan parça ya kısmen çalışır ya da hiç çalışmaz. Direncin amacı aracın kontrol ünitelerinin bu parçalarının çalıştığı şeklinde kandırılmasıdır.

Genellikle emniyet kemerlerinde bu işlem yapılır çünkü kaza sonrası emniyet kemeri ana görevini yerine getirir. Kemer mekanizmasının içinde çalışan bir mekanizma kaza anında patlar ve içerdeki dişliyi kırarak kilitler. Sonrasında da kemer sabit kalır bu şekilde sizi darbe anında sabitlemiş olur. Daha sonrasında direnç yardımı ile emniyet kemerlerinin airbag ışığını yakması engellenir. Bunu anlamak direnç kontrolü yapmadan mümkün değildir çünkü emniyet kemeri hala temel işlevlerini yerine getirebilir.

Direnç kontrolü için emniyet kemeri mekanizmasının bulunduğu yerdeki yani orta direkte en aşağıda olan plastik parça çıkarılıp soket bağlantıları kontrol edilmelidir.

Ayrıca emniyet kemeri sert çekince durduruyor mu ve geri sarması ne seviyede onu da kontrol edin. Geri sarma 10 yaş üstü arabalarda zayıflar genelde. Eğer genç bir araçta kemer geri çok zor sarıyor veya hiç sarmıyorsa şüphelenmeniz gerekebilir.

Bu direnç kontrolü torpido altındaki hava yastığına, direksiyon hava yastığına ve koltuk altlarındaki soketleri de kapsayacak şekilde yapılmalıdır. Tabi diğerlerinde herhangi bir direnç yokken ve orijinalken eğer koltuklarda direnç varsa bunu hemen kazaya yormamak gerekir. Birçok araçta tam ileri geri alma durumlarında kablolarda gerilme kaynaklı hava yastığı uyarı ışığı yanabilmekte ve dirençle bunu geçici olarak çözenler olmaktadır.

Direnç kontrolü yapamayacak ve sadece genel olarak inceleyeceksiniz de öncelikle yapmanız gereken kontak açıldığı an bir Airbag ikaz ışığı yanıp yanmadığının kontrolüdür. Eğer Airbag ışığı yanıp birkaç saniye içerisinde sönüyorsa en azından sistem aktif demektir. Eğer ışık hiç yanmıyorsa ya elektronik kontrol ünitesinden iptal edilmiş ya da gösterge sökülerek Airbag ışığı kapatılmıştır.

Tavan (Perde) Hava Yastıkları

Açılmış Perde Airbag Nasıl Anlaşılır?

Açılmış ve tekrar toplanmış perde airbagleri bez veya kağıt bantla sarılır. Fabrikasyon perde hava yastıkları aşağıdaki görseldeki gibidir.

Bazılarında orijinal perde hava yastıklarında da ara bantlar kullanılsa da bantların şekli, hizası elle sarılmadığını belli eder.

Bununla beraber en belirgin gösterge perde hava yastıklarının bulunduğu bölgede tavan döşemesinde iz, bozulma veya tamamen oturmamadır.

Kaput Altı Detaylar

Radyatör paneli orijinal mi?

Radyatör paneli üzerindeki etiketler mevcut mu kontrol edilmeli. Hasar onarımlarında genelde panel üzerinde farklı tip yazılar olabilir özellikle de çıkma parçalarda. Eğer panel üzerinde kalemle yazı görüyorsanız parça muhtemelen çıkma olarak değişmiştir.

Diğer incelenmesi gereken de panel civatalarının boya durumu. Civataların boyaları orijinal gibiyse, hiç sökülme izi yoksa, sağ sol olarak simetrik durumdalarsa muhtemelen işlem yoktur.

Bu tarz onarımlar yetkili servis ve kaliteli özel servislerde fabrikasyon işleme yakın olabilir bu yüzden civata üzerini detaylı incelemeniz gerekli.

Kapı Aralıkları ve Gövde Simetrisi

-Kapı–çamurluk aralıkları eşit mi?
-Kapılar sarkma yapıyor mu?
-Kapı içi etiketleri duruyor mu?

Tüm kapı, kaput ve bagaj kapağı aralıklarını inceleyin. Aralıklar eşit olmalı ve simetrik olmalı. Bazı araçlarda üretim kaynaklı kaput aralıklarında ufak farklılıklar olsa da kapı aralıkları mutlaka düzgün olmalıdır.

Ayrıca kapı içlerinde etiketleri kontrol edin.

Tabi her etiket olması bunun orijinal olduğu anlamına gelmez. Bu etiketler satılmakta. Burada en kesin sonucu etiket bölgesinin boya kalınlığının boya ölçüm cihazı ile ölçülmesi verecektir.

Camlar ve Tarih Kodları

Tüm camların üzerinde üretim tarihi yazar.

Cam kodlarını kıyaslayın. Eğer fark varsa cam değişmiş olabilir.

Ön camda tarih kodu bulunur. Bu kod üzerinden camın hangi tarihli olduğuna göre ön camda değişme olup olmadığını anlayabilirsiniz. Markalara göre yazan kodların tarih açıklamalarını internet üzerinden araştırarak öğrenebilirsiniz. Doğrudan tarih yazmayabilir. Cam tarihi aracın üretim tarihinden sonra ise bu cam değişmiş demektir.

Ön cam sıradan bir taş vb hasardan kaynaklı da değişmiş olma ihtimaline sahip olmakla beraber ciddi bir kaza veya hava yastığı patlaması kaynaklı da değişebilir. Cam değişimini tespit ederseniz araç sahibinden ilgili değişimin kayıtlarını veya görsellerini talep edebilirsiniz.

Test Sürüşü Sırasında Dikkat Edilecekler

-Direksiyon düz gidiyor mu kontrol edin. Basit bir rot ayarı kaynaklı da sorun olabilir ancak aracın temel yapısındaki sorunlar da çekme yapabilir.

-Frenlemede sağa sola çekme olması aracın teker bölgesinden hasar aldığını gösterebilir.

-Süspansiyon sesleri aracın bakımsız olduğunun en net göstergelerinden biridir. Doğrudan kazaya bağlı olmasa da onarımı düşük maliyetli olmadığından incelenmesinde fayda vardır.

OBD ve Beyin Kontrolleri

Bunun için aracın tüm kontrol ünitelerine girecek bir oto diagnostik cihazına ihtiyacınız var. Sadece motor arıza kodlarını gösteren ELM327 vb cihazlar yetersiz kalacaktır.

Bu işlemin sağlıklı sonuç vermesi için öncesinde tüm arıza kodlarını temizleyip, ardından test sürüşüne çıkıp bir süre aracı kullanmanızda fayda var. Özellikle yeni nesil araçlarda akü biraz zayıflasa birçok gerçek olmayan arıza kodu ortaya çıkabilmekte.

Arıza taramada özellikle Airbag beynine bağlanıp arıza var mı yok mu kontrol edin. Airbag beyninde gözüken arızalar aracın kaza geçmişi hakkına bilgi verebilir.

Bunlarla beraber bu cihazlarla tüm kontrol ünitelerindeki km kayıtlarını da kontrol edin. Km düşürme işlemleri çoğunlukla gösterge paneli ve motor kontrol ünitesi üzerinde yapılır. Km düşürme varsa diğer kontrol ünitelerinin km kayıtlarından tespit edebilirsiniz.

Ancak şunu da unutmamak gerek. Aracın arıza yapan herhangi bir kontrol ünitesi çıkma olarak değiştiyse ve araca uyarlaması yapılmadıysa, çıktığı aracın km kaydı hala duruyor olabilir. Normalde otomatik olarak km eşleşmesi gerekse de gerçekleşmeyebilir. Bu durum her zaman km düşürüldüğü anlamına gelmez.

 

Windows 10 Enterprise IoT LTSC ile Windows 10 Kullanmaya Devam Edin

Windows 10 işletim sisteminin Ekim 2025 itibariyle desteği sonlanmış durumda. Microsoft her zamanki gibi en yeni işletim sistemine yükseltme yapılmasını bir şekilde zorunlu hale getirmeye çalışıyor ancak yetersiz donanım ve bazı durumlarda hala Windows 11’in stabil çalışmaması kaynaklı olarak çoğu kişi Windows 10 ile devam etmekten yana. Bunu Windows 7‘den sonra Windows 8 ve Windows 10’a geçişte de yaşamıştık.

Windows 11’e yükseltmede yetersiz donanım ve engelleri aşmanın yolu olan Windows 11 Enterprise IoT LTSC sürümünden daha önce bahsetmiştik. Bu resmi Windows 11 sürümünü çok eski donanımlı bilgisayarınıza kurmanız mümkün. Son kullanıcı Windows 11 sürümlerine göre de belirgin bir performans avantajı da mevcut. Ancak yine de Windows 10 ile devam etmek isterseniz aynı şekilde Windows 10 Enterprise IoT LTSC sürümünü kullanabilirsiniz.

Windows 10 Enterprise IoT LTSC Nedir?

Windows 10 IoT Enterprise LTSC (Long-Term Servicing Channel), Windows 10 Enterprise’ın gömülü cihazlar ve özel donanımlar için optimize edilmiş bir varyantıdır. Bu sürüm, değişmeyen, kararlı ve uzun süreli destek gerektiren sistemler için tasarlanmıştır. Bu tanım sizi yanıltmasın. Kişisel bilgisayarlarda da çok verimli ve bir o kadar hızlı bir Windows 10 deneyimi sunmaktadır.

Donanım Gereksinimleri:
İşlemci: 1 GHz ve üstü

RAM: 2 Gb (64-bit)
Disk Alanı: 20 Gb
Grafikler: DirectX 9 destekli 800×600 ve üstü çözünürlük

LTSC yaklaşık 10 yıl güvenlik ve kalite güncelleme desteği anlamına gelir. Özellik güncellemeleri almaz ancak bu özellikler çoğu normal kullanıcı için kritik öneme sahip olmayan özelliklerdir. Metro uygulamalarının mevcut olmadığı bu sürümde isterseniz metro uygulamalarını kurabilirsiniz de.

Kişisel kullanıcılara destek biterken LTSC kullanıcılarına neden destek devam ediyor sorusunun da cevabı aslında LTSC sürümlerinin daha uzun süreli ATM, tıbbi cihazlar, POS terminalleri, fabrika otomasyon sistemleri vb cihazlarda kullanılıyor olmasıdır.

Temel Özellikler ve Farklılıklar

Özellik güncellemesi almadığı için sistem uzun yıllar aynı seviyede stabil bir performans gösterir. Uyumluluk ve sertifikasyon gerektiren cihazlarda sorun çıkarmaması önemli olduğundan her türlü donanımda en verimli çalışır.

Microsoft Store, Cortana, Teams, OneDrive vb sistem kaynaklarını tüketen uygulamalara sahip olmadığından çok daha hızlıdır ve daha az güvenlik açığına sahiptir.

Tabi son kullanıcıya satılan bir lisansa sahip değildir. Profesyonel amaçlı bir sürümdür.

Nasıl Kurulur?

Microsoft web sitesi üzerinden resmi iso dosyasını kayıt yaptırmadan indirmeniz mümkün değil profesyonel kullanıcılar için olduğundan.

us_windows_10_iot_enterprise_ltsc_2021_x64_dvd_257ad90f_202301.iso

Resmi sürümünün tam adı bu olmakla beraber bu bağlantıdan indirebilirsiniz.

Windows 10 Enterprise IoT LTSC

Diğer türm IoT LTSC sürümlerinde olduğu gibi ana kurulum dili İngilizce‘dir. Kurulum sonrası Türkçe dil paketi ile tamamen olmasa da Türkçe diline çevirebilirsiniz.

ISO dosyasını indirdikten sonra yapmanız gerekenler için;

Windows 10 Format ve Kurulumu

Buradaki ilgili adımları izleyebilir ve kurulumu bitirebilirsiniz. 2032 yılına kadar önemli güvenlik güncellemeleri almaya devam edecek bu sürüm ile gönül rahatlığıyla eski donanımlı bilgisayarınızı kullanmaya devam edebilirsiniz.

 

Yaşı Yüksek Araca Kalın Yağ Kullanma Hatası

Araçlar her geçen gün daha detaylı motorlara sahip oldukça motor yağının da önemi artmakta. Yağ içinde çalışan triger kayışlı motorlar, yağ basıncına göre otomatik ayarlamalar yapan motorlarla beraber bu durum daha da karmaşıklaşmakta yani yeni teknolojilerde sürtünme, ısınmalar arttığından dolayı doğru yağ ihtiyacı daha da önem kazanmakta.

Bu duruma en basit örneklerle bakmak gerekirse çoğunlukla bilindik araçlar belli spesifikasyonlara sahip olmakla beraber 5w30 yağ kullanmakta. Bunların üreticilere göre değişik yapıda olanları var.

Araçlarında km yükseldikçe, motorda yağ kaçakları ve eksilmeler görüldükçe de hala daha kalın yağ yani 10w40 20w50 10w60 gibi yağlara yönelenler olmakta.

Öncelikle bu değerlerin ne ifade ettiğine bakarsak:

İlk sayı + “W” (Winter)
Soğukta akışkanlık derecesi → düşük sayı = soğukta daha akışkan

İkinci sayı
Çalışma sıcaklığındaki viskozite → yüksek sayı = yüksek sıcaklıkta daha kalın film

Yani 5w30 yağ 10w40 yağa göre daha düşük sıcaklıkta daha verimli yağlama sağlar. Bu da motorun ilk çalışma anında hayati seviyede önemlidir.

Modern motorlarda yani günümüz araçlarında;

-Daha dar toleranslar vardır bu parçalar birbirine daha yakın anlamına gelir
Turbo, vanos, değişken zamanlama gibi sistemler hassastır

Bu yüzden düşük iç sürtünme, iyi akışkanlık, hızlı yağlama çok önemlidir. 

Yağın akışkanlığı sadece motor içi aşınmaya etki etmez.

Örneğin triger zincirine sahip araçlarda zincir gergisi yağ basıncına çok duyarlıdır. Yüksek viskozite yağlamayı geciktirir ve zincirde daha hızlı aşınmaya neden olur. Zincir yağlamasındaki zayıflık paletlere de etki eder ve zarar görmesine neden olabilir. Paletlerden kopan parçalar da yağ pompa süzgecini tıkayıp motorun yağlanmasını engelleyebilir.

Diğer yandan VANOS gibi sistemler Yağı Basıncına çok duyarlıdır. Hidrolik kontrol valfleri optimum viskozitede çalışır ve fazla kalın yağ, valf gecikmesine neden olabilir

VANOS tepkisi bozulabilir, motor performansı düşer.

Bu yüzden motor durumu ne olursa olsun üreticinin önerdiği yağın dışına çıkmamak gerekir. Araçta yağ eksiltme varsa eksiltme nedenlerinin üzerine gidilmelidir. Yağ yakma varsa da daha kalın yağ kullanmak yağ yakımına etki etmeyecektir. Araç doğru yağ kullanımına rağmen yağ eksiltiyor ve motor çevresinde belirgin bir kaçak bulunamıyorsa muhtemelen piston segmanlarında problem mevcuttur.

Bazı araçlarda bu kronik sorun olarak da görülebilmektedir ki ülkemizdeki en bilindik örneği 1.4 Fire motorlu Fiat Egea model araçlardır.

Ayrıca piyasada satılmakta olan 10w40 yağların çoğu yarı sentetik, 5w30 yağlar ise tam sentetiktir. Yani soğukta akışkanlık seviyesi sadece baştaki sayıya göre değil temel yapı farkları da önemlidir.

Tam Sentetik Yağ

Laboratuvar ortamında tamamen kimyasal olarak üretilir ve bu sayede molekül yapısı çok daha düzenlidir. Soğukta çok daha hızlı dolaşır ve bu sayede ilk çalıştırmada metal-metal teması minimumdur

Zincir, turbo, VANOS gibi parçalar hızlı yağlanır. Film tabakası kolay kopmaz. Yağ incelmez, performans düşmez yani yüksek devirde yağı yakmaz.

Deterjan katkıları daha güçlüdür, bu da tortu ve çamur oluşumunu engeller. Hidrolik lifter ve vanos kanalları temiz kalır.

Bu üstteki özellikleri sayesinde üst seviye performans ve koruma sağlar. Günümüz araçlarının motorlarına tam olarak uyumludur.

Yarı Sentetik Yağ

Mineral yağ + sentetik yağ karışımıdır yani genelde %20–40 sentetik baz içerir.

Bundan dolayı soğukta daha geç akar yani ilk çalıştırma aşınması daha fazladır. Yüksek sıcaklıkta ise çabuk incelir. Tortu ve karbon oluşumu daha hızlı olduğundan turbo yatakları için risklidir.

Temizlik kapasitesi sınırlıdır ve uzun kullanımda çamur riski artar.

Sonuç olarak yeni nesil bir motora sahip aracınızda 10w40 ve daha üstü kalınlıkta yağ kullanmak büyük riskler oluştururken, üstüne bir de yarı sentetik yağ kullanmak motor ömrünüzü ciddi oranda düşürecektir.

Dünya genelinde milyon kmlere kadar kullanılan araçların ülkemizde 200-300 bin km göremeden komple motor revizyonuna girmesinin en başta nedeni bu teknik bilgilerden yoksun müdahalelerdir.

Ayrıca motor yağlarında en az Viskozite kadar önemli olan diğer detaylar da şunlardır:

API Standardı (Amerikan)

Motor yağının performans ve katkı seviyesini belirtir.

Benzinli Motorlar

-API SN → Yeni nesil (yüksek koruma)
API SP → En güncel (LSPI, turbo, zincir koruması)

Dizel Motorlar

-API CF, CI-4, CJ-4, CK-4

Burada örneğin düşük hacimli turbo beslemeli araçlarda görülen LSPI sorununun önlenmesinde de yağ tipi faktörü mevcuttur. Özellikle 1.4 Turbo Benzinli Opel Chevrolet, 3 silindir 1.5 Turbo Benzinli Bmw ve 1.4 TSI 160 beygirlik benzinli VW motorlarında görülen bu durum için yağ güncellemeleri yapılmıştır.

Üretici Onayları 

Araç üreticileri kendi motorları için özel testler ister.

-VW → 502.00 / 504.00 / 507.00

-BMW → Longlife-01 / LL-04

-Mercedes-Benz → MB 229.3 / 229.5 / 229.51

-GM (Opel)Dexos 2

-Ford → WSS-M2C913 / 948-B

Üreticiler kendi motorlarına uygun olarak testlere göre yağ yapısını belirledikten sonra yağ üreticileri bunlara göre yağ geliştirir. Günümüzde örnek olarak en önemli olarak yağ içinde triger kayışı çalışan Puretech motorlara özel geliştirilen yağı söyleyebiliriz. B2297 sertifikaya sahip Total htc 5w30 motor yağı kullanmadığınız zaman kısa sürede kayışın zarar görmesi olasıdır.

ACEA Standardı (Avrupa)

Avrupa motorlarına özel daha detaylı bir sınıflandırmadır.

ACEA Sınıfları

-A/B → Benzin + dizel (DPF olmayan)

-C → DPF / katalizör uyumlu (düşük kül)

-E → Ağır ticari

Örnek ACEA Kodları

-ACEA A3/B4 → Yüksek performans, kalın film

-ACEA A5/B5 → Yakıt tasarrufu

-ACEA C2 / C3 / C4 → DPF uyumlu

Burada gördüğünüz gibi motorun yakıt tipinden, egzoz sistemine kadar motor yağ tipi değişiklik göstermekte. Yani bir dizel araçta bile DPF kullanılan veya kullanılmayan olarak ayrılabilmekte.

Sonuç olarak motor yağlarında Viskozite başta olmak üzere çok kritik farklar bulunmaktadır. Viskozite farklarını ise aşağıdaki videodan daha net görebilirsiniz.

Tabi bu teknik bilgilerin yanında ülkemiz şartlarında önemli olan bir diğer konu da motor yağının orijinalliğidir. En bilindik büyük markaların motor yağlarının ülkemizde sahte üretimi çokça mevcut. Özellikle internet üzerinden uygun fiyatlı satışlarda sahte yağa rastlamak yüksek olasılık. Yanlış teknik özelliklere sahip motor yağı kullanımından daha büyük risk ise sahte yağ kullanımı.

Bu yüzden motor yağlarını güvenilir yerlerden, mümkünse motor yağı üreticisinin web sitelerinde yayınladıkları resmi satıcılardan almakta fayda var. Tabi aynı durum bu motor yağını süzen yağ filtreleri için de geçerli. Motor yağı ve yağ filtresini orijinalliğinden emin olduğunuz yerlerden edinmelisiniz. Aracınızın motoru için hayati önemli bu malzemeler şakaya gelmez.

PureTech Motorlarda Yağ Pompa Süzgeci Temizliği

Yağlı triger kayışlı olması ve bu kayış kopma riskleriyle bilinen PureTech motorların aslında en büyük sorunu triger kayışının zamanla parçalanıp yağ pompa süzgecini tıkaması. Bunun da motorun yağlamasını zayıflatması ve bir süre sonra tamamen kesip motoru tamir edilemeyecek seviyede kullanılmaz hale getirmesi asıl problem.

Çünkü triger kayışının durumu aracın kullanıcıları tarafından sadece yağ dolum kapağını açıp gözle görülebilmekte. Bu da kayışın ömrüyle alakalı az çok tahmin yürütmeye imkan sağlamakta. Ancak gözle görülemeyen parçalanmaların yağ pompa süzgecini tıkaması durumunu tespit etmek için karter sökülmeli.

Eğer doğru yağ yani B2297 sertifikaya sahip Total htc 5w30 veya Stellantis onaylı Castrol Magnatec 5W30 P yağ kullanıldıysa, aracınız da 2022 model ve üstü yani yeni tip triger kayışı kullanan motor sahipse, kolay kolay bu durumu yaşamazsınız. Ama devirli ve uzun süreli kullanıyorsanız aracı yine de en azından 20-30 bin km‘de bir yağ pompa süzgecini kontrol ettirmenizde fayda var.

Yağ filtresi söküldükten sonra karter görünümü üstteki gibidir. Karteri sabitleyen vidaları söktükten sonra aradaki sertleşmiş sıvı contayı, karterin temas noktalarına zarar vermeden yumuşatıp kolaylıkla sökmek için ısı tabancası ile ısıtarak sökme işlemini gerçekleştirebilirsiniz. Geri montaj işleminde de yine sıvı conta kullanılacaktır.

Ardından alttaki gibi yağ pompa süzgeci ortaya çıkacaktır.

Örnek olarak gösterilen bu yağ pompa süzgeci 2020 model 1.2 PureTech motorlu bir Opel Corsa aracın 25 bin km‘deki durumunu göstermekte. Triger kayışında ve yağ pompa süzgecinde 5 yıl, 25 bin km itibariyle en ufak bir bozulma görülmemekte.

Yüksek km yapmamış olmasına rağmen daha eski nesil triger kayışının herhangi bir zarar görmemesinin temel nedeni aslında doğru yağ kullanımı.

Bu yüzden PureTech motorlu araçlarınızda yağ konusunda mutlaka dikkatli olun. Sadece etikette değil gerçekte de doğru yağ kullanmanız önemli. Çokça sahte yağın piyasaya sürüldüğü ülkemizde özellikle böylesi tüm kaderi yağa bağlı araç için mutlaka motor yağı alımını güvenilir, bilindik motor yağı satıcılarından yapın.

Windows’ta Masaüstü Simgeleri Arasında Büyük Boşluk

Wndows 10 ve Windows 11 işletim sisteminde yanlış klavye tuşlarına basılması veya sistemsel bir hata sonucu masaüstü simgelerinin arasında çok büyük alanlar oluşması sorunu yaşanabilmekte.

Bu şekilde masaüstü simgeleri aşırı uzak duruyorsa, otomatik düzenleme vb işlemler işe yaramamakta.

Bu durumda yapmanız gereken Windows Kayıt Defteri Düzenleyicisi üzerinden bazı değerleri girmek.

Kayıt Defteri Düzenleyicisi’ne girmek için arama kutusuna regedit yazın ve açılan seçenekte Yönetici Olarak Çalıştır’ı seçip giriş yapın.

HKEY_CURRENT_USER\ Control Panel\ Desktop\ WindowMetrics içerisinde IconSpacing ve IconVerticalSpacing değerlerine girip standart değer olan -1125 yazın. Bu standart olan aralığı ifade eden değerdir.

Bu işlemden sonra bilgisayarınızı yeniden başlatınca masaüstü simgeleri eski haline geri dönecektir.

Mercedes W211 E Kasa Şanzıman Resetleme İşlemi

Mercedes en bilindik modeli olan E serisinin 2002-2009 yılları arasında üretilmiş olan W211 kasa kodlu olan modeli, W210 döneminde yaşanan birçok sorun ve segment liderliğinin kaybı sonrası Mercedes’in tekrar segmentinin liderliğine çıkmasını sağlamıştı.

E200 Kompressor, E220 CDI, E270 CDI, E280/E320, E500, E55/E63 AMG gibi motor seçeneklerine sahip W211 hala günümüze kadar gelen modern ve klasik Mercedes görünümünü taşımakta, birçokları için hala en beğenilen E serisi olmaktadır.

Manuel şanzıman yanında, 6 ileri otomatikleştirilmiş manuel şanzıman ve 5G-Tronic ile 7G-Tronic otomatik şanzımanlarla piyasaya sürülen bu model segmentine göre sorunsuzluğuyla da hala dünyanın birçok yerinde tercih edilen, çok yüksek km’leri sorunsuz bir şekilde görebilen bir araçtır.

Tabi diğer birçok markada olduğu gibi bu modelde de otomatik şanzımanlar zamanla sürüş tarzına, motor karakterine vb dış etkenlere göre otomatik ayarlamalar yapabilmektedir. Verimlilik amaçlı olsa da bu otomatik ayarlar bir süre sonra düzensiz vites geçişleri, geçişlerde vuruntu, ani hızlanmalarda verimsiz geçişler gibi sorunlara de neden olabilir.

Ayrıca yeni bir araç aldığınızda eski kullanıcı ile sürüş tarzınız çoğunlukla uymayacağı için bu otomatik ayarlar size fayda sağlamayacaktır.

İşte bu durumda her otomatik şanzımanda olduğu gibi bunda da SIFIRLAMA veya RESETLEME şeklinde adlandırılan işlem ile otomatik şanzımanınızı fabrika ayarlarına çevirebilirsiniz. Bunu profesyonel bir oto diagnostik cihazı ile yapabildiğiniz gibi sıradan bir kullanıcı olarak basit birkaç hareket ile de yapabilirsiniz.

Bu işlem sırasıyla şu şekilde yapılmaktadır:

1- Vitesi park konumuna getirin.

2- Kontağı ilk kademede açın. Bu gösterge panelinde ışıkların yanmadığı kademe yani sadece bir tık çevirin.

3- Gaz pedalını sonuna kadar basın. Gaz pedallarının en altında daha fazla oranda vites düşürmeye yarayan yani ani hızlanmaya yarayan bir kademe daha olur. Ona da basacak şekilde dibine kadar basın.

4- Kontağı ikinci kademeye çevirin. Yani gösterge ışıkları yansın ama motor çalışmasın.

5- Ayağınızı 15 saniye gaz pedalı dibe basılı şekilde tutun.

6- Kontağı kapatın ve ayağınızı gaz pedalından çekin.

7- 2 dakika bekledikten sonra aracı çalıştırıp sürmeye başlayabilirsiniz.

Bu işlem sonrası öğrenilmiş değerler sıfırlanacak ve sizin sürüşünüze göre otomatik şanzımanınız adapte olacaktır.

Bu işlem sadece W211 modeline özgü değil, diğer birçok eski ve yeni Mercedes modelinde uygulanabilmektedir. Ancak şanzımanınızda donanımsal veya yazılımsal bir sorun varsa, bu işlem hataları giderememektedir. Yani ciddi bir vuruntu ve aktarma kaybı sorunu yaşıyorsanız bu işlemle sonuç alamayabilirsiniz.

Citroen C3 Aircross Çekiş Sistemi Arızası

Citroen C3 Aircross araçların 2024 ve sonrası elektrikli ya da hibrit modellerinde çokça görülmekte olan Çekiş Sistemi Arızası çokça şikayet edilen sorunlardan biri. Sıfır alınan araçlarda da görülebilen bu arızanın kullanım kaynaklı veya eskime kaynaklı olmadığı biliniyor.

Elektrikli yürütme sistemi arızası veya elektrikli çekiş sistemi arızası olarak da bilinen bu arıza oluştuğunda ortaya çıkan belirtiler şu şekilde:

– Araç “Elektrikli Yürütme Sistemi Arızası” uyarısı verip tamamen çalışmaz hale gelir ve çekici ile servise götürülmelidir.

– ESP/ABS/ASR veya park freni, fren sensörü vb arızalar arka arkaya vermeye başlar. Bu durumda araç yürür ancak tüm elektronik sistemler hata verir ve devre dışı kalır.

– Bazı araçlarda anlık olarak bu hatayı verip kendiliğinden gidebilmektedir. Sinyal bozukluğu olarak kabul edilen bu arıza PSA grubu araçlarda geçmişte de çokça görülen bir durumdur. Sürekli tekrarlamıyorsa görmezden gelinebilir.

Bu Arızanın Çıkmasının Olası Nedenleri

  • Aracın elektrikli çekiş sistemini yöneten elektronik kontrol modülündeki yazılım hataları buna neden olabiliyor.
  • Sensörlerin bağlantı kabloları, kablo izolasyonu, su sızması ve benzeri tesisat sorunları neden olabilmektedir.
  • Batarya hücresi veya modüldeki voltaj dengesizliği, düşük voltaj gibi sorunlar bu uyarının ortaya çıkmasına neden olabilir.
  • Elektrikli olan modellerde şarj dolum istasyonundaki gerilim dalgalanmaları veya olması gerekenin dışında gerilim sistemde arızaya neden olabilmektedir.
  • İnvertör modülü ve konvertör devrelerinde güç elektroniği arızası neden olabilmektedir.
  • Batarya sisteminde veya elektronik devrelerdeki ısı sorunları yani soğutma sistemi arızaları nedenlerden biridir.
  • Çekiş sisteminin diğer unsurları olan ESP/ASR/ABS gibi sürüş destek sistemlerinde oluşan arızalar da genel çekiş sisteminin arıza uyarısı vermesine neden olabilmektedir.

Batarya ve invertör harici nedenler yüksek maliyetli olmayıp çoğunlukla basit müdahaleler ile çözülebilmektedir. 2024 ve üstü modellerde görüldüğü için de garanti kapsamında çözülebilmektedir.

Bu durumda öncelikle bir oto diagnostik arıza tespit cihazı ile aracın motor kontrol ünitesinin tam olarak hangi hataları kaydettiğine bakmak gerekir. Bu hata kodlarına göre ilerlemek gerekmektedir.

Bmw Marka Araçlarda Tahrik Arızası ve Olası Nedenleri

BMW marka araçlarda görülen Tahrik Arızası uyarısı, en bilindik sorunların başında gelmekte. F kasa araçlarda görülen bu arıza genellikle B38 kodlu motorlarda çokça görülmekte. Bu arıza ile karşılaşıldığında araç ya koruma moduna girip gücünü kısmakta ya da tamamen kullanılmaz hale gelebilmektedir.

Bu arıza sırasıyla şu nedenlerle ortaya çıkabilmektedir:

-Ateşleme sistemi yani yaklaşık ömrü 30 bin km olan bujilerin işlevini kaybetmesi ve bobin arızaları neden olabilir.

-Düşük kalite yakıt, enjektör arızaları ve daha çok görülen Yüksek basınç yakıt pompası (HPFP) arızası yakıtın düzensiz gelmesine neden olup bu arızayı ortaya çıkarabilir.

Valvetronic motoru arızası ve EGR valfinin tıkanması veya arızalanması ile işlevini tam olarak yerine getirememesi neden olabilir.

-Hava girişleri ve Turbo sistemindeki sensör arızaları, hortum kaçaklarının oluşturduğu basınç sorunları da bu arızayı ortaya çıkarabilir.

-Otomatik şanzımanlı bir modelse, şanzıman yağ basıncı veya yağ sıcaklığındaki düzensizlikler de sorunun kaynağı olabilir.

Birçok neden kaynaklı olabilen Tahrik Arızası tüm motor şanzıman sisteminde kullanımda kritik sorunlara neden olabilen arızaların ortak adıdır. Bu yüzden bir oto diagnostik arıza tespit cihazı ile bağlanıp, mümkün profesyonel bir universal cihaz ya da markaya özel cihazla arıza kodları edinilip ona göre arızanın giderilmesi yoluna gidilmelidir.

Örneğin B38 motorda tahrik arızası veren P1234.01 kodu elektrikli wastegate adaptasyon sorununa işaret eder ki bu turbo kaynaklı bir sorundur. Normalde sadece bu kodla beraber yanında yine P1234 ile başlayan kodları da verecektir.

Yanında çıkabilecek P1234.37 kodu ise wastegate kapalı anlamı taşımaktadır. Wastegate kapalı kalırsa yüksek devirlerde motora giden hava basıncı fazla olacağından karışım bozulacaktır. Bu durumda da araç zarar görmesin diye ECU motoru korumaya alacaktır.

Bu arıza kodları aynı markalarda çoğunlukla aynı anlama gelse de bazen farklı açıklamaları da olabilmekte. Bu durumda detaylı açıklamaya göre ilerlemekte fayda vardır.

BMW F20 ve BMW F30 kasalardaki N13 kodlu motorlarda ise tahrik arızası genel olarak Turbo Basınç Valfi Diyaframı yırtılması kronik sorunundan ortaya çıkıyor.

Ayrıca yağ kaçakları, motor yağ basıncının düşüklüğü ve özellikle kolaylıkla yerinden çıkan, montajı yapıştırıcı ile olan, çoğu zaman sıvı conta ile takıldığından yeteri kadar tutunma sağlamadığı için yağ kaçıran 11117540057 parça kodlu motor blok yağ tapaları da diğer tahrik arızası nedenlerinden biridir.

Ayrıca Bmw için 11368610388 parça kodlu ve PSA grubu üretimi motor olduğundan PSA için v758776080 parça kodlu Eksantrik Vanos Manyetik Selenoid Valfi arızası da genel görülen nedenlerdendir.

F30 316i modellerinde 320i ile aynı motora sahip olsa da yağ soğutucu farkının olması ve 316i modellerinde genellikle performans arttırmak için chiptuning uygulaması yapılması yağ basıncı sorunlarına neden olabilmekte. Bu da tahrik arızasının çokça görülen nedenlerinden biridir.

 

 

 

Volkswagen Araçlarda Alternatör Arızası

eTsi motorlu Volkswagen marka araçlarda görülen ancak özellikle ülkemizde daha çok Golf 8’de ortaya çıkan alternatör arızası, motor çalışırken aküyü şarj eden ve aracın elektrik sistemine enerji sağlayan alternatörün görevini tam yerine getirememesi kaynaklı oluşan bir sorundur. Bu arıza, araçta elektriksel dengesizliklere, akünün boşalmasına ve ilerleyen aşamada aracın çalışmamasına da yol açabilir.

Bu araçlarda klasik alternatör bulunmaz. Bunun yerine 48V mild-hybrid sistemi ile çalışan BAS (Belt Alternator Starter – Kayışlı Marş Alternatörü) vardır. Bu parça hem marş motoru gibi motoru çalıştırırken hem de alternatör gibi aküleri (12V + 48V batarya) şarj eder. Hibrit alternatör arızası denilen şey aslında bu kayışlı marş alternatöründe veya 48V mild-hybrid elektrik altyapısında çıkan problemleri ifade eder.

Bu sorunu yaşamaya başladığınızı şu belirtilerden anlayabilirsiniz:

Aracın gösterge panelinde 12v veya 48v akü hatası çıkmaya başlar. Devamında da Araç şarj sistemi arızası veya Alternatör arızası gibi uyarılar çıkar. 12v veya 48v kısıtlı arızası her zaman alternatör arızası nedenli olmayabilir.

İç ve dış aydınlatma sisteminde, multimedya ekranında degensizlikler ile cam, silecek, klima gibi elektrik ihtiyacı yoğun sistemlerde yavaşlama bir belirti olabilir.

Kullanım sırasında akü boşalıyor, akü şarj olduktan sonra hızla boşalıyor ve marş basamayacak kadar zayıflıyorsa da alternatör  sorunu yaşanıyor olabilir.

Bu durumda olası arızalar şunlardır:

48V Batarya Arızası – Akü hücreleri zayıfladığında alternatör şarj edemediği için devre dışı kalır.

(BAS) Kayışlı Marş Alternatörü Arızası – İçindeki sargılar veya rulmanlar hasar görmüş olabilir.

Elektronik Kontrol Ünitesi Arızası – Şarj voltajı kararsız olur.

Gergi veya Kayış Sorunu – Alternatörü çeviren kayış gevşemiş veya kopmuşsa sistem çalışmaz.

Yazılım Sorunları – Mild-hybrid sistemde yeni bir sistem olduğundan dolayı yazılımsal güncellemeler gerekebilmektedir.

Yaşanan sorunu tam olarak belirleyip çözümlemek için de şunları yapmanız gerekmekte:

Öncelikle 48V ve 12V bataryaları test etmelisiniz.

OBD-II portu üzerinden diagnostik arıza tespit cihazı ile tarama yapılarak hata kodları okunmalı. Bu hata kodları sorunla ilgili daha detaylı sonuç verebilir.

Normalde 13.8V–14.8V arasında olması gereken şarj seviyesinde ciddi dalgalanma varsa regülatör veya BAS arızalıdır.

Yıpranma veya gevşeklik durumu olan kayış değiştirilmelidir.

Sorun hala mevcutsa Kayışlı Marş Alternatörü yani BAS değişimi veya tamiri gerekmektedir.